Reklamı Kapat

Geniş Vizyon ve İleri Görüşlülük

Bir işin hayat bulması için, önce fikrin taşıyıcılarının olması gerekir. Fikir fiiliyata dönüştüyse hedefine mutlaka ulaşacaktır. Ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda Müslüman coğrafyanın evrensel imkânlara ulaşma fikri olan D-8, İslam İşbirliği Teşkilatından sonra İslam dünyasının somut olarak ortaya koyduğu tek küresel organizasyondur. Erbakan Hoca’mızın sahip olduğu geniş vizyon ve ileri görüşlülüğün bir meyvesidir. Sahip olduğu ekonomik ve stratejik potansiyelle kötü gidişata son verebilecek en önemli adımdır.

Çeyrek asırlık gecikme

D-8’ler Asya’dan Afrika’ya, Afrika’dan Avrupa’ya uzanan bir stratejik kuruluştur. Nijerya’dan Endonezya, Malezya’ya, Türkiye’den İran’a, Mısır, Pakistan, Bangladeş’e kadar geniş bir coğrafya üzerine konumlanmıştır. Bu coğrafyalar enerji üretim alanlarının, ulaşım ve nakil yollarının üzerindedir. İstanbul Boğazı’ndan Çanakkale’ye, Süveyş Kanalı’ndan Aden Körfezi’ne, Hürmüz Boğazı’ndan Basra Körfezi’ne varıncaya dek çok önemli bir jeostratejik konuma sahiptir.

Petrol ve doğal gaz başta olmak üzere her türlü yer altı ve yer üstü zenginliği bünyesinde barındırmaktadır. Ama tüm bunların hepsinden önemlisi ise insan kaynağıdır. D-8 ülkeleri 1 milyarı aşan nüfusu, 4 trilyon dolara yaklaşan ekonomisi, 7,5 milyon metrekareyi aşan coğrafyası ile muhteşem bir güce sahiptir. İnsan var, imkân var, kaynak var fakat çeyrek asırlık bir gecikme söz konusudur.

Sorunların kaynağını teşhis

D-8 potansiyeli doğru ve verimli kullanabilseydi ne olurdu? Hem İslam dünyası hem de yeryüzü bugün çok ama çok farklı olurdu. Bu vizyon anlaşılamadığı için her türlü kaynak ve imkâna rağmen İslam ülkeleri gelişmekte zorlanmaktadır. Gelir dağılımı bozuktur, ihtilaf ve çatışmalar yüksek ve işsizlik artmaktadır. Açlık çeken, açlık endişesine düşen milyonlarca insan var! Bu sorunları derinlemesine sorgulamak ve bu problemlerin çözümüne hep birlikte odaklanmak mecburiyetindeyiz.

Yoksulluk, açlık, savaş, ölüm ve korku ile simgeleşen mevcut düzen uzun süre devam edemez, etmemelidir! Bundan dolayı bugün, İslam dünyası ve bütün gelişmekte olan ülkeler iki seçenekle karşı karşıyadır: Ya küresel ırkçı ve tekelci sermayeye teslim olacaklar ya da bir araya gelerek ‘Yeni Adil Bir Dünya’ düzeninin kurulmasına yönelik temel esaslara, umuda ve ufka sahip çıkacaklar.

İnsanlık için değer

Nereden bakarsak bakalım dünya, karamsarlık, umutsuzluk içerisindedir. Dünyanın gidişatının endişe verici boyutlarda olduğunu ve “küresel yağma”nın sürdüğünü kabul etmek durumundayız. Bu süreçte insanlık, barışı özlemle arıyor. Bu durumda her birimizin ana sorumluluğu D-8’i etkin kılmak, böylece dünya barışını temin etmek, haksızlıklara, hukuksuzluklara, adaletsizliklere karşı birlikte karşı durmak, sorunlara çözüm üretmektir.

D-8 dikkatli bir şekilde incelendiğinde görülecektir ki; böyle bir kuruluş, belirlenen ilkeleri ve hedefleri itibarıyla üye ülkelerin tamamının ve dünyada gelişmekte olan bütün ülkelerin kalkınmasında ve “Yeni Bir Dünya” özleminin gerçekleşmesinde büyük bir öneme sahiptir. Bu yüzden D-8’in 25. yıl dönümünü kutlamak sadece nüfusu yaklaşık 1 milyar olan 8 üye ülke için değil, 7 milyarlık insanlık için de değerlidir.
Bin yıllık tecrübeyle…
D-8, toprağa tam çeyrek asır önce atılmış tohumun yeşermesiyle yapılacak ilacın hammaddesidir. Bu doğrultuda “ticaret ve sanayi, telekomünikasyon ve enformasyon, finans-bankacılık ve özelleştirme, kırsal kalkınma, bilim ve teknoloji, yoksulluğun azaltılması ve insan kaynakları gelişimi, tarım, enerji, çevre ve sağlık” gibi “sektörel sorumluluklar” alınmalıdır. “D-8 Üniversitesi” üzerinden bu sorumlulukların etkisi artırılmalıdır. Ortak para birimi ve banka perspektifinde “sermaye piyasalarının iş birliği zemininde bir araya getirilmesi” hedeflenmelidir. Ayrıca entelektüel ve sosyal “sermaye birikimleri ile ülkelerin yatırımlarının sayı ve niteliğinin artırılması” planlanmalıdır.

Toplam nüfusu 1 milyarı aşmakta, İslam dünyasının %65’ine, dünya nüfusunun ise %15’ine tekabül etmekte olan D-8, en önemli “müeyyide”dir. Üye devletlerin ticari ilişkilerde imkânların çeşitlendirilmesi ve milletinin yaşam standartlarını yükseltmesi için gerekli olan “uluslararası düzeydeki karar alma süreçlerine katılım”ın güçlendirilmesi öncelikli meseledir. D-8’in organları olan zirve, konsey ve komisyonlarında “veri bankası/tabanı oluşturulması” ile sorunlara hızlı bir şekilde çözüm üretmek mümkündür. Yeter ki; çeyrek asırlık gecikmeyi bin yıllık tecrübeyle kapatacak geniş vizyon ve ileri görüşlülüğe sahip çıkalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?
Tüm anketler