15 Temmuz Darbesi’nde dış destek açığa çıktı mı?

1920’de Topal Molla diye bilinen biri Afganistan’da tekke kurar.

İyi bir hatiptir...

Heyecanlı, radikal çıkışlar ve fikirlerle halkı kendine meylettirir.

Sarıkla, sakalla klâsik Afgan tipinin bütün hususiyetlerini yansıtır.

Müritleri, beşinci yıl sonunda yaklaşık 300 bindir. Gittikçe de çığ gibi büyümektedirler...

Kendine güveni geldiğinde de Topal Molla; “İslâmiyet adına” isyanı, ayaklanmayı başlatır.

Tam bir yıl kardeşi kardeşe kırdırırlar, Afganistan’da kan gövdeyi götürür.

O günlerin Afgan Emiri Emânullah Han, tüm bu karışıklık ve olaylardan sonra pek sevdiği memleketini terk etmek mecburiyetinde kalır.

Sınır kapısına geldiğinde yanına bir adam sokulur. İlk bakışta yabancı misyon temsilcilerini hatırlatmaktadır. Sakalsız ve o dönemin en modern kıyafeti üzerinde olduğu halde...

Mükemmel konuştuğu Lisân-ı Efgânî ile sorar:

- “Emir Hazretleri! Beni tanıdınız mı?”

Ve şöyle devam eder:

- “Afganistan’daki vazifem bitti. İngiltere’ye dönüyorum!” Ses yabancı gelmemiştir Emir’e. Sakalsız ve modern kıyafetli esrarengiz adam devam eder;

- “Ben Topal Molla’yım!”

***

Pek kederli görünen ve artık ülkeyi terk etmeye hazırlanan Afgan Emiri şöyle karşılık verir:

- “Senin İngiliz casusu olduğunu başından beri biliyordum. Ama halkıma o kadar tesir etmiştin ki, casus olduğuna onları inandırmama imkân yoktu!”

***

İçimizdeki ‘Topal Molla’lara karşı her dem uyanık olalım. Bu bir...

Bir de...

15 Temmuz alçak ve hain darbenin yıldönümüne şunun şurasında birkaç gün kaldı...

Sahi, bu hain darbenin dış bağlantı ve destekleri tam olarak ortaya çıkarıldı mı?

Bu çerçevede, a) 15 Temmuz hain darbesine İncirlik Üssü’nde kalkan uçakların destek verdiği çok konuşuldu. Ne oldu bu konu? b) Yine İncirlik Üssü’nde uzun uzun darbe toplantılarının yapıldığı ifade edildi. Bu konu ne oldu? c) Darbecilerin ABD Büyükelçiliği ve ABD İstanbul Başkonsolosluğu ile yaptıkları telefon konuşmaları yansıdı. Buna ne demeli? d) 15 Temmuz darbesinden sonra Amerika ve Batı’nın bir tek davul zurna eşliğinde oynamadıkları kaldı. O ne muhteşem(!) sessizlik ve suskunluktu öyle! Aman Allah’ım! Acaba, “Bizim çocuklar bu kez beceremediler!”in hayal kırıklığının verdiği bir şok muydu, bu?

Özetin özeti; Türkiye’de dış destek olmadan hiçbir askeri darbe gerçekleştirilemez. 15 Temmuz hain darbesinin içyüzü de dış destek tamamen ortaya konmadan anlaşılamaz. NOKTA.

CUMHURBAŞKANI HÂLEN HAPİSTE!

MISIR’DA, 3 Temmuz 2013 günü askeri darbe yapıldı. Mısır saatiyle 19:51’de, Cumhurbaşkanı Mursi, karar verme süreci ordu tarafından dışlandı. Ardından, saat 20:00’de, kendisine “artık Cumhurbaşkanı olmadığı” söylendi.

Darbe “resmen” gerçekleşti.

Üstelik televizyondan bir darbe tüm dünyanın gözü önünde naklen canlı olarak yayınlandı.

Mısır Genelkurmay Başkanı, cuntacı Sisi, aynı gün saat 21.00’de, askeri darbeyi resmi olarak açıkladı.

Mısır Cumhurbaşkanı Mursi’ye yurtdışına çıkma yasağı konuldu. Hapse atıldı.

