Hangi Tanım Benim Vatanım?

Arif’e tarif gerekmez” derler. Tarifin içerisinde arif zaten vardır. Arif irfanıyla bilir. İrfan maruf üzere hareket eden insanın entelektüel seviyesidir. Arif kullandığı kelimenin künhüne vakıftır. Dikkatleri sözden evvel öze dönüktür.

Bilgin bilginin peşinde dolaşan, onu toplayan ve bilgiden bulguya ulaşmaya çalışan kişidir. Yolunda tarif değil, tanımla ilerler. Tanım, ilk tanıyan kişinin sınırlarını çizdiği ve etrafına çitler çektiği tanımlamanın adıdır. Bir vakıayı ve durumu ilk tanımlayan kişi ona hâkim olmuş olur. Çünkü tanımlamak aynı zamanda sabitlemektir.

Tanım yapanlar arif olmadıkları için başkalarına kolay kolay aynı hakkı tanımazlar. Tanımlanan şayet bir insansa, bu o kişinin tanınma hakkını ihlaldir. Mutlaklık ifade etmeyen her kişi, her kelime ve her kavram açık uçludur. Her tanımlanan şey başka bir tanıma ihtiyaç duyar. Tanımlama tanımlanan şeyi bir başka şeyin içerisinde kaybolup gitmesini engellemek için kendisiyle birebir ilişkili olan şeyle baş göz etmektir.

Her havuz kendi suyu ile tanımlanır. Efradını cami ve ağyarını mâni bir cümledir. Cümleyi oluşturan kelimelerin kendi içlerinde bir cemaat oluşturması gerekir. Her insan kendine dair tanımı kendi yapandır. İnsan insana anlaşmazlığın temelinde kişilerin karşılarındaki kişiyi taammüden tanımlamaya kalkması yatmaktadır. Yanlış anlaşılmak yanlış anlamaya uyarlı bir zihnin sonucudur. Yanlış anlama aynı zamanda karşıdakini bile isteye yanlış tanımlamanın bir neticesidir. Tanımlayıcılar arzu ettikleri anlamı muhataplarına dayatmak için cümlelerin başına iki nokta üst üste koyma yarışına girerler. Eğitim sistemimiz tanıtma ve tanımayı sağlama yerine daha çok tanım yapmaya odaklanmıştır.

ŞİİR TANIMLANIR MI?

Şiirin genel geçer bir tanımı yapılamaz. Yapılan her tanım bir bütüne işaret değil, şiire dair bir cüzü işarettir. Yerinde durmayan, değişken şeylerin sabit bir tanımı da yoktur. Bu yüzden şair sayısı kadar şiir tanımından bahsetmek mümkündür. Ahmet Haşim’e göre şiir “Düzyazıya çevrilemeyen nazım”, Yahya Kemal nezdinde ise “Kelimelerle yapılan beste”dir.

Şiir tanımında görecelik şiirin nesnel bir veriye dayanmaması ile ilgilidir. Sözgelimi ben “Şiir hâl’in ilmi yani ilm-i hâldir” diyorsam onun öyle olduğuna dair kesin bir veri oluştuğundan dolayı değildir. Bu tanım olsa olsa uzaktan seçmediğim manzarayı benim bir şeyle ilinti kurarak isimlendirip tanınır hâle getirmemle ilgili bir durumdur.

Bir yaygın tanımda şiir: “Anlatılamayanın anlatılmazlığını anlatmak” olarak ifade edilir. Fakat bu da nereden ve nasıl baktığımızla ilgili bir şeydir. Herkes eşyayı, olayları ve olguları nereden kavrıyorsa-körün fili tarif etmesi gibi- tanımını o noktadan o dokunuşla kuruyor. Velhasıl bir şeyi tanımladıktan sonra o şey zihninizde tanımlanmamış orijinal halinden uzaklaşarak uçup gidiyor.

GÖRELİM ÜLKÜ TAMER NE SÖYLER?

Şair Ülkü Tamer “Şiir Nedir?” sorusuna cevap sadedinde “Şiir İçin Cevaplar” başlıklı şiiriyle şöyle söylüyor:
“şiir gecenin kardeşidir/ gündüzün annesi./ yürekteki büyükbabadır şiir.”
“şiir örümceğin sesidir,/ duvarın şarkısı./ duvarcının türküsüdür şiir.”
Şiir yağmurun deresidir, / saç diplerinin teridir./ teknelerin taze sancağıdır şiir.”
“şiir afişlerin çerçevesidir,/ harflerin çizgisi./ çıngırağın içindeki madendir şiir.”
“şiir kamyonetlerin mavisidir,/ kamyonların yiğitliği./ faytonların yazılmamış tarihidir şiir.”
“şiir bakracın çeşmesidir,/ kuyunun yolcusu./ kaynağın bekçisidir şiir.”
Şimdi birisi kalkıp Ülkü Tamer’in bu şiire dair tanımlamalarına karşı çıkıp yanlışlayabilir mi? Bunu yapmaya kalkan insan yolu ömrü boyunca hiç şiirle çakışmamıştır. Şiirin tanımı “değillemesi” yapılabilecek bir şey değildir. Diğer bir tabirle şiirin tanımı doğasında şiir olmayan başka bir şeyle hükümsüz kılınamaz.
İyisi mi okuyun ve yaşayın, tanımlamaya kalkmayın!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?