Milli Görüş’ün Kıymetini Bilmek

TÜM dünyada 20. yüzyılın en büyük olayı; insanlığın huzur, barış ve saadetini hedefleyen Milli Görüş hareketinin başlamasıdır. Türkiye’nin öncülüğünde, İslam dünyası ile tüm mazlum milletlerin zulümden kurtulmasını amaçlamıştır. O yüzden hareketin lideri Erbakan Hoca, 15 Haziran 1997’de Yeni Bir Saadet Dünyası’nı müjdeleyen D-8’leri kurarken, “D-8’ler 20. yüzyılın 21. yüzyıla en büyük hediyesidir” sözünü etti.

İnsanlığın saadetini amaçlayan bir kurumsal yapı topluma yansıtılırken liderin yanında olmak çok önemliydi. Efendimiz (S.A.V.), insanın dünya ve ahiret saadetini amaçlayan İslam davetini yaparken, O’na güç ve destek veren sahabe efendilerimiz bütün dünyada hep hayırla anıldılar. Bu saygı ve sevgi, dünya var oldukça sürecek; yapılan her hayırlı işten, o nasipli insanlar da sevap payını alacaktır.

Son yüzyılda, Batılılar hakkın temsilcisi Osmanlı’yı yıkmakla İslam’ı yeryüzünden silmek istediler. Türkiye ve İslam dünyası büyük bir fetret dönemine girdi. Osmanlı’nın yıkılışından yarım asır sonra inancımızın kurumsal temsili ve bu amaçla Türkiye’nin ayağa kalkması için, Erbakan Hoca öncülüğünde Milli Görüş hareketi başladı. Hakkı üstün tuttu; yeryüzünden zulmü kaldırmayı amaçladı.

İyilik ve güzelliklerin toplum hayatına girmesi için yola çıkan Milli Görüş hareketinin içinde yer almak büyük bir nasiptir. Adaletin tesisini amaçlayan bir hareketin başarısı ile zulüm ve baskılar bitecek; hak ve adalet merkezli Yeni Bir Dünya kurulacaktır.

EMANET ŞUURU

DAVA büyüktür. İnsanlığın huzur ve barışını amaçlamaktadır. Özgür, onurlu ve insanca yaşamayı esas alır. Milli Görüş davası, mensuplarına “emanet”tir. Görevler “emanet” titizliği ile yapılmalıdır. Erbakan Hoca şöyle demişti: “Bu dava için çalışmak herkese nasip olmaz. İster gecenizi gündüzünüze katıp çalışın; ister yan gelip yatın! Bu hak davanın başarısını ne bir gün öne alabilirsiniz; ne de bir gün geciktirebilirsiniz! Bütün mesele bu şerefli davada nasıl bir imtihan verdiğimizdir.”

Milli Görüşçüler, iyi bir imtihan verebilmek için bu hak davayı doğru temsil etmeli; canla başla çalışmalılar. Çok iyi bir iletişim gücüne sahip olmalılar. Dünyadaki 8 milyar insanın hiçbiri ile “dargın” olmamalıdırlar. “Ortak noktalar”dan giderek, her insana hikmet ve güzel öğütle davalarını anlatmalılar. Akraba, komşu, mesai arkadaşları veya ilk görüştüğü insanlarla “ortak noktalar” üzerinden iletişime geçmeliler. Her insan Milli Görüş’ten nasiplenmeli!

İnsanın kendine yapabileceği en büyük kötülük bir kişiyle “küs” olmaktır. Çünkü küs olduğu kişinin adı anıldıkça morali bozulur; bir araya geldikçe strese girer; yolda gördükçe yolunu değiştirmeye çalışır.

Kendimize niçin eziyet edelim? Hangi haksızlığa uğramış olursak olalım, her insanla en az bir selam verip geçebilecek kadar bir iletişim içinde olmalıyız. Evet, zararlı insanla iş yapma, samimi olma, gidip gelme; ama yolda giderken bir selam ver; işine git!

BU DAVA KIYMETLİ

MAZLUM ve mağdurların ümidi, kötülerin korkulu rüyası olan Milli Görüş davasında hizmetkâr olabilmek o kadar önemli ki! Davanın lideri bu konuda en büyük gayreti gösterdi. En sıkıntılı günlerde bile, hiç ümit ve azmini kaybetmedi. Hem anlattı, hem uyguladı; hem de göstererek öğretti. Erbakan Hoca, “Biz, inandığımız davaya koşarak gideriz; koşarak gidemezsek yürüyerek gideriz; yürüyerek gidemezsek sürünerek gideriz, ama asla vazgeçmeyiz” demişti. Söylediklerini fazlasıyla yaptı.

Milli Görüş gayretini bir ömür sürdürenlerden biri de 25 Temmuz’da Hakk’a kavuşan Halil İbrahim Çamlıdere ağabeydi. Bulgaristan’dan hicret ederek İnegöl’e yerleşmişti. Milli Görüş davasına sahip çıktı. İnegöl’ün ilk ilçe başkanlığına seçildi. Erbakan Hoca, bu gayretinden dolayı ona “Rumeli Beylerbeyim” derdi. Ölürken vasiyeti ne oldu biliyor musunuz: “Milli Görüş davasının kıymetini bilin!”

Erbakan Hoca daha 1971’de “Nizam’la bismillah!” deyip sonraki partilerini saydıktan sonra, “Saadet’e ulaşanlara müjdeler olsun” demişti.

Saadet Partisi kurulunca, “Saadet Partisi Türkiye’nin parlayan yıldızıdır; son imtihanı da verenlerin partisidir” ifadesini kullanmıştı.

Erbakan Hoca, dava arkadaşlarının ricası ile 2010 kongresinde Saadet Partisi Genel Başkanlığı’na seçildi; bu görevde iken hayatını tamamladı. Milli Görüş’ün kıymetini bilebilseydik, bugün daha güzel bir dünyaya açılmış olurduk!

TEBRİK: Yeni bir saadet dünyasının müjdesini veren 1444. Hicri yılınızı tebrik eder, huzur ve barış dünyasının kurulmasına vesile olmasını dilerim!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Yüksel Toros - Sağolun hocam, Allah razı olsun. Allah Hak Dava dairesinde çalışanlara, mücadele edenlere uzun ömürler versin. Son imtihanı kazananlardan eylesin.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 02 Ağustos 09:04


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?