Reklamı Kapat

İdealini önemse ve iradene gülümse

Sonuçları zamana yayarak hayatı erteliyoruz. Gidilen bu yol, yol olmayınca da alınan mesafe ıstıraba dönüşüyor. Çözümü ertelemenin faturası da giderek kabarıyor. Yanlışlıkları masaya yatırmak yerine; yalnız ve mağdur olmaktan gurur duyan bir psikolojiye alıştırıldık. Asıl sorun ise birçok çalışma, rapor ve araştırma kesin “netice”leri ortaya çıkarttığı halde bunlar konuşulmuyor ve değerlendirilmiyor.

AKIL KÂRI

Kurallar rafa kalktığı için kalkınma için kurulan tüm teşkilatlar topluma müşkülat oluyor. Ve gerçekler, kendisine kayıtsız kalındığı için, kayıtsız kalan kişilerden ve toplumlardan öç alırcasına hareket ediyor. Çünkü bu ülkeyi yöneten fikir sorunludur. Bu yüzden de yeni bir fikir peşinde olmayan bir yönetimin aldığı tedbirler akıl kârı değildir.

Eğer zaman bizden yana olacaksa, problem tespiti yerine problemin kaynağı ortaya konmalı, sonuç merkezli değil, ilke merkezli bir yaklaşım benimsenmelidir. Çünkü “yeni nesil kalkınma”nın yolu; kişisel değil; ilkeseldir, fikirseldir. Bu ülke her türlü olumsuz durumun üstesinden gelecek potansiyele sahiptir. Yeter ki, ilkeli olalım, yeni fikirlere fırsat tanıyalım.

ÇÖZÜMÜN ANAHTARI

Yeni bir dönüşümün arifesindeyiz. Bu noktada dönüşüm uzun soluklu bir yolculuk olarak görülmeli ve çok boyutlu bir stratejik çerçeve kapsamında ele alınmalıdır. Eğitim, yetkinlikler ve dijitalleşmedeki gelişmeleri analiz eden yeni bir yol haritası ile başarılara kapı aralama zamanıdır. Süslü kelimelerle zaman kaybetmek yerine, çözümün anahtarı olmak için; zihniyet, disiplin ve odaklanma farkındalığı istiyor.

Bu süreçte “yeni”den organize olmak ve dönüşümün oluşturacağı katma “değer”den önemli bir pay almak önem kazanıyor. Sürekli keşfetme ve daha iyiye ulaşma arzusu mevcut kurguları değiştiriyor. Bu süreç, “veri”, “tasarım” ve “dijital” kavramları üzerinden yeniden tanımlanıyor. Yeni kurguların merkezinde insan, çevresinde ise katma değer ve bilgi-iletişim teknolojilerinin yer aldığı bir ekosistem bulunuyor. Hedefinde ise artı değer oluşturmak ve bu değeri etkin ve koordineli iş birlikleriyle büyütmek yer alıyor.

ATÖLYE METODU

Kendi yönetim mantığımızın zihni modelini sorgulama zamanı geldi. Hem bu esaretten çıkış adına hem de gelişmelere hazırlık adına, kurum içinde bir “atölye” kurulması önerilmektedir. Zamanın iplerini elimizden kaçırmadan, yeni gündeme sahip olmak adına kurulacak her atölye, beş önemli alanda metotlu çalışmaları sistemli biçimde masaya yatırmalıdır. İlk olarak “literatür taraması” yapılmalıdır. Yönettiğimiz kurumun bulunduğu alanla ilgili haberler, tematik çalışmalar taranmalıdır. İkinci olarak, alandaki eğilim, fırsat ve tehlike analizleri yapılmalıdır. Belirlenen eğilimlerin ne gibi “fırsat” ve “tehlikeler” oluşturabileceği masaya yatırılarak alternatifler ve öngörüler geliştirilmelidir.

Üçüncü olarak, konunun imkân ve kısıtları belirlenerek “yapısal ve ekonomik özellikler” analiz edilmelidir. Dünya genelindeki konjonktürel etkiler, ülke özelindeki yönetim düzenlemeleri ve kurumun donanım yeterliliği karşılaştırılmalıdır. Dördüncü olarak, iş birlikleri ele alınmalı, siyasi irade, bürokrasi, medya ve sivil inisiyatifler boyutunda etki oluşturma çabaları güçlendirilmelidir. Bu konuda sadece yöneticilerin değil, yönetimde bulunanların da iş birliklerinde etkili olması sağlanmalıdır. Son olarak, vatandaşın değer, beklenti ve davranışları izlenmelidir.

ZİHNİYET DURULUĞU

Bütün bu adımları neden yapmalıyız? Hayatınıza başkaları tarafından verilmiş anlamı üstlenmek yerine, ona kendimizce yeniden anlam yüklemek için! Sahip olduğunuz bilgi ve tecrübeyi, yeni bir heyecanla buluşturarak, hayretimizi gayrete çevirmek için! Akli ve kalbî kıvamın ifadesi olan zihniyet duruluğuna ulaşarak kendi kişiliğimizden başlamak üzere, her şeyi zihniyet dünyamızın ana parametreleri çerçevesinde yeniden bir sıralamaya tabi tutmak için…

Böylelikle nitelik arayışını başlatan, insan onurunu korumaktan, karşısındakine saygı göstermekten beslenen bir süreç başlayacaktır. Bu süreç; hayatın değerini ve kucaklaşmayı artıracak ve anın sorumluluğunu yerine getirecek bilinçli insanlarla adalet duygusunu harekete geçiren ve vicdanları uyandıran yola ulaşılacaktır.

İRADENE GÜLÜMSE

Bir ülkeyi kötüler değil, ona seyirci kalan iyiler batırır! O halde; bilincin eşlik edeceği bir seçim gerekiyor. Çözüme odaklanan ve kötünün iyisini tercih yerine, hayatı sorgulayan bir seçim… Bugün “Bu ülke nereye koşuyor?” sorusuna verilecek cevabın gecikmesi, yaşanan sorunları erteliyor ve derinleştiriyor. Hâlbuki acı bir son yaşamak, sonsuz acıyla yaşamaktan iyidir!

İdeallerden uzaklaştıran her süreç, kötünün iyisini tercihle başladı. O halde; idealini önemse ve iradene gülümse! İşin esasını etkileyen atölye metodu ile oluşacak “yol haritası ve yetkinlikler” sayesinde, hayatı yönlendir ve farkındalığı artır! Yönetim mantığının zihni modelini yeniden sorgulayarak fikir ve ideale yeniden dikkat çek! Çünkü belirleyici olan fikir ve idealdir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?