Yollar ve Köprüler

Sadece coğrafi yönden değil, Anadolu’nun yurt ya da vatan olarak bütünlüğünün sağlanmasında, hemen her kentin belirleyici bir anlam ve önem içerdiğini düşünmenin kaçınılmaz olduğu söylenebilir, hatta söylenip vurgulanmalıdır. Bu bağlamda Çanakkale’nin kendine özgü bir yerinin bulunduğunu belirtmeye bile gerek yoktur.

Fakat Çanakkale’nin benim açımdan özel bir konumu vardır. Birkaç yıl önce, Gelibolu’ya yakın ve Marmara Denizi’ne bakan mevkide bir arsa alma imkanım olmuştu. Ne var ki, yazlık bir ev yapma tasarısının ötesinde herhangi bir girişimde bile bulunamadım. Söz gelimi, yine tasarı olarak, birkaç ağaç dikmek istememe rağmen, herhangi bir şey yapmadım. Oysa birkaç defa, kısa süreliğine tatil için gittim. Çünkü hava bakımından en temiz bir yöredir Çanakkale.

İkinci olarak, büyük oğlum Çanakkale Üniversitesi’nde görevli bulunmaktadır. Salgın dolayısıyla, onun ikinci kızları, benim üçüncü kız torunum dünyaya gelmesine rağmen gidememiştim. Ancak, Bayram öncesi erkek bir torun dünyamıza selam verince, artık gitmemin farz olduğu açıktı. Öyle de yaptım.
Yalnız gitmek durumunda kaldığım için, otobüs yolculuğunu tercih ettim. Şartlar gereği, Harem’den Ümraniye/Dudullu’ya, oradan Alibeyköy’e servis kaldırılıyor ve otobüse binilebiliyor. Fakat otobüs birkaç yere daha uğrayarak yola çıkabiliyor. Sanırım bu durumu doğal karşılamak gerekiyor. Güzergah boyunca yolcu almak ve indirmek Malkara’ya kadar sürdü. Malkara’dan yeni yapılan Köprüye kadar, görebildiğim ve anlayabildiğim kadarıyla yeni yollar yapılmış.

Tekirdağ’a kadar, doğayı, çevreyi, toprağı, ayçiçeği ve tahıl tarlalarını göremiyorsunuz. Ancak Tekirdağ’ı geçtikten sonra sarı çiçek cümbüşünü sergileyen ayçiçeği örtüsünü, biçilmiş yol yol ekin alanlarını, ağaçlarla örtülü vadileri ve tepeleri seyredebilmenin zevkini duymaya başlayabiliyorsunuz. Kara, boz, kahverengi, kıraç veya mümbit toprak, insan ile, çiftçiyle veya köylüyle buluşarak başka bir anlama dönüşüyor ki, işte o zaman yurt veya vatan niteliğine bürünüyor.

Elbette yurt veya vatan, sahiplenme duygusu yanında, mahiyetine ve anlamına uygun bakılmayı, korunup gözetilmeyi gerektiriyor. Sorun da burada ortaya çıkıyor. Nasıl bakılmalı, korunup gözetilmelidir?
Son yıllarda yapılan köprüler ve yollarının bu bağlamda, amaçları, yerindelikleri, uygunlukları, verimlilikleri gibi ölçekler bakımından tam ve doğru bir değerlendirme konusu olup olmadıkları, sorgulanmaya açık durmaktadır, sanırım. Çanakkale Köprüsü özelinde, yurt veya vatan bağlamında değerlendirildiğinde, toprağın yerli yerince korunup korunmadığı konusunda tatmin edici gerekçelerin yeterli olmadığı duygusu uyandı içimde. Öncelikle, boğazları geçişte zaman ve kolaylık sağladığı gerekçesi tatmin edici gelmiyor bana. Denizin kullanılmasında başvurulan araçların iyileştirilmesi, hızlandırılması mümkün olabilirdi herhalde. Köprünün uzunluğu veya kısalığı, yararlılık, uygunluk ve yerindelik bakımından sağlıklı bir gerekçe oluşturur nitelikte gözükmüyor. Nitekim Prof. Dr. Uğur Emek, Karar gazetesindeki konuya ilişkin yazısında (17 Temmuz tarihli yazı), haklı olarak bu husus üzerinde tartışma gereği duymuştur. Çevre, doğa bakımından ne türden etkileri meydana gelecektir? Tam bir değerlendirilmesi yapılmış mıdır? Üstelik maliyeti, kamuya yüklediği taahhütler, borçlandırmalar, ihale süreçleri, ister istemez kuşkulara yol açabilecek nitelikte görünmektedir. Bu ise, yıllardan beri uygulanan “Yap, İşlet, Devret” veya “Kamu-Özel İşbirliği” uygulamasının ne kadar keyfi, ne oranda suiistimale açık bir nitelik taşıyabildiği kuşkusunu beslemektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?