Araştırmacı Gazetecilik

Nice zamandan beri gazetecilik mesleğinin alil, yani hastalıklı bir vaziyete düçar olduğunu görmekte ve üzülmekteyim. Araştırmacı gazetecilik neredeyse unutulmaya yüz tutmuş durumda. Oysa “araştırmak”, “fikr-i tâkip”, bazı temel meseleleri enine boyuna incelemek, karanlık yönlerini ortaya çıkarmak, kamuoyunun bilgisine sunmak bizim mesleğin temelidir.

Araştırmacı gazetecilik denilince bunun dünya çapındaki örneği, The Washington Post gazetesinde çalışan iki acar gazetecinin, Bob Woodward ile Carl Bernstein’in ısrarla bir konunun üzerine gitmesiyle patlak veren skandaldır. ABD Başkanı Richard Nixon’un istifa etmesine ve 69 kişinin yargılanmasına ve 48 kişinin suçlu bulunmasına sebebiyet veren hâdise, Washington’daki bir otel ve iş merkezi olan Watergate’ye dadanan 5 hırsızın yakalanması ile ortaya çıkmıştı. O iş merkezinde o devrin ana muhalefet partisi olan Demokrat Parti’nin, “Demokratik Ulusal Komite Merkezi” bulunmaktadır. İki gazeteci, Nixon ve ekibinin, rakipleri olan partinin seçim çalışmalarını gizlice takibe aldığını ve konuşmaları dinlettiğini ortaya çıkarmıştır. Neticede Başkan, istifa etmek mecburiyetinde kalacaktır.

Ülkemizde yakın tarihimizde araştırmacı-gazeteci denilince aklımıza birçok isim gelmektedir: Cüneyt Arcayürek, Uğur Mumcu, M.Ali Birand, Mustafa Kurdaş, Mustafa Yılmaz bunlardan bazılarıdır.

Mustafa Kurdaş-Mustafa Yılmaz ikilisinin Millî Gazete’deki pek çok yazısını kesip arşive kaldırmışımdır. Cüneyt Arcayürek’in seri kitaplarında, yakın tarihimize dair pek çok bilgiler bulunmaktadır. Hâkeza M.Ali Birand’ın ve Uğur Mumcu’nun kitaplarında da…

Âcizane bizim de aktif gazetecilik devresinde 85 dosyamız yayınlanmıştı. Bunlardan bazıları iki ay boyunca tam sayfa yayınlanmıştır. Ne var ki bizim bu “araştırmacı gazetecilik” faaliyetimiz siyasî olmadığı için kamuoyunda fazla ma’kes bulmamıştır. Bizim çalışmalarımız daha ziyade, kaybolan kültürümüze, tarihimize dairdi. Mesela tek parti devrinde yok edilen, kapatılan camilerin, medreselerin, tekkelerin ve diğer tarihî eserlerin peşine düşmüştük. Bu tâkibimiz Elhamdülillah müsbet netice verecek, birçok kaybolan cami yeniden inşa edilecek, çok perişan durumda olan Eyüb Sultan Mezarlığı gibi tarihî yapılar yüz ağartan hale getirilecekti.

Bizim o aktif gazetecilik yıllarımızda, çalıştığımız gazetede bile bu gibi çalışmalar için “izin” kopartamazdık. Gazeteyi idare eden arkadaşlara göre pazaryerine gidip vatandaşlara domates, salatalık fiyatlarını nasıl bulduklarını sormak ve pazarın durumunu yansıtmak daha mühimdi. Onun için ben de izin günlerimde kendi haberimin peşinde koşturur ve yaptığım çalışmaları, fotoğrafları ve belgeleri ile birlikte takdim ederdim. Bu “ekstra çalışma” ekseriyetle ilgili arkadaşların hoşuna gider ve birinci sayfadan anonslarla yayınlarlardı.

Araştırmacı gazetecilik, hayli zor ve çok zorlu bir iştir. Bir defa arkanda kapı gibi bir müessese olacaktır. İcabı halinde iktidardakilerle ve diğer kuruluşlarda görev yapanlarla ters düşülecektir. Dolayısıyla hukukî süreçte gazetecinin arkasında durulmalı, ciddi hukukçuları devreye koymalıdır. Bazı durumlarda gazetecinin seyahati ve araştırmaları için maddî destek gerekecektir.

Günümüzde iktidara bağlı olmayan hür ve bağımsız medya kuruluşlarının sayısı maalesef azalmıştır. Polemiğe yol açmamak için ben en iyi bildiğimden bahsedeyim. Millî Gazete, TV5 misali yayın organlarının benzerleri ne kadardır?

Gazetecilik çok ciddi bir iştir. Hele hele bu meslekte kollar temel konuları araştırmak için sıvanmışsa, o çok ciddi iş, daha da ciddiyet kesp eder.

Bizim ülkemiz öyle sıradan bir ülke değildir. Âdeta dünyanın merkezidir. Dünya siyasetinin en mühim hâdiseleri ya burada dizayn edilmekte ya da işin bir ucu mutlaka buraya dayanmaktadır. Hem ülkemizin hem de bu ülkede yaşayan insanların menfaatini korumak, oynanan oyunları deşifre etmek, varsa suistimalleri ortaya çıkarmak, hazinenin düzgün tasarrufunu sağlamak için fikir beyan etmek ve bilgi sahiplerine ulaşıp onları konuşturmak araştırmacı-gazetecilik sahasına girer.

Nicedir, eski ustaların o büyük emek mahsulü kitaplarının benzerlerini okumadım, flaş araştırmalara rast gelmedim. Sözün özü, “Watergate Skandalı” benzeri, hoplatıcı gazeteciliğe hasret kaldık.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder

# ABD

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?