Hz. Osman (R.A.), ıı. Selim ve Erbakan Hoca’nın Emaneti: “Kıbrıs”

Peygamber Efendimiz (S.A.V.), Devlet-i Aliyye-i Muhammediye’yi, Büyük İslâm Devleti’ni kurup, on yıl gibi kısa bir sürede 3 milyon km²’lik muazzam bir alana yaydıktan sonra, o büyük liderin peşinden giden yol arkadaşları da devletin sınırlarını üç kıtaya yaymış, böylece dört halife döneminde devlet üç kıtaya yayılan büyük bir güce ulaşmıştır.

Kıbrıs, Büyük İslâm Devleti’nin başkanı Hz. Osman’ın (R.A.)’ın izni ve talimatıyla Şam Valisi Muaviye’nin komuta ettiği deniz seferiyle fethedilmiştir. Kıbrıs seferine Mısır Valisi Abdullah b. Sa’d da İskenderiye limanından çıkardığı donanmayla destek vermiştir.

649 yılındaki Kıbrıs seferine, Muaviye’nin eşi, oğlu, Ashab-ı Kiram’dan Ubade b. Sâmit ve eşi Peygamberimiz (S.A.V.)’in süt halası Ümmü Haram binti Milhan Ensari’de katılmış; Peygamberimiz (S.A.V.)’in halası “Ümmü Haram” burada şehit düşmüştür.

Doğu Akdeniz’in hâkimiyeti açısından büyük öneme sahip Kıbrıs’ın ikinci fethi, Devlet-i Aliyye-i Osmaniye tarafından gerçekleştirilmiştir. 1489 yılında burayı ele geçiren Venedikliler, Memlûk devletine yıllık 8 bin düka altın vergi vererek hâkimiyetlerini devam ettirmişler; Osmanlı’nın Yavuz Sultan Selim devrinde Memlûk varlığına son vermesinden sonra vergi vermeye devam etmiştir. Ancak Osmanlı Devleti, Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz hâkimiyeti için öneminden dolayı burayı fethetmek istemiş; II. Selim’in iradesiyle 1571 yılında fethederek bölgedeki hâkimiyetini perçinlemiştir.

Osmanlı Devleti’nin sona yaklaşma hengâmında elden çıkan yerlerden birisi de Kıbrıs olmuştur. 1878’de egemenlik hakkı Osmanlı’da kalmak kaydıyla Kıbrıs’ın yönetimi İngiltere’ye devredilmiş. Osmanlı’nın başka sorunlarla uğraştığı hengâmda İngilizler buranın demografik yapısını değiştirmek için Rumları bölgeye nakletmiştir. Rumların nüfusunun artmasıyla birlikte zulüm de artmış, buradaki Müslüman Türk halkı zulme maruz kalmıştır. Nihayet 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Anlaşması’yla Kıbrıs’taki egemenlik tamamen İngilizlerin eline geçmiştir.

İngiltere, Filistin’de uyguladığı taktiği burada uygulamaya koymuştur. İngiltere’nin himayesinde Filistin’de kurulan Siyonist İsrail’in benzeri yine İngiltere’nin himayesinde Kıbrıs’ta Rumların devlet kurmasıyla sonuçlanmıştır. 1959-1960 yıllarında gerçekleşen Londra ve Zürih Anlaşmalarıyla demografik yapısı değiştirilen Kıbrıs’ta Türklerle Rumlar birlikte federal ortaklık kurmak zorunda kalmıştır. Kısa bir süre sonra Rumlar, Yunanistan’a bağlanmak fikriyle başlattıkları hamle katliama dönüşmüş, 1963 yılında Rumların zulüm ve katliam dönemi başlamıştır.

Bu yüzden Kıbrıs’ın üçüncü fethi Necmettin Erbakan Hoca’nın talimatıyla gerçekleşmiştir diyoruz. Çünkü 1963’te başlayan zulüm ve katliam 1974’e kadar devam etmiştir. CHP-MSP Koalisyon Hükümetinin iş başına gelmesinden sonra Kıbrıs’ta zulme karşı askeri müdahale yapılmıştır. Yunanistan’ın Kıbrıs’ta takındığı tavır, burada bulunan Müslüman Türk vatandaşlarımızın durumu, 20 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs’a çıkartma yapılmasını zorunlu hale getirmiştir.

Kıbrıs’a yapılan çıkartmada Necmettin Erbakan’ın kararlı tutumunun büyük rolü olmuştur. Milli Güvenlik Kurulu toplantısında Bülent Ecevit’in sorunu sulh yoluyla çözülmesi için İngiltere’ye görüşmeye gideceğini açıklaması üzerine Erbakan; İngiltere’nin Türk tezini kabul etmeyeceğini, bu görüşmenin vakit kaybı olacağını ve bir an önce harekâtın başlaması gerektiğini savunmuştur. Ecevit’in İngiltere’ye gitmesi üzerine Başbakanlık Vekâletini alan Necmettin Erbakan, Genelkurmay Başkanı’na Kıbrıs’a çıkartma için emir vermiştir. 20 Temmuz 1974 ve 13-16 Ağustos 1975 tarihlerinde yapılan Kıbrıs çıkartmaları başarılı olmuş, adadaki Türk varlığı devam etmiştir.

Kıbrıs, bize Hz. Osman (R.A.)’ın, II. Selim’in ve Necmettin Erbakan Hoca’nın emanetidir. Bu emanetin farkında olan MGV ve AGD’nin önceki dönem genel başkanı İlyas Töngüç bey, Kıbrıs konusunda önemli bir çalışma yapmış. Yüksek lisans tezi olarak başlayan ve MGV Yayınları tarafından “Siyaset, Enerji, Güç Denkleminde KIBRIS ve Doğu Akdeniz” adıyla basılan bu müfid eser, aslında tam doktora tezi hüviyetinde.

Bu önemli çalışmada, Kıbrıs’a ihlaslı bir Müslümanın, bir Millî Görüşçünün perspektifinden bakışını görmekteyiz. Kitabın birinci bölümünde Kıbrıs’ın tarihi önemi ve elden çıkışı anlatılmakta, Filistin’in elden çıkışıyla Kıbrıs’ın İngilizler tarafından işgaliyle başlayan süreç karşılaştırılmaktadır. Ayrıca ırkçı emperyalizmin sinsi planlarının özeti de sunulmaktadır.

Kitabın ikinci bölümünde, Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz hâkimiyeti ve enerji kaynakları yönüyle stratejik önemi göz önüne serilmekte ve Kıbrıs Barış Harekâtı hakkında faydalı bir kronoloji sunulmaktadır.
Kitabın üçüncü bölümünde ise “Doğu Akdeniz gazının taşınması ve alternatif güzergâhlar” hakkında önemli bilgilendirme ve değerlendirmeler mevcut. Kitabın diğer bölümlerinde ise Kıbrıs konusunda önemli röportajlar ve Erbakan Hocamızın mektupları yer almakta.

Doğu Akdeniz hâkimiyeti açısından önemli bir konumda olan, jeostratejik bir kale olan Kıbrıs’ın bütün yönleriyle anlatıldığı bu müfid çalışmanın hayırlı olmasını diler; imzalı kitap gönderme nezaketi gösteren muhterem İlyas Töngüç beyefendiye çalışmalarında başarılar dilerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?