Bütün Hayır Kuruluşlarımızın Dikkatine!

Bu bayramda yurt dışına gidenlerimiz, gittikleri şehirde Müslümanların gittiği camiye namaz kılmaya gidip bayram namazı kılmışlardır. Acaba onların sorunlarına bir çözüm bulma yoluna gittiler mi?
Çin’e, Amerika’ya, Rusya’ya iş için gidenlerimiz, otelin yakınındaki camiye gidip imama, “Ne yapmak istiyorsan biz size destek oluruz” diyenimiz olmalı.

30/05/2005 tarihli Milliyet gazetesinin haberine göre Meksika’da Chipas eyaletinde yaşayan Maya’ların torunları, Hıristiyan-Katolik dinini bırakarak Müslüman olmaya başlamışlar ve toplu ihtidalar oluyormuş.
Der Spiegel’in haberini Türk gazeteleri yayınladılar.

Haber yayınlanınca Meksika Devlet başkanı Vicento Fox, bu İslami gelişmelerin sebebi olarak el-Kaide örgütünü göstermişti.

Madem ki el-Kaide örgütü bir terör örgütüdür, Meksika ise Amerika’nın hemen bitişiğindedir ve ikiz kulelerin yıkılışının sesini bile duydular. Bu Meksikalılar o katiller ordusu teröristlerin dinine niye girsinler?
Devlet başkanı terör örgütü olarak belki Amerika’yı biliyordur ama söylemesinin kendilerine pahalıya mal olacağından söylememiştir.

Çünkü Meksika’da, Amerikan polisinden dayak yemeyen insan olmadığını yazıp çiziyor işi bilenler.
Der Spiegel’in haberine göre, Meksikalı antropolog Gaspar Morquecho’ya göre, halkın ikinci sınıf insan muamelesi görmesi ve ekonomik geri kalmışlık, İslamiyet’in yaygınlaşmasında rol oynuyormuş.
Demek ki, Katolikler de, Protestanlar da o insanlara ikinci sınıf muamelesi yapmışlar, onları fakir ve hakir kılmışlar, onlar da kendilerine değer veren, insanca muamele edenlerin dinine girivermişler.

Meksikalı Maya’lar, fakirlik sebebiyle Müslüman oluyorlar da Amerika’da, İngiltere’de, Fransa’da Müslüman olan zengin, sanatçı, siyaset adamı, bürokratlar niçin Müslüman oluyorlar?
Acaba antropoloğumuz bu konuda da bir açıklama getirirler mi?

Gerçi bu konularda sıkıntı çekmemeleri için sosyolog ve psikologların öncüleri onlara bazı şeyleri ezberlettiler.

11 Eylül 2001’den sonra Taliban’a esir düşen İngiliz gazeteci Yvonne Ridley, 10 Ekim 2001 tarihinde serbest bırakılınca Amerikan ve İngiliz gazetelerinin kendi ellerine geçen Müslüman esirlere ne yapabileceklerini düşünüp o düşündüklerini Taliban’ın bu kadın gazeteciye yaptığını yazdıklarını görünce bütün gazetelere basın toplantısı yapacağını bildirir ve o basın toplantısında Taliban’ın kendisine çok saygın davrandıklarını anlatıyor ve ardından Müslüman olduğunu söylüyor.

Meksika’daki Maya’lara Maya dili bilen bir hoca gönderebildik mi veya Maya diliyle Kur’an-i Kerim tercemesi dağıtabildik mi?

Psikologlar durur mu hemen “Stockholm sendromu” diyorlar. Katiline aşık olma psikolojisi deyiveriyorlar.
Der Spiegel’in haberine göre, Morquecho bu durumun 90’lı yıllarda İslamiyet’i yaymak üzere yola çıkan İspanyol kökenli Müslüman misyonerlerin etkisiyle daha da hızlandığını söylüyordu.

1492 yılında İspanya’yı Müslümanlardan temizlediklerine inanan Avrupalılar, Meksika’ya hep ölüm ve acı götürmüşler, zorla Hıristiyan yapmışlar. Şimdi özgürce din seçebilecek ortamı bulunca nedense “Stockholm sendromu” yaşayan kendisini döven Amerikalının dinini seçmiyor.

Nedense Guantanamo’daki Müslüman mahkumlar, işkencecilerinin dinine girmiyorlar da, işkence ettiği Müslümanların yaşantılarına bakarak Müslüman olan Amerikalı görevlisinin nasıl Müslüman olduğunu CNN’den okuyalım:

Tarih 07.10.2009. Terry Holdbrooks, Guantanamo kampına 2003 yılı yazında içki içmeyi seven, rock müzik hayranı, vücudu dövmelerle kaplı 19 yaşında tanrı tanımaz bir genç olarak gitti. 1 yıl sonra Küba’dan ayrıldığında ise asker arkadaşlarını dışlayan, gözaltındaki esirler tarafından saygı duyulan ve dahası İslamiyet’i seçmiş bir genç adamdı.

Holdbrooks bir gece yarısı düzenlenen ve kendisine “akıl hocalığı” yapan tutukluların da katıldığı bir törenle İslamiyet’i seçti.

Şimdi 26 yaşında olan Holdbrooks artık Mustafa Abdullah adını almış ve başında siyah bir takke, kalın bir sakal ve kolundaki “şeytanlar tarafından kullanılmaya izin ver” yazılı dövmeyi örten bir cüppe giyiyor.”
Her nedense Ebu Garip hapishanesindeki mazlum Müslümanlar, Amerikalı işkencecilerinin dinine girmiyorlar.

Yine Der Spiegel’in haberine göre, İspanyollar, 1500 yıllarında Meksika’yı işgal ettiklerinde öldüremediklerini zorla Katolik yapmışlar, daha sonra Amerikalılar onları Protestan yapmak için zorlamışlar ve on binlerce insan bu mezhep savaşlarında ölmüşler. Silah, kafaları ezebilir ama gönülleri kazanamaz. Gönülleri kazanacak kelam, gönülleri yaratana ait olmalıdır. İşte o da bizim ellerimizde ve gönüllerimizdedir.

Allah kelamı ile insan arasındaki engelleri kaldıralım.
Kur’an eğitimine ağırlık verelim.

Kızılay, TİKA, Diyanet ve hayır kuruluşlarına teklifimdir; bütün bu ihtida eden/Müslüman olan insanlar bulunmalı ve her yönden destek verilmelidir.

Sevgili Peygamberimizin, Müslüman olan kabilelere tebliğci muallim gönderdiğini, imparatorlara da İslam’a davet mektupları gönderdiğini biliyoruz. Öyle ise gereğini yapalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?