Yozlaştırılan din ve düzen

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Bakara 170: “Onlara, Allah’ın indirdiğine Kur’an’a tabi olun, Kur’an’ı uygulayın denildiğinde; ‘Hayır, biz Kur’an’a değil, gördüğümüz, bildiğimiz atalarımızın yoluna, hayat tarzına, onların uyguladıkları düzen ve geleneklere uyarız’ derler. Atalarının akılları hiçbir şeye ermiyor olsa da, onlar hak yolu tercih etmemişler, doğruyu, aydınlığı, refahı bulamamışlarsa da mı, onların yolundan gidecekler?” Aklını Kur’an ve sünnete tabi kılıp çalıştırmayanlar, hayır yolunda değil, şer yolunda yürürler. Bu ayet, bütün zamanlarda fert ve topluma; gelin etmeyin Allah’ın indirdiği Kur’an’a tabi olun diyor. Günümüzde de şuurlu Müslümanlar; ey insanlar, liderler, kadrolar, aydınlar, Allah zaman içerisinde insanlara yol göstermek üzere kitaplar indirmiş, son olarak da Peygamberimiz ka¬nalıyla Kur’an’ı indirmiş, Allah kâinatı yaratmış, bizi de yaratmış, bizim neyi nasıl yapacağımızı en iyi bilendir. Bunun için Allah, nerede, neyi, nasıl yapacağımızı öğretmek üzere kitap indirmiş, gelin bu kitaba uyalım dediğinde, hep bir ağızdan onlar; ‘Biz babaları¬mızı ne üzerinde bulmuşsak ona uyarız’ diyorlar. Bu ayet, günü¬müz insanının fotoğrafını bize veriyor. Bozuk düzenden beslenen kesimler; ‘Bizim babalarımız AB dediler, faizci kapitalizm ile yönetildiler, materyalist eğitimle eğitildiler, namaz kıldılar, oruç tuttular, hacca gittiler, bununla birlikte faiz de yediler, içki içtiler, haram yediler ve böylece ölüp gittiler’ deyip Kur’an’dan yüz çeviriyorlar. Babaları saltanat içinde yaşamış, nimetlerden yararlanmış olanların çocukları da ba¬balarının yolundan giderse aynı şekilde dünya nimetlerinden yararlanacağı¬na inanıyorlar. Onun için bu bozuk düzene sahip çıkıyorlar. Eğer bunlar, Kur’an’a ve sünnete, Adil Düzen’e tabi olurlarsa, bozuk düzenin sağladığı şatafattan vazgeçmiş olacaklar, bu da onların işine gelmiyor. Bu adamlar bizimle denk olmamak, kalburüstü bir hayat yaşayabilmek için, atalarının benimsediği zulüm yolundan gidiyorlar. Çünkü ataları hile rejimine, kölelik düzenine destek vermek suretiyle bu memleketin kaymağını yediler. Yunus 100: “Allah’ın iradesiyle bilgilendirme gerçekleşmeden hiçbir kimsenin iman etmesi mümkün değildir. Allah; vahiyle, melekle, kitapla, peygamberle bilgilendirmesine rağmen akıllarını kullanmayanlara, azabı ve rezilliği, musallat eder.” Bugün yaşanan maddi ve manevi bunalımın temelinde muhafazakâr münafıklık vardır. İslamsız saadet olmaz. ABD İslam’ıyla hiçbir yere varılmaz.

SENTEZCİLİK

Hakkı batılla karmakarışık hale getirmek çok tehlikeli bir girişimdir. Kur’an bu girişimi şiddetle yasaklamaktadır. Bu girişim, İslam dinini ve telkin ettiği adil düzeni yozlaştırmak ve mecrasından uzaklaştırmak sonucunu doğurur. Bakara 42: “Gerekçeli, hikmete dayalı gelen hak kitaba, hak düzene, batıl karıştırmayın. Bile bile hakikati, Muhammed’in hak peygamber olduğunu, ilahi hükümleri gizlemeyin.” Hak ile batılın arası ve ortası yoktur. Tarih boyunca bu iki hareket, birbirleriyle mücadele etmiştir. Hak ile batılın sentezi ile yeni bir yol icat etmek Allah’a noksanlık izafe etmektir. Bu ise insanı Allah’ın rızasından uzaklaştırır ve gazabına uğratır. Biz Müslümanlar, hakkın yanında, batılın karşısında olmak zorundayız. Bizler istikametimizi koruyabilmek için bize intikal eden fikirleri Kur’an ve sahih sünnet terazisinde tartmadan, nakil ve akıl sağlamasından geçirmeden kabul etmemiz gerekir. Müslümanları en çok tehdit eden şey, kültür emperyalizmi yoluyla yapılan ifsattır. Bizler, Batılıların ürettiği kavramlar ile İslam’ı tanımlayıp yaşayamayız. En büyük yozlaşma burada yaşanıyor.   

