15 Temmuz'dan ders alabildik mi ?

TÜRKİYE, 15 Temmuz 2016’da çok ciddi bir tehlike atlattı. Darbeye kalkışanlar başarsaydı Irak, Suriye ve Libya’nın yaşadığına benzer bir iç çatışmayla karşılaşacaktık. Allah yardım etti de, FETÖ’cülerin gece 03.00’da yapacakları darbe planı deşifre oldu ve darbe girişimini 6 saat önceye çektiler. Bu yüzden koordineyi kaybettiler; herkesin ayakta olduğu bir saatte milletimiz canı pahasına tankların üzerine çıktı ve ihaneti önledi. 15 Temmuz’un gerçek kahramanı aziz milletimizdir.

15 Temmuz sonrası ne yaptık? Olaya akılla yaklaşıp yeni darbelere geçit vermemek için önlem alacak yerde, hamasete sarıldık; olayı nutuklarla geçiştirdik. Siz, ne yaptığınızın farkında mısınız? Karşınızda küresel bir gücün, topyekûn Batı’nın bulunduğunu nasıl görmezden gelirsiniz? Birileri ucu kendisine ulaşacak diye, FETÖ’nün dış ayağına teğet geçti; böyle bir kalkışmaya kapı aralayan darbenin siyasi ayağını yok saydı.

Şu manşete bakınız: “Azmettirici ABD, tetikçi FETÖ, destekçi NATO.” (Güneş, 22. 7. 2016) Hiçbir şey bir anda olmaz. Siyasette tesadüfe yer yoktur. ABD ve Hıristiyan dünyasının bir projesi olarak, Hıristiyanlığın 3. bin yılının başında Türkiye’yi Hıristiyanlaştırma çalışması başladı. 1966’da FETÖ’yü bu iş için görevlendirdiler. Dinlerarası diyalog, ılımlı İslam söylemleri bu projenin ürünüdür.

Uluslararası boyutlu bir proje küresel güç ve siyasi iktidarların desteği olmadan yürütülemezdi. Erbakan Hoca’nın öncülüğündeki siyasi partiler dışında; 1970’lerden sonraki bütün siyasi iktidarlar FETÖ yapılanmasına göz yumdular.

KİMLER GÖZ YUMDU?

HİÇ kimse bahane üretmesin! FETÖ kalkışması göstere göstere geldi. Devlet yöneticileri böylesine bir gaflette olmamalı. FETÖ hareketi TSK, Emniyet, Adalet ve Millî Eğitim’de o kadar belirgin yuvalandı ki, 15 Temmuz olmasaydı, birkaç sene içinde, tabii seyriyle ülkemizi ellerine geçireceklerdi. Yöneticiler, Türkiye’yi FETÖ’nün kucağına itti.

Şu manşetlere bakınız: “Askeri okullarda korkunç gerçek: Yüzde 95’i FETÖ’cü.” (Yeni Şafak, 14. 8. 2016) “Korkunç gerçek: İçişleri Bakanı Efgan Ala: “74 ilin emniyet müdürü; emniyet istihbarattan 7 bir polisten 6.500’ü FETÖ’cüydü.” (Yeni Şafak, 20. 8. 2016) FETÖ’cülerin devletin sinir uçlarına kadar nasıl nüfuz ettiğini görüyor musunuz?

AKP Genel Başkanı FETÖ yapılanmasını anlatırken, “Tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet” değerlendirmesi yapmıştı. Dikkat ederseniz, asıl mücadele “ibadetle” meşgul olan “tabanla” yapıldı. Onlar TSK, Emniyet, Hukuk, Millî Eğitim gibi kurumlarda yuvalanan bordro mahkumları idi. Devletin elinin altındaydılar. On binlercesi görevden alındı. Fakat “ticaret” ve “ihanet” denilen kısmında aynı kararlılığı göremedik.

AKP MKYK Üyesi Şamil Tayyar, pek çok şehirde FETÖ borsası kurulduğunu şöyle açıkladı: “Örgütün ihanet kısmının kaçmasına göz yumuldu. FETÖ borsasında milyar dolarlar dönüyor. Kayıtları var. Erdoğan’ı kuşattılar. Danışmanları sorunlu. FETÖ’cüleri uçağa kim alıyor? Zenginsen FETÖ’cü olmazsın!” (Millî Gazete, 20 3. 2018)

MÜCADELE VAR MI?

BU sözlerden sonra, FETÖ ile tutarlı bir mücadeleden söz edebilir misiniz? Siyasi destek olmasaydı FETÖ’cüler böylesine palazlanabilir miydi? Küresel destek olmasaydı, Türkiye’yi işgale kalkışabilirler miydi? Hükümet niçin bunların üzerine gitmedi?

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, FETÖ’nün siyasi ayağı konusunda Hükümet’e seslendi: “Şunu unutmayın! Bu adamları 10 sene bağrınızda siz beslediniz! Devletin sinir uçlarına kadar girmelerine siz sağladınız? Bunlardan referans almadan kimse askeri okula giremiyor; bir makama gelemiyordu? Yanlış yapıyor, vebale giriyorsunuz!”

FETÖ’yü palazlandıranlar, ihanetlerini örtmek için, hiç utanmadan başkalarına “FETÖ’cü”lükle suçladılar. İleri gelenlerinin FETÖ’yü göklere çıkaran videoları piyasada sırıttığı halde! Diyanet İşleri eski Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu çelişkiyi açıkladı: “FETÖ darbesi, herkesin kendi konumunu güçlendirmek için karşısındakine doğrulttuğu bir silah haline geldi.”

Gerçekler ortada! Ucuz kahramanlığı bırakın! Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek Milliyet’e açıkladı: “15 Temmuz’un bir cemaatin başındakinin planladığı bir husus değildir. Arkasında müttefikimiz Amerika var.”

(12. 7. 2022)

Abdurrahman Dilipak, Erdoğan’ın FETÖ ile birlikteki resmini paylaşarak şöyle yazdı: “Ey AKP’liler! Siz, FETÖ’nün ne halt olduğunu dinimize hakaret edince değil; iktidarınıza ihanet edince anladınız!”

(13. 7. 2022)

FETÖ ihanet şebekesine hiç yakın durmayan tek siyasi hareket, Erbakan öncülündeki Millî Görüş partileri ve Saadet Partisi’dir. Mücadelede “samimi” olanlar, Saadet iktidarı için çalışmalılar.

Gerisi, laf-ü güzaftır!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?