Saadet similasyonu

Olumlu düşünüyorum, herkesin iyi niyetinin kurbanı olduğunu görüyorum. Ve yanlıştan dönmenin en büyük erdem olduğuna inanıyorum. Bu açıdan “Saadet Filmi”ni geri sarıyor ve yeni bir similasyon yapıyorum: Refah Partisi kapatıldı, “gelenekçi” ve “yenilikçi” ayrımı konmak istendi ama böyle bir ayrımın olmadığı Fazilet’de birleşilerek gösterildi. Aksaçlılar ile gençlerin arasına girmek için Fazilet de kapatıldı ama “hocanın talebeleri” kendine yakışanı yaptı ve Saadet’de de birleşildi. Reel-politiğe teslim olunmadı, siyaset “ABD’ye rağmen” de olsa ilkeli bir şekilde sürdürüldü.

2002 seçimlerine gidildi, bir “BABASOL-M” hükümeti kuruldu ve Saadet muhalefette kaldı. Bir süre sonra ikiz yasalar geçti, Meclis’te teskere geçmemesine rağmen Irak bombalandı. Bu süreçte yine bölünmeler tetiklenmek istense de Milli Görüş içeriden kuşatılamadığı gibi milletimizin 54. Hükümete olan hasreti arttığı için mevcut sistemde kırılmalar başladı.

2007 seçimleri, 28 Şubat sonrası “kayıp 10 yıl”ın hesabının sorulacağı bir seçim oldu, Saadet daha güçlü bir şekilde Meclis’e girdi ama hükümet yapılmadı. İşbirlikçi yeni hükümetler kuruldu, ekonomik sorunlar ağırlaştı, sıcak paraya dayanan ekonomi borçlanmayı katladı. Sosyal sorunlar derinleşti, suç ve boşanma davaları arttı. Dış politikadaki etkinliğimiz kayboldu, sorun yaşamadığımız komşu ülke kalmadı.

Bu gerçekleri gizlemek için sistem kumpaslar kurdu, seçim sistemiyle oynadı, medyayı eline geçirdi. Saadet’in yükselişini, Erbakan’ın ölümü fırsat bilip savunulan davayı kişilere indirgeyerek durdurmak istedi. Ancak, Hoca’nın bile katılarak şeref bulduğu bu dava, hocasız da yoluna devam edebileceğini gösterdi. Son olarak milletin iradesi dışında bir yola başvuruldu, darbe planlandı fakat millet buna da gövdesini siper ederek engel oldu.

Gün, zihniyet seçiminin ne kadar önemli olduğu, bu ülke tarihteki yerini alacaksa ancak zihniyet değişikliği ile gerçekleşeceğinin anlaşıldığı gündür! Ve bu ülkenin teminatı olan saadet zihniyeti, 16 yıllık bir özlemle beklenmeye başlandı. Yaşanan “yaman çelişki”lere son vermek adına iyi niyetinin kurbanı olanlar, “ben nerde yanlış yaptım” diyor ve yanlıştan dönmenin en büyük erdem olduğunu gösteriyor. Gün sabredenlerin, zafer bekleyenlerin!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 4.250 TL oldu! Yeni rakamı nasıl buldunuz?