Dengelerin kısa sürede değiştiği bir dünyada müminlerin pasif kalmaları, tamamıyla nakilci, taklitçi ve fikir üretmeyen kimseler olmaları, İslam ve Müslümanlar açısından üzücü bir olaydır. Günümüzde Milli Görüş hareketinin en önemli özelliği, fikir üretmesi ve bu istikamette yaptığı çalışmalardır. İslam Birliği, Adil Düzen, İslam Dinarı, Yeni Bir Dünya bu fikri çalışmalar kapsamında ortaya konulmuştur. Milli Görüş’ün karşı çıktığı şeylerden birisi de sentezciliktir. Bunun için sağcılığı da, solculuğu da, Batıcılığı da reddeder.

DEĞİŞİM

Müslümanlar değişimi, ıslah istikametinde sağlayan kimselerdir. Çünkü Allah, Kur’an’da hayra doğru değişmenin mutlak surette gerçekleştirilmesi gerektiğini beyan etmektedir. Rad 11: “Her insanın önünde ve arkasında, kendisini Allah’ın emrine bağlı olarak koruyup denetleyen melekler vardır. Gerçek şu ki, insanlar kendi iç dünyalarını değiştirmedikçe, Allah onların genel durumunu değiştirmez. Allah bir topluma kendi kötülüklerinin bir sonucu olarak, bir felaket tattıracağı zaman, onu geri çevirecek yoktur. Zaten o insanların, Allah’tan başka koruyup kollayanları da yoktur.” Her konuda araştırıcı olmamız gerekir. Muhafazakâr demokratların, sosyal demokratların yaptığı gibi İslam’ca değişime, yenilenmeye karşı olmak, ataların ve Batılıların yolunu körü körüne taklit etmek demektir. Tebliğ edilen şuurlu İslam’a karşı çıkan muhafazakâr ve sosyal demokratların ve Batılıların tavrı, tamamıyla İslam’a karşı mücadele olmuştur. Hiçbir şey kendi kendine olmaz. İslam’la mücadele eden bütün batıllarla; ABD, AB ve İsrail ile mücadele etmek inancın gereğidir. Bu mücadele verilmeden İslam’ı yaşatmak ve yaşamak mümkün olmaz. Batılla mücadeleyi esas almayan bir anlayıştan Müslümanlara hayır gelmez. İslam dini, etliye sütlüye karışmayanların dini değildir. Geleceği beklerken bu gününü unutanlar da bize yabancıdır. Peygamber oğlu olmak bile kurtuluş için yeterli değildir. İslam, geçmişin sanıkları ve tanıkları kaybolmuş davalarının kavgasından da ibaret değildir.

İslam, Allah’ın, Peygamberi vasıtasıyla bize bildirdiği, eksiği ve fazlası olmayan kitapta yazılı olandır, Peygamberimizin bize tebliğ ettiğinden ibarettir. Bizler yeniden, Kur’an’da belirtilen sorumluluğumuzu asrın idrakine söyletmek zorundayız.

Bugünkü iletişim akışı içinde medyanın; uzun boyluları cüce, cüceleri uzun boylu gösteren, hainleri kahraman, kahramanları hain olarak tanıtan algıları karşısında gerçeği yakalamak için yoğun çaba göstermek zorundayız.

Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Ahmet - Yolumuz zor ve engebeli, Allah hepimize kolaylık versin. En önemlisi de bireysel sorumluluklarımızı yerine getirmemiz gerekmektedir.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 27 Temmuz 07:43


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?