Niçin Faiz ve Zam?

Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Faiz, bir Yahudi vergisidir. Faiz; “dünya gerçeğidir, tıpkı ticaret gibidir” diyenler sapıtmıştır. Hayat pahalılığının sebeplerini iyi okumamız gerekir. Bunun için İslam’ca okumaya ihtiyaç vardır. Hayat pahalılığının birinci sebebi faizdir. Faiz; malı, huzur ve refahı yok eder. Faizin meşru sayıldığı kapitalizm gibi düzenleri inatla yürütenler, dünya Siyonizm’ine hizmet ederler. Faiz, faizciye üretmeden tüketme hakkı veren bir fesat ve kölelik aracıdır. Kapitalist düzenlerde sistemin temel kuruluşları bankalardır ve bankalar yoluyla millet de devlet de soyulur. Yakın dönemlerde iktidar iç borçlanmaya gitti. Bu borçlanmayı bankalar üzerinden yaptı. Merkez Bankası bankalara %14 ile para satıyor. Bankalar da bu parayı devlete %26,36 ile geri satıyor. Bu faizler sonunda milletin önüne zam olarak çıkıyor. İşadamları kredilerle ürettiği malın, içine kredi faizlerini üretim unsuru olarak ekliyor. Yani aldığı kredi faizini vatandaşa ödetiyor. Rahmetli Erbakan Hocamız; “Ne alıyorsanız, ödediğiniz bedelin 3/1’i faiz, 3/1’i vergidir” sözünü, bu gerçeği ifade için söylemiştir. Pahalılığın ikinci sebebi haksız vergilerdir. Kapitalist düzenlerde vergi genellikle tüketimden alınır. KDV ve Özel Tüketim Vergisi gibi vergiler birer tüketim vergisidir. Bu vergiler, en az faiz kadar zulüm aracıdır ve pahalılığın sebebidir. Kapitalist düzenlerde vatandaş, köle olarak görüldüğü için, efendilerine karşı görevlerini, ödedikleri tüketim vergileri üzerinden yerine getiriyorlar. Bir litre mazota ödenen bedelin yaklaşık %72’si tüketim vergisidir. Daha fazla vergi almak için akaryakıta zam yapılıyor. Pahalılığın üçüncü sebebi üretimsizliktir. Türkiye üretmiyor, tüketiyor. Kapitalist düzenlerin gelişmekte olan ülkelere telkin ettiği şey; “siz üretmeyin, ihtiyaçlarınızı gelişmiş ve üreten ülkelerden temin edin” tavsiyesidir. Türkiye; tarım ve hayvancılıkta üretmiyor. İhtiyaçlar, dışarıdan dolarla satın alındığı için TL’nin alım gücü düşüyor ve bu, pazara zam olarak yansıyor. Derviş modeli ile Türkiye’nin üretim altyapısı çökertildi. Hammaddesi dışarıdan temin edilen iç üretim de sadece köleliğe hizmet ediyor. Pahalılığın dördüncü sebebi ölü yatırımlar ve devlet israflarıdır. Ordu’ya havaalanı, stadyum yapılıyor, fındık öldürülüyor, Rize’ye havaalanı yapılıyor, çay öldürülüyor. Giresun’da bir kâğıt fabrikası vardı, şimdi yerine stat yaptılar. Ölü yatırımlar ve devletin israfları da millete zam olarak geri dönüyor.

BERBAT YÖNETİM

Türkiye, yıllardır kötü yönetiliyor. AK Parti iktidarında kötü değil, berbat yönetiliyor. AK Parti iktidarı döneminde faiz, haksız vergiler, ölü yatırımlar israf ve üretimsizlik zirve yapmıştır. Devlet, bin liralık borcuna iki bin lira faiz öder hale getirilmiştir. Adalet ve merhamet yok edilmiştir. Ahlak ve maneviyat tahrip edilmiştir. Eğitim, alabildiğine İslam’dan uzaklaştırılmıştır. Bütün bunlar AK Parti iktidarının faizci kapitalist düzeni sadakatle yürütmesindeki inadındandır. AK Parti iktidarının, “önce ahlak ve maneviyat” diye bir istikameti yoktur. AK Parti iktidarının “Adil Düzen, İslam Birliği, üreten güçlü bir Türkiye, yeni bir saadet dünyası” kurmak gibi bir davası ve amacı da yoktur. Tarih 22 Mart 2009… Yer Çağlayan, Erbakan Hocamız konuşuyor:

