Toplumun Temeli Ailedir, Ailesiz Toplum Oluşamaz

Toplumun tüm dikkati kazanacağı paraya odaklandırılınca, madde en öncelikli ihtiyaç gibi görülmeye başlanıyor. Maneviyat ister istemez insanların gündeminden çıkmaya başlıyor. Böyle olunca da özellikle gençlerin ilk hedefi çok para kazanılacak bir iş sahibi olmaya başlıyor. Özellikle kendi manevi değerlerimizi bir kenara iterek Batı’ya benzeme çabaları da devreye girince öncelikli olarak ailenin temelleri zayıflıyor. Artık gençler 30 yaşın üzerinde ancak evlenebiliyorlar. ‘Evleniyorlar da evliliklerini sonuna kadar sürdürebiliyorlar mı’ derseniz bu soruya hemen ‘evet’ demek de günümüzde maalesef mümkün değil. Artık insanlar milyonlar içinde tek başlarına yaşıyor, tek başlarına ölüyorlar. Bu şartlarda da insanımızın mutluluğu yakalaması zorlaşıyor. Sonuçta insanımız maddeten yüksek bir gelir seviyesine erişmiş olsa da maddenin tek başına insanın mutluluğunu sağlamaya yetmediğini görüyor ama o zamanda iş işten geçmiş oluyor.

Sözü uzatmadan Saadet Partisi Konya milletvekili Abdulkadir Karaduman’ın önceki gün Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmaya geçmek istiyorum. Çünkü Millî Görüşçüler olarak her fırsat dikkat çekmeye çalıştığımız maddi ve manevi kalkınmanın birlikte düşünülmesi gerektiğine dair düşüncemizi dile getirdi. Dünkü Millî Gazete’de, “Ailesiz bir toplum oluşturulmak isteniyor” başlığı altında yer alan konuşmayı ana hatları ile aktarmak istiyor ve ülkemizin tek sorununun ekonomik bunalım olmadığını, toplumumuz ciddi bir sosyal patlamanın eşiğinde olduğunu bir kez daha hatırlatmakta fayda var. Gerçi Millî Görüşçüler bu gerçeği 50 yıldır her fırsatta topluma hatırlatıyorlar ama ülkemizin içine yuvarlandığı manevi bunalım gündemimizden çıkmıyor. Çünkü 100 yılı aşkın bir süreden beri insanımıza ulaşılması gereken hedef olarak maddeyi put edinmiş, bunun sonucu olarak sömürgeciliği kendileri için hak gören Batı olarak takdim edildiği için giderek insanlar maddeye adeta esir ediliyor.

Bu noktada Sayın Karaduman’ın Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmayı özet olarak sunmak istiyorum:
“Bugün aile kurumu yok edilmek isteniyor. Cinsiyetsiz, kimliksiz ve ailesiz bir toplum oluşturulmak isteniyor. TV kanalları, yasalar, uygulamalar bu hedef doğrultusunda birer araç olarak kullanılıyor ve ne yazık ki devletin kurumları buna alet ediliyor.”

Karaduman daha sonra, “Yarım asırdır her fırsatta Millî Görüşçüler olarak dikkat çektiğimiz Hayım Nahum doktrini, milletimizi borca esir etmeyi, işsiz ve aç bırakmayı, inancından uzaklaştırmayı hedeflediğine dikkat çekerek” sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son zamanlarda artan sapkınlıkları meşru gösterme çalışmaları, diğer yandan aile yapımızı bozmaya dönük hamleleri bunun örneğidir. Küresel dayatmanın bir eseri olan İstanbul Sözleşmesi de bunun en somut örneğidir.

Kadına şiddeti önlemek İstanbul Sözleşmesi’nin kılıfıdır. Kadını kalkan olarak kullanıp hem kadınlığı, hem erkekliği bitirmenin bir toplumu çökertmenin adıdır İstanbul Sözleşmesi” dedikten sonra, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“İstanbul Sözleşmesi’nin kadına şiddeti önleyeceğini savunmak, ABD’nin Irak’ı demokrasi getireceğini savunarak işgal etmesi ile aynı şeydir.”

Sözün özü aileyi kurtarmadan toplumu kurtarmanın mümkün olmadığını artık herkesin görmesi gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?