Reklamı Kapat

Temel Bey O Sorulara Ne Cevap Verdi?

Flash Haber’de, önceki gün, Basın Kulübü programında Hakan Aygün ve Gizem Fidan’ın canlı yayın konuğu idi; Saadet lideri Temel Karamollaoğlu.

Her iki programcı da Temel Bey’e deyim yerindeyse ‘köşeli ve farklı’ sorular sordular. Elbette gazetecilik karşındaki konuğu bir bakıma sıkıştırmak demek! Elbette gazetecilik gerçekleri ortaya çıkarmak demek! Çanak sorular yerine zor sorularla konuşturmaya zorlarsınız, konuğunuzu, konuklarınızı, muhatabınızı...

Ama çok yerde karşılaşırsınız; mesela öyle sorular vardır ki; hani derler ya, ‘iki ucu pis bir değnek!’ Ne cevap verseniz farklı yönlere çekilebilir… Bir bakıma Karamollaoğlu’nu sağlı sollu böyle sorularla zorlamaya çaba gösterdi, her iki programcı!

Örneğin, bu sorulardan birisi, “Selahattin Demirtaş serbest bırakılmalı mı?” idi. Temel Bey, ısrarla sorulan bu soruya yönelik birkaç kez, altını da kalın çizgilerle çizerek şu cevabı verdi:
- “Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılıp bırakılmayacağına adalet karar versin! Adalet ne diyorsa o olsun!”

Bir başka soru, Altılı Masa’nın, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının kim olacağı yönündeydi. Hatta isimler de soruldu, bu arada. Ancak Temel Bey her defasında, “kazanabilecek” adaya işaret etti. Ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının önümüzdeki seçimlerde kazanacağı kanaatini bir kez daha deklare etti. Aynı zamanda Parlamento çoğunluğuna sahip olacağını da belirtti…

Benzer başka sorular da tevcih edildi, Temel Bey’e! “ Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verir misiniz? Cumhur İttifakı’na katılır mısınız, gibi… O soruları da canlı yayında gerektiği şekilde cevapladı, Saadet lideri.
“Çözüm odaklı” açıklamalarını ilgiyle takip ettim. Bence her şeye karşın güzel ve faydalı bir programdı. Hayırlara vesile olsun…

İŞTE O RAPORDAN BAŞLIKLAR!

Flash Haber’deki programda ağırlıklı gündeme getirilen konulardan birisi de “Kürt meselesi” oldu.
Tam da burada, Saadet Partisi Genel Başkanı, birkaç sene önce, 2018 yılında, yine bir Haziran günü açıkladığı Kürt Raporu’na atıfta bulundu. “Biz bu konuda birkaç sene önce ayrıntılı bir rapor açıkladık.” dedi.

Peki, Diyarbakır’da Temel Karamollaoğlu’nun açıkladığı, Kürt meselesine çözüm önerilerinin yer aldığı 10 sayfalık raporda hangi hususlar ön plana çıkıyordu? Bakalım:
* “Kürt meselesi sadece ülkemizin bir meselesi değildir. İran, Irak ve Suriye’de önemli oranda Kürt nüfusu vardır. Bu itibarla Kürt meselesi, en az dört devleti ilgilendiren ve etkileyen bir derinliğe sahiptir.”
* “Türkiye, İran, Irak ve Suriye’nin bir araya gelerek meseleye hak, adalet ve kardeşlik çerçevesinde bir çözüm üretmeleri, emperyalist ülkelerin oyununu bozacak ve tüm halkların barış ve huzura kavuşmasına vesile olacaktır.”
* “Kürt meselesinde en cesur ve en sağlıklı bakış açısına sahip olan ve meselenin çözümü noktasında samimi bir çabayı gösteren her zaman Millî Görüş partileri olmuştur. Temel insan hakları, ekonomik kalkınma ve akan kanın durması hususunda birçok adım atılmış ve bu iktidar dönemleri Kürt meselesinin, Cumhuriyet tarihinin çözüme en yakın olunan dönemleri olmuştur.”
* “Bu gayretler bölge halkının büyük teveccühüne mazhar olmuş ve hep hayırla yâd edilmiştir. Ancak bu adımlar sonucunda Millî Görüş partileri ve başta Prof. Dr. Necmettin Erbakan olmak üzere parti yöneticileri siyasi bedeller ödemişlerdir.”
* “Biz inanıyor ve savunuyoruz ki, bütün insanlar haysiyet ve haklar bakımından hür ve eşit doğarlar. Bütün insanlar akıl ve vicdan sahibidirler. İşte insanı insan kılan bu özelliklerinden ötürü fertlerin ve toplulukların birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmeleri elzemdir.”
* “Türk Türk’tür, Kürt de Kürt’tür. Türk Türk olduğu için, Kürt de Kürt olduğu için bir ayrıcalığa sahip değildir. Bununla birlikte Kürtler ve Türkler aynı dinin mensubu, ortak bir tarihin çocukları, aynı kültürün renkleri ve aynı vatanın evlatlarıdır.”

