Gençliğimiz Tehdit Altında

Gerek kara sınırlarımızdan gerekse deniz yoluyla ülkemize sokulmuş olan uyuşturucuların yakalandığı haberleri zaman zaman medyaya yansıyor. Özellikle de yakalanan uyuşturucuların miktarının tonlarla ifade edilmesinin ciddi bir tehlikenin habercisi olması gerekir diye düşünüyorum. Buna rağmen yurdumuza çeşitli yollardan sokulan uyuşturucuların yakalanmış olması sevindirici olmakla birlikte ister istemez, “Yakalanmayanlar ne oluyor?” sorusunu akla getiriyor. Bu arada binlerce kilo olduğu belirtilen, yakalanan uyuşturucuların yakalanamayanlarının akıbetini düşünmeden geçmek mümkün değil. Yakalananların çok büyük miktarlarda olması ister istemez “Uyuşturucu kaçakçıları ülkemizi transit bir geçiş yolu olarak mı kullanıyorlar? İçeride piyasaya sürülüyor mu, sürülüyorsa ne kadarı içeride başta gençlerimiz olmak üzere insanımızı zehirliyor?” gibi cevap bekleyen ciddi sorular gündeme geliyor.

Kısacası, ülkemizde uyuşturucu alışkanlığı giderek ciddi bir tehdit oluşturuyor. Büyük şehirlerimizde bazı mahalle ve semtlerin torbacı olarak ifade edilen uyuşturucu satıcılarının işgali altında olduğu, buralara emniyet güçlerinin baskınlar yaptığı belirtiliyor. Bu arada gerek içici gerekse satıcı olarak bir kez uyuşturucuya bulaşanların kendilerini kolay kolay bağımlılıktan kurtaramadıkları biliniyor. Bir yanda devlet bir yanda gönüllü sivil toplum kuruluşları gençlerimizi bu beladan kurtarmak için çalışıyorlar ama kökünün kazınması şimdiye kadar mümkün olmadı. Uyuşturucu ile mücadelede esas olanın insanımızın bu illet ile tanışmasının önünün kesilmesi gerekiyor. Çünkü bazı bilim insanlarımız gençlerimizi uyarmak için bir tehlikeye dikkat çekerek, “Uyuşturucuyu bir kez deneyenlerin yüzde 70’i bağımlı oluyor” diyorlar. Bunu da tecrübelerine dayanarak ifade ediyorlar. Bu arada özellikle sosyal medyada son dönemlerde uyuşturucu kullanımının normalleştirildiğine dikkat çekiyorlar.

Bunları felaket tellallığı yapmak için yazıyor değilim. Bir kereden bir şey olmaz yaklaşımı ile uyuşturucu ile tanışanların geleceklerinin karardığına, hayatlarının bir bakıma kendi kontrollerinden çıkarak uyuşturucu tacirlerinin eline geçtiğini hatırlatmak için ifade ediyorum. Bu bakımdan aile üyelerine çocuklarını uyuşturucudan koruma ve kurtarma hususunda önemli görevler düşüyor. Bu arada uyuşturucu bağımlısı insanları kurtarmanın sanıldığı kadar kolay olmadığı, bunun için de öncelikli olarak uyuşturucunun birtakım çeteler tarafından alınıp satılan bir mal olmaktan kurtarılması gerekiyor. Bunun için sanıyorum devletin alacağı tedbirler vardır. Özellikle uyuşturucu kaçakçıları ve satıcılarına verilen cezaların ağırlaştırılması, yani cezaların caydırıcı hale getirilmesi gerekiyor.

Bu arada medyaya yansıyan haberlerde gençliğimizin uyuşturucuya başlama yaşının 15’e kadar düştüğü belirtiliyor. Son bir açıklamada olayın boyutları şöyle belirtiliyordu:

“Madde bağımlılığı gittikçe artıyor. Bununla beraber yaş oranı da düşüyor. Son verilere göre uyuşturucu kullananların yüzde 85’ini 15-24 yaş aralığı oluşturuyor.”

Sanıyorum bu durum ülkemizde uyuşturucu bağımlılığının ulaştığı noktayı göstermeye yetecektir. Bir mücadelenin yürütüldüğünü biliyorum ama olay giderek toplum için ciddi bir tehdit haline geliyor. Özellikle devletin uyuşturucu ile yürüttüğü mücadelede annelere bu konuda ciddi bir sorumluluk yüklendiğine dikkat çekilerek, el ele vermeleri çağrısında bulunuluyor. Tüm bunları hatırlatmaktan maksadım sanki böyle bir tehlike yokmuş gibi davranmanın bağımlılığın daha da yaygınlaşmasına sebep olacağını düşünerek bu işin kaçakçılığını ve satıcılığını yapanlara verilen cezaların artırılması gerektiğine dikkat çekmek istiyorum. Çünkü bir defa bağımlı hale gelen yavruların hayatlarının kaydığını unutmamak gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?