Başbakan tutuklandı.

Mısır’da yeni cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacağı açıklandı.

Anayasa askıya alındı.

Teknokrat bir hükümet kuruldu.

TV kanalları kapatıldı.

Bazı Arap ülkeleri, bu askeri darbeye milyar dolarlarla ifade edilecek maddi destek verdi.

Amerika ve Batı, sessiz ve suskun kalarak ve de avuçlarını kaşıyarak, legal cumhurbaşkanının derdest edilmesine -her zaman olduğu gibi- destek verdiler.

Anayasa Mahkemesi Başkanı ve bir Hristiyan olan Adli Mansur, geçiş dönemi Cumhurbaşkanı oldu.

***

Hepsinden önemlisi şu: Mısır halkı tarafından seçilen, Mısır’ın meşru Cumhurbaşkanı Mursi, askeri güçler tarafından gayri meşru bir şekilde alıkondu…

Mısır’da darbeciler Türkiye’den ve dünyanın çeşitli köşelerinden giden, “Mursi’yi bırak!” çağrılarına da kulak tıkadı

Tam bir insanlık trajedisi yaşandı-yaşanıyor...

Mursi’nin her şeyden önce bir ailesi, yakınları, akrabaları ve milyonlarca seveni, seçmeni var.

Askeri darbeden bu yana katliamlar yapıldı, meydanlarda. Binlerce şehit verildi.

Tüm bunlara karşılık, İhvan-ı Müslimin Teşkilatı (Müslüman Kardeşler) eline silah almadı.

Binlerce Mısırlı şehit edildi...

Baskılar, baskılar üzerine geldi.

Son söz...

Mursi güya yargılanmaya başlandı...

Daha yakın zamana kadar ailesi ile arasına perde konuldu, görüştürülmedi.

Bu neyin yargılaması, nasıl yargılama sahi?

Öncelikle yargılayanların ‘darbe suçundan‘ yargılanması gerekmiyor mu?

Tüm bunların üzerine birkaç cümle söylemek gerekirse; 1) Zulümle âbâd olunmaz, 2) Mısır’ın seçilmiş ve legal Cumhurbaşkanı halen Mursi’dir, 3) Mursi’nin hapiste olması suçtur. 4) Sisi’nin darbe suçundan yargılanması gerekir, 5) Müslüman Kardeşler’in bunca baskı ve zulme rağmen yine de eline silah almaması ve şiddete başvurmaması takdire şayandır, 6) Uluslararası kuruluşların bu aleni haksızlığa karşı dut yemiş bülbüle dönmeleri son derece manidardır.

Son söz; dış destek olmadan Türkiye’de askeri darbe yapmak neredeyse imkansız!

BİLECİK BELEDİYESİ NE YAPMAK İSTİYOR?

Bilecik belediyesi giyim pazarında neler oluyor?

Belediye, biz pazarcılara pazar yerini 10 yıllığına sözleşmeli olarak verdi, 30.06.2007 tarihinde. O gün üç metrekare yeri 3.750 liraya verdi. Alan arkadaşlarım en az 2 veya 3 tezgah aldı. 30.06.2017 tarihinde yeni sözleşme ile belediye bizden bu kez 3 metrekareye 16.000 lira istiyor. Bu durumda 2 veya 3 tezgah yerinin bedeli 32.000 veya 48.000 lira olmuş oluyor. Küçük esnaflar olarak bizlerin bunu karşılayacak gücümüz yok. Gücü olanın sayısı ise çok az. Bu durumdan çoğumuz mağduruz.

03.07.2017 tarihinde 30 esnaf arkadaşımız ile belediyeye bu konuda rahatsızlığımızı belirtmek üzere gittik. Özel kalem müdürü aynı gün belediye başkanı ile görüşmek için randevu ayarladı. Beş arkadaşımızla katılacak olduğumuz bu randevuya belediye başkanı maalesef gelmedi. Peki, bu ne anlama geliyor. Belediye başkanının bu mağduriyeti gidermek için çaba göstermesi gerekmez mi?

(Dilaver Arda)

BUGÜN, 10 Temmuz 2017, Pazartesi… 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibarıyla asgari ücretli “nasıl geçineceğim” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut iktidar, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlık’a bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Dubakali ne olacak?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?