Doğramacı Hakkında İlginç Anekdot!

Yıl; 1937 ya da 1938…
Yer; İstanbul Tıp Fakültesi…
O gün sınıfta bir başka hareketlilik vardır.
O hareketliliğin ne olduğunu, o an sınıfta olan, Erbakan Hocamızın yakın çalışma arkadaşlarından, eski Bakan, merhum Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu yıllar sonra, Ankara/Yenimahalle’de düzenlenen bir konferansta anlattı. İlginç bir anekdot. Fehmi Cumalıoğlu’na kulak verelim:
* “Prof. Dr. İhsan Doğramacı, İstanbul Tıp Fakültesi’nden sınıf arkadaşım... 1980’li yıllardan sonra YÖK başkanlığı yaptı, biliyorsunuz!”
* “İhsan Doğramacı, çalışkan bir öğrenci değildi. O gün sınıfta ilginç bir diyalog yaşadık! Doğramacı, o hocamızın dersinden başarısız olmuştu. Alenen kalktı ve dedi ki, “Hocam, bana 5 verir misiniz?”
* “Tabii, o zaman 5 en yüksek not. Üsteledi de üsteledi, Doğramacı. Sınav kâğıdında yapamamış ama yine de ders hocasından yüksek not talep ediyor. Israr etti. Biz de öyle sessizce bu diyaloğu izliyoruz.”
* “Hocamız, Doğramacı’nın bu ısrarları karşısında artık dayanamadı ve Doğramacı’ya yönelerek dedi ki, “Tamam o zaman, sana bir teklifim var; koridora çık şunları şunları bağır. Sana o zaman yüksek not vereceğim!”
* “Ne oldu biliyor musunuz? Doğramacı, koridora çıktı, hocanın dediklerini koridorda bağırdı ve yüksek notu aldı... Söyleyeceğim o ki, bütün dünyada meşhur olan, 12 Eylül askeri darbesinden sonra da darbecilerin el üstünde tuttuğu, YÖK başkanı yaptığı sınıf arkadaşım İhsan Doğramacı, o kadar da çalışkan bir öğrenci değildi…”


***
Peki, bu anekdot nereden geldi? Kaynağı ne?
Hemen söyleyeyim; zaman zaman bu sütunlarda misafir ettiğim, görüş ve düşüncelerinden her zaman istifade ettiğim bir Millî Görüşçü ağabeyim anlattı.
O Millî Görüşçü büyüğümüz, Ankara Yenimahalle’deki konferans salonundaydı ve Fehmi Cumalıoğlu’nun anlattıklarına bizzat şahitlik eden isimlerdendi.
Geçen yazımda, bir ifsad çalışması olan ‘toplumsal cinsiyetçilik - UNICEF ve Doğramacı’ satırlarını okuyunca bu anekdotu aktardı. Teşekkürler…

NE DOĞRAMACI’YMIŞ BE ARKADAŞ!

* Yıl; 2008, 2009’lu yıllar…
Yer; Sivas Belediyesi…
Anılan yıllarda AKP’den seçilen Sivas Belediye Başkanı Sami Aydın, belediyede bir toplantı yapmaktadır.
Esasen Sivaslı olan, Saadet Partisi Şişli İlçe Teşkilatı Yönetim Kurulu üyesi Cemal Şahin de o aralar memleketinde sıla-i rahim yapmaktadır.
Oğuz Ökten, “Hadi bu toplantıya beraber gidelim!” der. Cemal Şahin, önce toplantıya misafir kabul edilmeyeceğini öngörerek tereddüt eder. Fakat Oğuz Ökten, “Halka açık bir toplantı!” deyince birlikte toplantıya iştirak ederler.