* “Türkler ve Kürtler bir vücudun azaları gibidir. Aslına bakılırsa Türk’ün Kürt diye, Kürt’ün Türk diye bir sorunu yoktur. Sorun milletimizde değil, sorun bu milleti bölmeye, ayrıştırmaya çalışan hatalı yaklaşım ve politikalardadır.”
* “Kürt meselesinin çözülmesi, hak ve adalet eksenli bir bakış açısını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle köklü bir zihniyet değişimine ihtiyaç vardır. Türkiye’de ve bu coğrafyada tüm insanlığın saadeti, temel insan haklarının kâmil manada sağlanması ile mümkündür.”
***
Rapor böyle devam ediyor…
Bunlar maalesef Türkiye’nin uzun yıllardır değişmeyen gündemi. Öyle gözüküyor ki, Millî Görüş iktidarı dışında bu sorunların çözümü mümkün de değil…

SİYONİZM’İN AYAK OYUNLARINA DİKKAT!

Saadet Partisi tarafından hazırlanan, önceki gece TV programında Temel Karamollaoğlu’nun işaret ettiği Kürt raporunun sonuç bölümündeki değerlendirmeler de çarpıcı. Okuyalım;
* “Kürt meselesinin çözümünde Türkiye tarihi bir dönemeçte bulunmaktadır. Bu meselenin çözüme kavuşturulması, ülkemiz ve bölgemiz açısından büyük önem taşımaktadır. Zira sınırlarımızda yaşanan gelişmeler meselelerimizi kendi içimizde çözemediğimiz takdirde her türlü dış manipülasyona açık bir hedef konumuna gelmemize neden olacaktır.”
* “Nitekim bir taraftan komşularımızın toprak bütünlüğü bozulmuş, Irak ve Suriye’de devlet otoritesi kaybolmuşken, diğer taraftan Siyonizm’in bölge üzerindeki emelleri ve hamleleri devam etmektedir.”
* “Bunun için öncelikle Kürtleri ötekileştiren yaklaşımlardan kaçınılarak, onları kucaklayacak bir söylem ve eylem geliştirilmelidir. Sonrasında ise bölge ülkeleri ve diğer aktörler ile bir araya gelinerek meseleye hak, adalet ve kardeşlik çerçevesinde bir çözüm üretilmelidir.”
* “Bu çerçevede, Türkiye’ye önemli görevler düşmektedir. Türkiye, Batılı güçlerin müdahalesine izin ve fırsat vermemeli, inisiyatif almalı, geçmiş birikim ve deneyimlerinden istifade ile birleştirici rolünü iyi kullanarak İran, Irak, Suriye gibi aktörleri de dâhil edeceği bölgesel birlikteliklere öncülük etmelidir.”
* “Şüphesiz ki çözüm, etnik ve mezheplere dayalı yeni mikro devletler kurmak, coğrafyamızı yeni parçalara ayırmak değil; mevcut parçalanmışlıkları da gidererek daha büyük bir birlikteliğe doğru yol almaktır.”
***
Saadet Partisi tarafından hazırlanan bu raporun tamamı internet ortamında da var. Okumakta yarar var…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?