İyi kadınlar

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

İslam düzeninde aile kurumu, küçük bir devlet olarak ele alınmış ve buna göre bir işleyiş düzeni kurulmuş ve sorumluluklar anlaşılır bir şekilde belirlenmiştir. Allah, ailenin iki direği kadın ve erkeği birbirine eş olarak yaratmıştır. Erkek ailenin reisi, kadın ise dirlik ve düzenidir. Eşler arasındaki münasebet, itaat ve sadakat üzerine bina edilmiştir. Nisa 34: “Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması ve mallarından mehir ve her türlü harcamada bulunması sebebiyle erkekler, kadınlar üzerine yönetici ve meşru bir emir sahibi aile reisidirler. Saliha, dürüst, erdemli ve iyi kadınlar; saygılı, gerçekten kocalarına karşılık vermeyen, aile içindeki dini, insani ve vicdani sorumluluklarını yerine getiren itaatkâr kadınlardır. Allah, kendi haklarını Kur’an’da nasıl koruduysa, onlar da öylece kocalarının yokluğunda onların malını, ev sırlarını, namus ve iffetlerini koruyanlardır. Kafa tutup, başına buyruk hareket ederek, kurulu aile düzenini bozmalarından, şiddete başvurmalarından korktuğunuz kadınlara gelince, önce nasihat edin, itaatsizliğe devam ederlerse, yataklarında yalnız bırakın ve bununla da yola gelmezlerse, son çare olarak şer’i ölçüyü kaçırmadan dövün. Eğer size itaat ederlerse, onları incitmekten kaçının. Allah gerçekten yücedir, büyüktür.” Bu ve benzeri Kur’an ayetleri, karı-koca arasındaki ilişkilerde uyulması gereken esasları ortaya koyar. İdeal mümin kadın, Müslümanlığının gereği olarak mutlaka kocasına karşı saygılı ve itaatkâr olmalı ve bu sıfat onun ayrılmaz niteliğini oluşturmalıdır. Saygılı ve itaatkâr olmak; baskı altında, zorlamalı, isteksiz ve baştan savma bir saygı ve itaat olmamalı aksine isteyerek, benimseyerek, gönüllü ve arzulu bir şekilde olmalıdır. İdeal mümin kadının, kişiliğinin başka bir sıfatı da, kocası ile arasındaki kutsal ilişkinin dokunulmazlığını, sadece kocasının varlığında değil, yokluğunda da titizlikle korumasıdır. Sadece kocasına açık olan mahremiyetlerini başkalarının gözlerinden ve dokunmalarından kesinlikle uzak tutmalıdır.

Kadının, yabancılara kapalı tutması gereken mahremiyetlerini Allah ve Resulü belirlemiştir.

Bu mahremiyetleri korumak her kadın için bir kulluk ve Müslümanlık görevidir. Şuurlu Müslüman bir kadın için mesele sadece kocasının rızası meselesi değil, Allah’ın rızasını kazanma meselesidir. Kadın bu mahremiyetleri, “Allah’ın korunmasını emrettiği” biçimde korumalıdır. Saliha ve erdemli, ideal kadınların dışında kalan kadınlara gelince bunlar dik kafalı ve serkeş kadınlardır. İslam düzeni; ailede dik kafalılığa, isyan bayrağının çekilmesine, reislik otoritesinin kaybolmasına ve iki kampa bölünmesine şiddetle karşı çıkar. Böyle bir durum karşısında kocaya, ıslah edici bazı terbiye yöntemlerini kullanma yetkisi tanınıyor. Bu yöntemleri kullanmaktan maksat karşı taraftan intikam almak, onu küçük düşürmek ya da ona acı çektirmek değildir. Amaç; yola getirmek, dik kafalılığın meydana getireceği tahribatı önlemektir. Tahrim 6: “Ey iman edenler, kendinizi, birbirinizi, ailenizi, halkınızı ve müminleri ateşten cehennemden koruyun…” Bu koruma, öğütle olur, meşru cezalandırma yöntemleriyle olur. Bu cezalar adil ve caydırıcı cezalardır.

ESASLAR

“En olgun mümin, ahlâkı en güzel olan ve ailesine karşı en çok lütufkâr davranandır. Bir zaman gelecek, kişinin helaki, karısının, ana-babasının ve çocuklarının elinde olacaktır. Bunlar onu, fakirlikle ayıplarlar ve gücünün yetmediği şeyleri kendisinden isterler. Adam bu sebeple tehlikeli işlere girerek dinini kaybeder ve kendisi de helak olur. Sizin hayırlınız, aile fertlerine hayırlı olanınızdır. İnsan ömrünün din seçmekten sonra en önemli olayı, iyi bir eş seçimidir.

Haramlardan sakınan Müslüman’a göre evlilik, aşkın meyvesi değil; aşk, evliliğin meyvesidir.

Evlilikte başarı, yalnız aradığı kişiyi bulmakta değil, aynı zamanda aranan kişi olmaktadır.

Aileyi, evliliği sürdüren vücut değil, ruhtur. Bir karı-kocanın tartıştıklarını görürseniz, kadını savunun, çünkü kocanın savunulmaya ihtiyacı yoktur; o her zaman haklıdır. Her yanda evi olan adamın, hiçbir yerde evi yoktur. Beşiğindekini ağlatan aile gülmez. Bir aileyi idare etmek, bir devleti idare etmekten hiç de kolay değildir. Aile, kralların bile giremediği bir kaledir. Evlilik huzur bulmak içindir, didişmek için değildir. Biraz çaba göstererek iyi geçinmek varken, huysuzluk etmek akıl kârı değildir. Sen kocana cariye ol ki, o da sana köle olsun. Sen ona yer ol ki, o da sana gök olsun. Evlilerin en çok yapmaları gereken şey, iyi niyetle iletişimdir, konuşmaktır. Her insanın sabrının bir sınırı vardır, bunu zorlamamak gerekir. Akıllı insan, evliliğini cennet edecek bir biçimde davranmaya çalışır ve evliliğini cehenneme dönüştürecek davranışlardan uzak durur. Sayılmak istiyorsanız, saymayı öğrenmeniz gerekecektir. Sevilmek istiyorsanız sevmeyi öğrenmeniz gerekecektir. Hep karşımdaki değişsin diye düşünmek, yanlıştır. Güzele doğru karşılıklı değişmek lâzımdır. Hanımın ilk görevi güler yüzlü olmaktır.

Her istediğini söyleyen, istemediğini işitir. Yalnız kendini düşünen insandan, mümkün olduğu kadar uzağa kaç. Eşler, hata karşıdadır peşin hükmü yerine; acaba benim hatam nedir diye düşünebilselerdi problemlerin halli çok daha kolay olurdu.” Bu esasların tamamı ayet ve hadislere dayanır.

ÖNEMLİ OLAN

Hayatın her alanında insanı sıkıntıya sokan şey, kişiyi ilgilendirmeyen konuları mesele etmesidir. Önemli olan, herkesin kendisini ilgilendiren konulara eğilmesidir. Hayatımızın bir yönünü İslam’a göre, bir yönünü nefsimize göre yaşamak yanlıştır. Aile hayatında her Müslüman erkek Allah Resulünü, her Müslüman kadın da O’nun değerli hanımlarını örnek almalıdır. Huzurlu bir yuvada yaşamak, ancak karşılıklı fedakârlık ile mümkündür. Evlilik; geçici duygular ve imkânlar üzerine değil, iman ve ahlâk güzelliği üzerine kurulmalıdır. İyilik eden hem dünyada ve hem de ahirette kârlı çıkar. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?