İdam Cezası Yine Hatırlandı

Marmaris’te ormanların ateşe verilerek yakıldığının tespit edilmesinin ardından idam cezası yeniden gündeme geldi. Ancak bundan önce de çeşitli kereler bazı olayların ardından idam cezasının yeniden getirilmesi tartışıldı. Ancak her seferinde birkaç gün tartışıldıktan sonra unutulmaya terk edildi. Hem de idam cezasının getirilmesi gerektiğini savunanlar tarafından unutulmaya terk edildi. Bu arada mevcut cezaların ağırlaştırılması da sıkça gündeme geliyor ve sonuç olarak ceza yasalarında yapılan değişikliklerle cezalar ağırlaştırılıyor. Tüm bunlara rağmen ülkemizde mahkemelerin verdiği kararlar toplumun bir kesimi tarafından sürekli tartışılırken, bir kesimi de tartışmalara destek vermese bile kenardan izlemeyi tercih ediyor. Yani ülkemizde yargıya haklı ya da haksız bir güvensizlik gelişmiş, bu durum ise bazı yargı kararlarına yönelik sert eleştirileri gündeme getiriyor. Hatta bazı siyasiler, verilen kararları tanımadıklarını söyleyebiliyor. Bu tartışmalarda kim haklı kim haksız onu tartışacak değilim. Sadece ülkemizde yargıya güvenin giderek tükenme noktasına geldiğini hatırlatmak istiyorum.

Bu noktada yargı kararlarının sürekli tartışılır hale gelmiş olması ister istemez bazı kararların vicdanları rahatsız ettiği gibi nitelendirmeleri de gündeme getiriyor. Hatta bazı kararlar bir kesim tarafından vicdanları rahatsız etmekle nitelendirilirken, bazı kesimler tarafından böyle bir rahatsızlığın hissedilmiyor olması üzerinde durulması gerekiyor. Bunun yanında idam cezasının yeniden getirilmesi isteklerinin zaman zaman gündeme taşınması, daha sonra da unutulmaya terk edilmesi de işin ayrı bir boyutu olarak ortaya çıkıyor. Çünkü ülkemizde idam cezası uygulaması vardı ve mahkemelerce de veriliyordu. Ne var ki, mahkemelerin verdiği kararlar uzun yıllar uygulanmadı, uygulanamadı. Çünkü Meclis’e gelen idam kararları beklemeye alındı. Elbette bunun da çeşitli sebepleri vardı. Özellikle ülkemize örnek gösterilen bazı AB ülkelerinde idam cezasının kaldırılmış olması, sanıyorum verilen kararların uygulanmamasında en önemli etkendi.

Şahsen sebepleri üzerinde duracak değilim. Sadece idam cezası gündeme geldiğinde işin geçmişini düşünmek gerekiyor. Dün niçin kaldırıldı, bugün niçin yeniden gelmesi isteniyor? Bunların da cevabı verilebilir ancak söz konusu olan ülkemizdeki yargıya yönelik güvensizlik ifade eden açıklamaların sürekli gündem olduğu bir noktada yarın verilecek ve uygulanacak idam kararları da bugün olduğu gibi tartışma konusu olacaksa ülkemizde yeni bir sorun gündeme gelecektir. Kaldı ki, verilmiş ve uygulanmış idam cezasının ileride verilen kararın yanlış olduğu anlaşılmış olsa bile geri dönüşü olmayacaktır. Vatan haini denilerek idam edilen Menderes ve arkadaşlarının bugün saygıyla anılıyor olması gibi. Bu bakımdan ülkemizde öncelikli olarak yargıya güvenin tesis edilmesi gerekiyor. Eğer yargıdan farklı kesimler farklı kararlar beklemeyecek, istekleri doğrultusunda çıkan kararları alkışlamaya, aksi kararları yerin dibine batırmaya devam edeceklerse o zaman sadece idam cezasının geri getirilmesi ülkemizde var olan adalet sorununu ortadan kaldırmayacaktır. Bu bakımdan gündeme göre idam cezasını tartışmaya açıp gündem değişince de gündem dışına itelemeye devam edecekse idam cezasını ısıtıp ısıtıp gündeme getirilmekten vazgeçmek gerekiyor. Özellikle de iktidar sahipleri idam cezasının geri getirilmesi konusunda samimi iseler, kimseden izin almaya ihtiyaçları yoktur.

Sözün özü idam cezasının getirilmesi çok ciddi bir konudur. Mazlumların hayatının canilerden daha değerli olduğunu göstermenin yolu da idam cezasının getirilmesinden geçiyor. Ancak bu konuyu polemik meselesi yapmamak gerekiyor. Meselenin enine boyuna çok yönlü araştırılması, buna göre de atılması gereken adımın atılması gerekiyor. Bu yapılmadan ikide bir idam cezasının getirilmesi gerektiğini söylemek sadece toplumun öfkesini artırır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?