Reklamı Kapat

Sizce biz, hangi ekibiz?

Bakalım bizi icraatlarımızdan tanıyabilecek misiniz? Bilmece formatından kendi icraatlarımızı anlatalım, tanımanız daha kolaylaşır.

Mesela aile yapısı ile ilgili icraatlarımızı özetlersek size ipuçları vermiş oluruz, bizi mutlaka tanıyacaksınız:

Papa heykeli önünde, imzaladığımız AB belgelerinde aile ile ilgili aldığımız ev ödevlerinin hazırlanması ile işe başladık. Bir telefon talimatı ile TBMM’yi harekete geçirdik. Gündemde bekleyen “zina suçunun cezası” maddesini cezayı ayıklayarak kabul ettirdik. Böylece nesil emniyeti konusunda  “Avrupalılaşmış” olduk. Bunu halkımıza gündüz havai fişeklerle bayram havası estirerek alkışlattık ve benimsettik. Ardından lanetli fiiller ve bunların failleri için, aile müessesesini yumuşatmalarını sağlamak babından, dernek kurmalarını ve “haklarını” topluca almalarını sağladık. Avrupalılaşma konusunda bu önemli bir adımdı.

Aile yapımızın Avrupalılaşmaya evrilmesi için çok mühim bir adım daha attık. İstanbul Sözleşmesi’ni hazırlattık. Bu sözleşmeyi, üzerinde müzakere açılarak bazılarının uyanmasına fırsat vermeden jet hızı ile TBMM’den ve yukarının tasdikinden geçirttik. Bu sözleşmeye dayanarak aile yapımızın Avrupa’ya evrilmesini sağlayacak kanunları da kamuoyuna çaktırmadan kabul ettirip yürürlüğe soktuk. Mesela bunlardan 6284 sayılı Kanun çok önemlidir. Bu kanunu biz, “Ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesi” başlığı ile kamufle ederek çıkarttırdık. Ekibimizin bu başarısı ile aile yapımızın Avrupa’ya uyumunda baş döndürücü bir hızla yol alınmaya başlandı. Mesela boşanma oranları arttı. Kadınların tek taraflı beyanları evden uzaklaştırmalar, hapislere atılmalar, altından kalkılması zor nafaka ödemeleri, ödeyemeyenlerin hapsedilmesi, çocukların mağdur edilmesi pahasına yapılan uygulamalar, yıllar önce nikâh cüzdanları alınmış olsa da hapse tıkılan genç insanlar -ki bunların büyük kısmı hâlâ hapisteler- yaşanan aile dramları, yaşanan öfke selleri, çaresiz kalan ve öfkesine mâni olamayanların işlediği cinayetler, kavgalar, gürültüler arasında sarsılan aile kurumu… Bunlara ilaveten ETCEP adı altında bir projeyi bile okullarımızda iki yıl uygulamayı başardık. Allah’ın yarattığı iki cinse ilaveten “kadınsı erkekler ve erkeksi kadınları” ayrı birer cinsiyetmiş gibi toplumun beynine nakşettirdik. Bunları devlet güvencesine aldırdık.

Ekibimize güvenen kesimlerin gıkı çıkmamasına rağmen, toplumda bir uyanış olur gibi oldu. Biz de ekip olarak bu sonuçları savunmakta zorluk çektiğimizden dolayı İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırdığımızı ilan ettik. Ama başta 6284 olmak üzere Avrupa’nın istekleri doğrultusunda aile kurumunu gevşetecek olan kanunlara dokunmadık. Şimdi bizi eleştirenleri “bu sözleşmeyi biz feshettik” diye sustururken, feminizm propagandasının etkisi ile uygulamanın devam etmesini savunanlara da, Adalet Bakanımızın ağzından teminat verdiriyoruz:

“Müsterih olun, İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırdık ama bunun bir kıymeti yok. 6284 sayılı yasa yürürlükte ve istediğiniz sonuçları bu yasa sağlıyor. Bunu asla değiştirtmeyiz!”

Son günlerde 6’lı ittifakın bazı ortakları, “İktidara gelir gelmez İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden yürürlüğe koyacağız” diye açıklamalar yapıyorlar. Kimsenin tek başına iktidara gelmesi mümkün değil. Bir kelime oyunu yapıyorlar. Bu da bizim işimize geliyor. 6’lı ittifakın dağılması için bu cümleyi kullanmaya başladık. Maksat ittifakta bulunan Saadet Partisi’ni bu cümle ile vurarak ittifaktan ayırmak. Bu cümleyi kullanan partilerin de bu işine geliyor. Onlar iktidara geldikleri takdirde bunu yapacaklarını söylerken, tek başına gelemeyeceklerini biliyorlar. 6’lı ittifak olarak geldiklerinde de “biz tek başımıza iktidara gelirsek İstanbul Sözleşmesi’ni yürürlüğe koyacağız dedik, ama gördüğünüz gibi tek başımıza gelemedik ki. Ortaklarımız var. Hele Saadet Partisi ortağımız, ittifak protokolüne yazdırdığı bir hükümle İstanbul Sözleşmesi’nin tekrar kabul edilmesi inandığımız gibi yaşamamızın önünde engel teşkil eder, diyerek bize engel oluyor. İttifak protokolünde yazan bu madde ile bizi bağladı” diye tavır takınacaklar.

Şimdi biz bu ittifakı dağıtabilmek için Saadet tabanını böyle karıştırıyor, kafalarını bulandırıyoruz. Çünkü biz bu tür iftiraları kullanmakta çok ustayız. 6284 mü? Hiç kaldırır mıyız? Bindiğimiz dalı keser miyiz? Aile kavramını Avrupa’ya uyduracağız ki, bizi içlerine kabul etsinler! Hem bu konuda kullanılmış ve kullanılacak olan “Avrupa fonlarını” nasıl yok sayabiliriz?

Sizce biz hangi ekibiz?

Aşk olsun bizi hâlâ tanıyamadınız mı?

BİR KİBRİT DE SEN YAK

Bende olmuşsan efsuncuya,

Sana çok yakışır karanlık;

Sen de aile için ayağa kalk,

Bir kibrit yak, ışır karanlık…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?