Öykünün geri kalanını Cemal Şahin’den dinleyelim:
* “Neyse biz Oğuz Ökten’le birlikte Sivas Belediyesi’nde toplantıya katıldık. Sivas Belediye Başkanı Sami Aydın, farklı konularda görüşlerini açıklıyor. Soruları cevaplıyor. O arada dikkatimi çeken bir husus oldu. Belediye Başkanı AKP’li Sami Aydın, Sivas’ta bir sokağa Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın adının verilmesini önerdi. Ben hemen söz istedim ve dedim ki, “Sayın Başkanım, Prof. İhsan Doğramacı’nın kim olduğunu, YÖK başkanı olarak üniversitelerde başörtülü öğrencilere neler çektirdiğini, ne yasaklar getirdiğini biliyoruz. İhsan Doğramacı’nın Sivas’ta bir sokağa adının verilmesi büyük bir yanlış olacaktır. Bir de anlamadığım bir şey daha var; Prof. İhsan Doğramacı’nın Sivas’ımızla ne alakası olabilir ki!.. İlla bir Doğramacı adı koyacaksanız, bizlerin de tanıdığımız, bildiğimiz Necati Doğramacı’nın adını bir sokağa verelim!..” Bu cümlelerim, toplantıda hazır bulunanların neredeyse tümünden destek gördü. Belediye Başkanı Sami Aydın, İhsan Doğramacı’yla alakalı, “Dünya çapında bir bilim adamı, ödülleri var…” gibi cümleler kullandı. Ama benim konuşmamdan sonra hava tamamen değişti. Daha sonradan da öğrendik ki, Sivas Belediyesi yetkili organlarında, Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın Sivas’ta bir sokağa adının verilmesi önerisi benimsenmemiş!..”
Cemal Şahin, bir kuşkusunu da şöyle dile getirdi: “Ben hâlâ merak ederim. Yaklaşık 12-13 sene önce Başkan Sami Aydın Bey’e, İhsan Doğramacı’nın adının Sivas’ta bir sokağa adının verilmesi fikrini acaba kim verdi?”
Cemal Şahin’den bu anekdotu dinleyince, “Vay be! Ne Doğramacı’ymış yav arkadaş!” demekten kendimi alamadım. Tabii içimden…

HADİ GÂRİ, YETTİ GÂRİ!

yeter be arkadaş!
İstanbul’da taksi bulamıyoruz!
İstanbul’da neredeyse tüm taksiler dolu!
Boş olanlar da zaten durmuyor, dursa da almıyor. Şöyle yan gözle bakıp basıyor gaza! Çok garip bir durum!
“Kardeşim boşsun, neden durmuyorsun” diyorsun. Sadece diyorsun, arkalarından bağırıyorsun öylesine!
Dönüp bakmıyorlar bile!
“Yetkililere şikâyet edeceğim!” diyorsun. “Bildiğini yap! İstediğin yere şikâyet et!” diyorlar.
Hatta daha pişkin olanları var. Bir de ve üstelik sırıtarak, “İstersen birlikte gidelim şikâyete ne dersin!” diyorlar. Ve de göz kırparak! Alay ederek. Dalga geçerek... Bu nasıl bir şey yahu böyle!
***
Şahit oldum; adam ailesiyle cadde ortasında taksi bekliyor. Taksici bu kez nasıl olduysa durdu. Ön camını açtı. “Götüremem!” dedi. Başladılar tartışmaya… Daha fazla tahammül edemedim ve hızla uzaklaştım oradan!
Kim bilir, İstanbul’da her gün kaç yerde böyle sahneler yaşanıyordur! Kim bilir!
***
Sözün özü…
Abilerim... Büyüklerim... Değerli, kıymetli yetkililer...
Cumhurbaşkanlığı kabinesinin muhterem üyeleri... Bakanlarımız…
Sayın İstanbul Valisi Ali Yerlikaya...
Sayın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu...
Bilmem farkında mısınız? İstanbul’da bugüne kadar görülmedik bir taksi bulamama sorunu var.
Çağırıyorsunuz, gelmiyorlar! Geliyorlar, almıyorlar!
Pahalı olmasını geçtik, taksi bulunamıyor İstanbul’da. Parası olan da kullanamıyor ticari taksileri!
Bu sorunun çözümü nedir? İstanbul’a yeni taksiler mi lazım? Ya da neyse! Lütfen şu izni verin artık! Halledin şu meseleyi!
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) İstanbul’a yeni taksi önerisi, UKOME toplantısında bakanlık yetkililerinin blok oyu ile bilmem kaçıncı kez reddedildi!
Millet perişan! Ne yapacaksanız yapın! Bırakın şu inatlaşmayı da İstanbullu da biraz rahatlasın!..
Hadi gâri, yetti gâri!..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?