Cinler, Şeytanlar ve Çarpılmış İnsanlar

Cinlerden, şeytanlardan yardım istemek, onların korumasına sığınmak, cahiliyye/kafirlik adetlerinden olduğunu Rabbimiz Kur’an-i Kerim’de bildirir. Kur’an’dan Cin Süresi’ni okuyuverin.

Kur’an okumaya, namaz kılmaya… başlayacağımızda, “Euzü billahi mineşşeytanirracim/Allah’ın rahmetinden uzaklaştırılan şeytandan, Allah’a sığınırım” demekle biz, kainatta/evrende Allah’tan başka sığınağın olmadığını ilan etmiş oluruz.

Kur’an okumaya başlarken bunu söylememiz, bizi Kur’an’dan uzaklaştırmak için bize daha önemli işler fısıldamasından, Kur’an ayetlerine sapık manalar fısıldamasından, namaz kılarken bizi vesvesesiyle namaz dışında dolaştırmasından Allah’a sığınmış oluruz.
İnsan da, melek de, cin ve şeytanlar da Allah’ın yarattıklarıdır.
Allah’ın izni olmadan hareket dahi edemezler.
Yerden biten her bitki Allah’ın izniyle biter:
“Güzel ülkenin bitkisi, Rabbinin izniyle (güzel ve bol) çıkar” (A’raf Süresi, Ayet 7/58)
Daldan düşen her yaprağı Allah Celle Celalüh bilir:
“Düşen her yaprağı O bilir.” (Enam, Süresi, Ayet 6/59)
“Yeryüzüne gireni ve ondan çıkanı, gökyüzünden ineni ve gökyüzüne çıkanı bilir. O Rahîm’dir, Ğafur’dur. “(Sebe Süresi, Ayet 34/2)

Ama insanlar, Allah’a olan kulluklarından çıkarlar, kendisi gibi doğan, ölen ve kendi çıkarlarını sağlamak için Rablık iddiasında bulunan, “Allah’ın dedikleri değil, benim dediklerim olacak” diyenlere kulluğu seçenler ve onların ilkeleri uğruna canlarını vermeye koşanlar:

“İman edenler Allah yolunda çarpışıyorlar. Kâfirler ise tağutlar (put adamlar) yolunda çarpışırlar. Öyle ise siz, şeytanın dostlarını öldürünüz. Muhakkak şeytanın hilesi zayıftır.” (Nisa Süresi, Ayet 4/76)
Allah’a kulluğu terk edenlerin tek sığınakları kalıyor o da, kendine bile faydası olmaya cin ve şeytanlar.

Rabbimiz haber veriyor:
“Gerçekten insanlardan bir kısım erkekler, cinlerden bir kısım erkeklere sığınırlardı da onların azgınlıklarını artırırlardı.
“Gerçekten onlar da sizin gibi Allah’ın hiçbir kimseyi diriltemeyeceğini sanıyorlardı.” (Cin Süresi, Ayet 72/6-7)

Cinlerin kafirleri de insan kafirlerinin bir kısmı gibi ölümden sonra dirilişi inkar ediyorlarmış.
Sayıları az da olsa günümüzde olduğu gibi.
“Ahiret diye bir şey yok. İnsanlar ölürler tekrar dünyaya gelirler, tekrar ölürler, tekrar gelirler.” Devridaim makinesi gibi çalıştığını söylerler.

Peki, bu devridaim makinesini kim kurmuş?
Bu makinenin devamını, yakıtını kim sağlıyor?
En pahalı saatleri yan yana koyun 24 saatte aralarında birkaç dakika veya saniye farkı görülür.
Dünya yaratıldığı günden bu güne 365 gün güneşin doğma ve batma saatlerinde saniye şaşması olmamış.

Reenkarnasyona inanların, ahireti inkar edenlerin elebaşlarından iki tanesi 1973 yıllarında Konya’ya gelirler. Konya’nın eşrafına epeyce bir şeyler anlatmışlar.

Ruh çağırma seansları düzenlemişler. Ölenleri çağırmışlar, ölenler de gelmiş ve demişler ki: “Ahiret diye bir şey yok, biz dünyaya gelme sıramızı bekliyoruz. Burada mutlu bir şekilde oynayıp duruyoruz.”
Konyalı, nazik ve kibar insan. Gelen misafirleri de üzmek istemezler.
Demişler ki: “Bizim burada saygı duyduğumuz, değer verdiğimiz bir hocamız var, Bozkırlı Mustafa Efendi (Parlaktürk) onunla görüştürelim sizi.”

Bozkırlı Mustafa Efendiye giderler, hoca hiç tartışmaya girmeden, der ki: “Ben bir adam tanırım çok kötü bir hayatı olmuştur, akşam bir de bunu çağırın.”

Adam’ı çağırır, adam gelir. (Ruh çağırma seansına hocaefendi katılmamış ama diğerleri katılmışlar.)
Ruh yazdırmaya başlamış, Medyuma: “Benim durumum çok iyi, hocaların dediği gibi değil. Kabir azabı filan yok. Biz burada dünyaya gelmek için sıramızı bekliyoruz.”
İkinci gün sevinerek hocanın yanına varırlar, durumu hocaya anlatırlar. Hoca efendi de derki: “Bire şaşkınlar! Benim söylediğim o adam, hala sağ, filan mahallede, filan sokakta bakkallık yapmaktadır. Gidin kendisiyle de görüşün.”

60 yaşın üzerinde olan, basın-yayını takip edenlerin bir çoğunun tanıdığı, ölmüş ünlülerden aldığı mesajları kitaplaştıran bu cinci sosyeteye, merhum Hacı Ali Kap’ın, İsmet İnönü’lü, bol kahkahalı cevabı, hala Konyalıların bazılarını güldürmeye devam eder.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?