Reklamı Kapat

15 Temmuz gecesi ve duruşumuz

Dinler arası Diyalog faaliyetlerine bidayetten beri karşı olan bir gelenekten geliyoruz. El’an başkanı olduğumuz İslâmi İlimler, Kültür ve Edebiyat Vakfı (İSEV)’nın önderleri Ali Nar Hoca, Nedim Urhan Hoca, Enver Baytan Hoca ve Osman Öztürk hocalar yıllardır FETÖ’nün Dinler arası Diyalog faaliyetlerine karşı mücadele etmiş önemli şahsiyetlerdi. Bu mücadele fikri ve azmi, bize hocalarımızdan tevarüs etti.

Ali Nar Hocamızla birlikte 2006 yılında “Dinlerarası Diyalog Fitnesi” kitabını çıkarttık. Yine 2008 yılında Ali Nar Hocamızın çıkarttığı bizim de yardımcı olduğumuz “Doğru Yorum” gazetesinde Dinlerarası Diyalog ve dinde reform faaliyetlerini ilzam ettik.

16 Temmuz 2016 Ali Nar Hocamızın birinci vefat yıldönümüydü. Bu tarihte hocamızın şanına yakışır bir “anma programı” düzenlemek için iki ay öncesinden hazırlıklara başlamıştık. 15 Temmuz 2016 akşamı programı duyurmak için Tv5’deki “Günden Yansıyan” programındaydık. Burada gerek Ali Nar Hocamızın gerekse bizim DinlerarasıDiyalog’la ilgili görüşlerimizi açıkladık. Televizyon çıkışı anma programının detaylarını görüşmek üzere Beşiktaş’ta toplantı halindeydik. Son kez Eyüp’teki arkadaşlarla programın detaylarını görüşmek üzere Ahmet Kara beyi arayınca FETÖ’nün darbe kalkışmasını öğrendik ve hemen Fatih’e döndük.

Şahin Köseoğlu beye vakıf merkezinde nöbet tutmasını ve her ne olursa olsun asla darbecilerin vakfa girmelerine müsaade edilmemesi gerektiğini, diğer arkadaşlarla da irtibata geçmesini söyledikten sonra eve geçtim. Darbenin detaylarını öğrendikten sonra evden çıkmaya hazırlanırken telefonlar gelmeye başladı. Kağıthane’den Adem Aydın, Ömer Aslıvar, Ömer Top havalimanına gitmekteydi. İBB İmar Komisyonu’ndan İdris Borazancı ile Fatih Fevzipaşa Caddesi’nde buluştuk. Burada İsmailağa Cemaati’nden bir gurup da bize katıldı. Hedefimiz İstanbul Valiliği’ni kurtarmaktı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önüne geldiğimizde yaklaşık yüz kişiydik; darbecilerin yolu kestiğini gördük ve çatışma başladı. Bizler bir taraftan tekbir getirirken, diğer yandan Şehzade Camii’nden salâ okunmaya başladı. Tekbir ve salâlara rağmen darbeciler ateş etmeye ve can almaya devam etti. Yaralananlar, şehit olan gencecik yaşta toprağa düşen bedenler… Olur da darbe başarılı olursa dünya kamuoyuna bu vahşeti duyurabilmek orada yaşananların bir kısmını cep telefonumla kaydettim.

Bir ara Kızılay Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Turunç ve Fatih Kuroğlu ile “kuşatmayı nasıl kırabilirizi” istişare ettik. Bu arada yazar ve İBB Meclis Müdürü Mehmet Doğan’ın havalimanın, Cihangir Gülmez’in, Kadir Bozdemir’in, İHH Başkanı Bülent Yıldırım’ın Vatan Caddesi’nde, Hasan Ocaklı’nın İstanbul Valiliği’nin önünde olduğunu öğrendik. İSKİ Genel Müdürü Fatih Turan’ın Genel Müdürlük önündeki cesareti o gecenin en önemli olaylarındandı. İBB Otobüs A.Ş. Genel Müdürü A.Yasir Şahin o gece aktifti. Fatih Akıncıları Onursal Başkanı Mehmet Şahin ve arkadaşları o gece çatışan ekiptendi.

Saraçhane’de İBB’nin önündeki çatışmalar uzayıp kuşatma kırılamayınca “Polis Özel Harekat” buraya intikal etti, yaklaşık yarım saat darbecilerle çatıştı ve etkisiz hale getirdiği sırada başka yerlerden de binler buraya aktı. Bu arada 17 kişi şehit olmuştu. Bu saatten sonra iş Polis Özel Harekat’ındı. İBB’nin içine girdiğimizde İBB Genel Sekreteri Hayri Baraçlı ve İsmail Hakkı Turunç’un kısa açıklamasından sonra Sabah Namazı’nı camide eda ettikten sonra dağıldık.

Bir darbe böylece atlatılmıştı. 16 Temmuz’da yapacağımız Ali Nar Hocamızı anma programını iptal etmek zorunda kaldık. Programın iptalini duyuramadığımız ünlü tiyatrocu Ulvi Alacakaptan bey 16 Temmuz günü bir hayli beklemiş… Kendisiyle helalleştik.

O günlerde arkadaşlara “Ali Nar Hoca yıllarca FETÖ’nünDinlerarası Diyalog faaliyetlerine darbe indirdi. FETÖ de 15 Temmuz’da Ali Nar Hoca anma programına darbe yaptı” dediğimi hatırlıyorum.

Biz de, bu seneki “Ali Nar Hocamızı Anma Programı”nı 15 Temmuz’un gölgesinde kalmaması için erken tarihe çektik ve Fatih Topkapı’daki Ali Nar İmam Hatip Ortaokulu’nda 3 Mayıs’ta icra ettik. Nasip olursa 16 Temmuz’da mezarının başında tekrar anacağız. Bizler 15 Temmuz gecesi, Ilımlı İslam projesi “Dinlerarası Diyalog” faaliyetlerine karşı meydandaydık. Büyük makam ve sermaye sahiplerinin bahtına o geceyi güvenli bir evde geçirmek; gariban halk kitlelerinin bahtına ise meydanlarda mücadele etmek düşmüştü. Darbe başarısız olunca roller değişmiş, meydanlar makam ve servet sahipleriyle dolup taşmıştı… Öyle ya, işin edebiyatını en iyi makam ve sermaye sahipleri yapardı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?