“… ‘Bu Hoca öyle akıllı adam ki iki partiyle çalışıyor. Saadet Partili gibi gözüküyor ama AK Parti’de çalışıyor’ diyorlar. Ey millet, bu dedikleri Hoca benim ve ben haktan yanayım. AK Parti’nin hatalarına beni alet etmeyin. Bugün AKP’nin yöneticileri başta olmak üzere bütün kadrosu yıllarca beraber çalıştığımız kardeşlerimizdir. Ben tenkit ederken şahıslarını tenkit etmiyorum. Gittiği yolun yanlış olduğunu anlatmak için tenkit ediyorum. Bunları kızgınlıktan değil, onların hocası, ağabeyi olduğum için şefkatten söylüyorum. Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ‘ ABD’nin Irak’ta savaşan kahraman askerinin en az zayiatla ülkelerine dönmeleri için dua ediyorum’ diyor. Ey Tayyip, Millî Görüş gömleğini çıkararak girdiğin yol yanlış yoldur. Bu yol çıkmaz. Bak getirdin, arabayı toslattın. Saadet Partisi başka, diğerleri başka, çünkü Saadet Partisi diğerlerinden çok farklıdır. Temelden farklıdır. Sultan Fatih ne sağcıydı, ne solcu ne de liberaldi. O, Millî Görüşçüydü. Osmanlı, Selçuklu Millî Görüşçüydü. İşbirlikçi değildi. Türkiye bu gidişle İsrail›e vilayet olur, Allah muhafaza. Adam diyor ki: “Ben Saadet Partiliyim ama Halk Partisi gelmesin diye AKP’ye vereceğim” diyor. Aman Allah’ım bu ne zihniyet. Saadet Partisine oy vermeye mecburuz. İşbirlikçilere oy vermeyin...” Erbakan Hocamızın da dediği gibi AK Parti, Millî Görüş zihniyetini değil, işbirlikçilik zihniyetini benimsediği için; “AB, üstün medeniyettir, faizci kapitalizmi benimsemekten başka çare yoktur, ABD ve İsrail’in desteğini almadan iktidarda kalınmaz” diyor. Bu zihniyeti sebebiyle ülkeyi berbat yönetiyor. Faiz ve zamlar AK Parti’nin berbat yönetiminin ürünüdür.

İLAÇ BELLİDİR

Türkiye’de bu berbat yönetimin tahribatını ortadan kaldırmak için tek yol vardır; o da Millî Görüş’e dönmek ve Saadet Partisi’ni iktidara taşımaktır. Bunun için önümüzdeki seçimlerde cumhurbaşkanı adayının Saadet Partisi’nden olması gerekir. Çünkü “önce ahlak ve maneviyat” esas alınmadan bu tahribat onarılamaz. Bu tahribatın onarılması; oyalama değil, köklü icraat,
laf değil hizmet, konuşan değil inanan ve yapan bir cumhurbaşkanı ile mümkün olur. Bu cumhurbaşkanı; iç barışı, kardeşliği, huzuru, devlet ve millet kaynaşmasını sağlayacak adımlar atar. İnsan hakları ve adalet, milli, güçlü, süratli, yaygın kalkınma, Türkiye’nin bütünüyle kalkınması, herkese iş, herkese refah, sadece Saadet Partili bir cumhurbaşkanı ile sağlanabilir. Bu cumhurbaşkanı; köylüyü, işçiyi, memuru, esnafı, dar gelirliyi faize, vergiye ezdirmez, uydu değil lider ülke Türkiye için çalışır. İnanç gücü, bütün güçlerden üstündür. Saadet Partisi’nin gücü ise Millî Görüş inancıdır. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?