Proaktif Yönetim Anlayışına İhtiyaç Var…

Günümüzde dünyada olayların döngüsünün hızı, geçmiş dönemlere göre oldukça artmış durumdadır. Geçmişte 1 yılda yaşanan olaylar günümüzde 1 ayda yaşanmakta, konuşulmakta ve tükenmektedir. Bu durum sosyal, ekonomik olaylar için geçerli olduğu gibi insanoğlunun doğanın dengesini bozmuş olmasından dolayı doğal olaylar için de geçerlidir. Bu nedenle ülkeleri, şehirleri, siyasi partileri vb. yöneten yöneticilerin yaşanan olaylara göre tepki vermesi, önlem alması, strateji belirlemesi yani reaktif bir yaklaşıma sahip olması günümüz koşulları bakımından yetersiz kalmaktadır. Günümüz yöneticilerinde liyakat bakımından bulunması gereken en önemli vasıflardan birisi proaktif bir anlayışa sahip olmaktır.

Yani olaylar yaşanmadan öngörmek, verileri, gelişmeleri değerlendirerek yaşanması muhtemel senaryoları öngörmek, buna göre önlem almak ve strateji belirlemek günümüz yöneticilerinde olması mutlaka gerekli olan vasıflardan birisidir. Son dönemde ülkemizde yaşanan bazı gelişmeler yöneticilerde bu özelliğin olmamasının ülkeler, şehirler için ne kadar ağır faturalar doğurduğunu ortaya koymaktadır.
2022 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu hazırlandıktan sonra ülkemizde Kasım ayında başlayan derin ekonomik buhran (Kriz demiyorum çünkü kriz zaten vardı ve buhrana dönüştü) sonrasında hazırlanan bütçe yetersiz kalmıştır. İktidar tarafından günü kurtarmak adına alınan kur korumalı mevduat gibi önlemlerin ülkeye faturası, borçlanma faizlerinin artması sonucu faiz giderlerinde yaşanan artış, kamu harcamalarında yaşanan maliyet artışları vb. nedenlerle merkezi yönetim bütçesi yıl sonunu göremedi.

Bunun sonucunda Haziran ayında 2022 yılı için belirlenen bütçe giderlerinin %50’sinden fazlasına denk gelen ek bütçe kanunu Meclis’e getirilerek kabul edildi. Öncelikle şunu ifade edelim ki kanaatimce söz konusu durum Kasım ayında uygulanmaya başlanan ekonomi politikalarının bilinçli, sonuçları öngörülen, ayakları yere basan politikalar olmadığının açık göstergesi mahiyetindedir. İkinci olarak hazırlanan merkezi yönetim bütçesinin %50’den fazlasına tekabül edecek şekilde ek bütçeye ihtiyaç duyuluyorsa ekonomiyi yönetenlerin öngörü sahibi olmadıkları, bütçeyi hazırlayanların liyakat konusunda ciddi problemleri olduğu açıktır. Bu öngörüsüzlüğün ve liyakat probleminin faturasını da içinde bulunduğumuz ekonomik koşullarla millet olarak hepimiz ödüyoruz.

Benzer bir durum birkaç gün önce İstanbul’da yaşanan yoğun yağmur yağışları ve su baskınlarında da yaşanmıştır. Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün birçok şehirle ilgili yoğun yağış uyarısına rağmen İstanbul’da birçok bölgede yeterli önlemlerin alınmamasının sonucu olarak su baskınları ve mağduriyetler yaşanmıştır. Şehrin yaşadığı birçok probleme şehir dışında tatilde yakalanmayı adet edinen İBB başkanı gelen tepkiler üzerine, “İstanbul’a mevsim normallerinin 5 katı yağış düştüğünü ve gece 03:30’dan itibaren çalışmaları takip ettiğini” ifade ederek kendisini savunmuştur. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin birçok bakanlıktan daha büyük bütçelere, dolayısıyla önemli imkanlara sahip olduğu, İstanbul’un yaklaşık 20 milyon insana ev sahipliği yaptığı düşünülürse İstanbul’u yönetenlerin günler öncesinden hava durumuna ilişkin tahminleri takip ederek gerekli önlemleri alması ve belediye başkanının o gün şehirde, işinin başında olması beklenirdi. Elbette kendisinden başka yetkililer gibi kapalı salonlarda göstermelik olarak ayaklarına bot giyerek algı oluşturmaya yönelik pozlar vermesini beklemiyoruz ama en azından yönettiği şehirde yaşanan ve önceden uyarılarla beklenen bir sıkıntıda şehrinde olmasını beklemek de İstanbulluların hakkıdır herhalde. Hülasa, şehrin proaktif, önceden gören ve önlem alan bir yönetim anlayışı ile yönetilmemesinin sonucu olarak yoğun yağışın faturası daha ağır hissedilmiştir.

Yukarıda kısaca anlattığımız olaylar yönetici kadrolarının proaktif bir yaklaşıma sahip olmasının önemini ortaya koyan iki örnektir. Ne yazık ki kadim bir devlet geleneğine sahip olan bir millet olarak günümüzün gerektirdiği vasıflara haiz yöneticilere sahip olmamanın faturasını ağır şekilde ödüyoruz. Ne diyelim; Allah millet olarak bizlere şuur, yöneticilerimize liyakat nasip etsin…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammed Maruf - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?