Bir Tatil Meselesi

Küresel sistemi ayakta tutan kaidelerinden (ana sütunlardan) biri de tatildir. Bu sistemden rahatsız olsak da tüm sene umutla bekler, gün sayarız tatil sezonuna kavuşmak için. Ve sonunda o gün geldi. Okullarda tatil zilinin çalması ile hepimizin ortak hayali olan tatil sezonunu sonunda açtık. 

Daha okullar yaz tatiline girmeden, öğrenciler karnelerini almadan hepimizin gündemi belliydi aslında. Nasıl olmasın ki? Bu kadar parlatılan, cilalanan, süslenen başka ne var hayatımızda? Haz ve hız çağının ortasında yapmak zorunda kaldığımız ne varsa sonunda tatile kavuşma hayali ile yapmıyor muyuz sonuçta?  

Tatil, hayatın akışı içerisinde belirli vakitlerde dinlenme amacı için yapılan bir eylem olmaktan çıkarılarak çağın ana dinamiği haline getirildi. Öğrenciler tatil için okula gidiyor. Anne babalar tatil için çalışıyor. Eğitim sistemindeki “dinlenme periyodları” dahi küresel tatil aralıklarına göre ayarlanıyor. Öğrencilerin en verimli zamanlarının çoğunluğu tatillerle geçiyor. Yaz tatilleri, kar tatilleri, ara tatiller... Çağın dokunulmazı tatil…

Öyle bir şey ki bu tatil denilen şey hepimizin ama hepimizin ortak hayali, ortak gündemi.  Sadece öğrenci ya da öğretmenlerin değil. Velilerin de değil. Yetişkinlerin, çalışanların, çalışmayanların… Tüm sektörler işlerini tatile göre organize ediyor. Hele bankalar... Küresel sistemin kadim dostları... Banklar olmadan tatil olur mu? Tatil kredileri, tatil teşvikleri ile bizim daha iyi tatil yapabilmemiz için ellerinden geleni yapıyorlar. Zira bu onların en önemli vazifelerinden...  

Tatil adeta oksijenimiz, hayat kaynağımız... Ve tek amacımız tatile çıkmak... Sadece ülkemizde de değil. Her ne hikmetse bütün toplumlarda gündem aynı. Her ülkenin sistemi rejimi farklı olmasına rağmen... Her toplumun kültürü, gelenekleri, görenekleri… dilleri, ırkları, renkleri... tarihleri, dostlukları düşmanlıkları...  kıtaları, coğrafyaları… Tüm bunlar farklı olmasına rağmen herkesin ama herkesin ortak paydası tatil. 

Tatil dediğimiz şey görünürde dinlenmenin, tüm sene yorulmanın bir mükâfatı olsa da harcamanın, tüketmenin yolu... Doğru ya küresel sistemin ayakta kalabilmesi için, çarkın dönebilmesi için bir sene içinde biriktirdiklerimizi harcamamız lazım. Kimse tasarrufta bulunmamalı, kenarda kıyıda birikimi olmamalı.

Tatil demişken. Aklınıza bir tek yaz tatili gelmesin. Zira artık bir mevsimle sınırlandırılmıyor…  Sonuçta çarkın her mevsim dönmeye ihtiyacı var. Kış tatili, yaz tatili, dağ tatili, yarıyıl tatili, noel tatili... Hatta bayramlarda da tatil yapmalı. Artık ne inancımıza ne çevremize ne de insanlığa karşı bir vazifemiz, sorumluluğumuz kaldı. Hatta kendimize dahi sorumluluğumuz yok. Tek sorumluluğumuz küresel çarkın sahiplerine… 

Tatilde ne mi yapıyoruz? Tüm sene çalışmışız şimdi el ense yatmak, önümüze konanları tüketmek vakti. Çok düşünmeye de ihtiyaç yok. Tatilde ne yiyeceğimize, nereleri gezeceğimize, hangi aktiviteleri yapacağımıza, nasıl giyinip nasıl davranacağımıza tatil paketlerini hazırlayanlar karar veriyor. Bizim yapacağımız en fazla bir kaçı arasında tercih yapmak. Yani yorulacağımız bir şey yok. 
Biliyorum hepimiz tatili seviyoruz. Ama en çok tatili kültür haline getirenler seviyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selime Sümeyye Abatay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?