Reklamı Kapat

Akaryakıt Fiyatları ve Ekonomik Kriz

Ekonominin kitabını yazmadım ama yüksek tahsilim sırasında ekonominin kitabını yazmış hocalardan ders aldım. Kısacası, ülke ekonomisini yönetenler kadar olmasa da biraz bilirim. Çünkü üniversitelerin büyük bir bölümünde derinlemesine olmasa da ekonomi dersi okutulur. Bu da gayet normaldir. Sıradan bir insanında günümüzde ekonomiden anlaması, enflasyon deyince işin ucunun kendisine de dokunacağını önceden görmesi gerekiyor. Bunun da ötesinde, yaşadığımız dünyada hayat insanlara birtakım ekonomik kuralları öğretiyor. Mesela son ekonomik krizi değerlendirmek istediğimde en önemli sorun olarak karşımıza fiyat artışları, özellikle de akaryakıt fiyatlarına hemen her gün yapılan zamlar insana ister istemez bu işin sonu nereye varacak, diye sorduruyor. Çünkü akaryakıt zamları sadece özel arabası olanları değil, toplumun tüm kesimlerini ilgilendiriyor.

İşçisi, memuru, çiftçisi, sanayicisini akaryakıt fiyatlarındaki artış etkiliyor. Söz gelimi şehir içi toplu taşıma ücretleri geçen 8 ay öncesine göre yüzde yüz arttı. Bir asgari ücretlinin toplu taşıma ücreti aylık olarak yüzde yüz artmış, bir öğrencinin okula gidip gelmesi için ister metro, ister otobüs, ister dolmuşla gitsin gelsin aylık 500 lirayı buluyor. Bir asgari ücretli babanın çocuğuna sadece okula gidiş geliş parası olarak bütçesinden 500 lira ayırmasının oluşturacağı yükü söylemeye bile gerek yok. Okul servis ücretleri de bundan aşağı değil. Kısacası bir baba, devlet okulunda okuyan çocuğu için rutin olarak aylık bin lira ayırmak zorunda. Elbette akaryakıt zamlarının hayata yansıması sadece toplu taşıma araçlarından ibaret değil. İster tarım ister sanayi alanında olsun, üretim mallarında ulaşımdaki artış fazlası ile etkili oluyor, üretim maliyetini yükseltiyor. Bu da vatandaşa yansıyor. Öyle bir noktaya geldik ki, Ankara’nın yakın ilçelerinde sebze ve meyve gibi ürünleri çıkmış olmasına rağmen oturduğum yerin pazarında domates 15 liranın altına inmedi. Buna iktidar yanlıları düne kadar 20 lira idi, ucuzlamış diye bir savunma getirebilirler. Bu ürünlerin uzak yerlerden gelmesi söz konusu olduğunda üretim maliyeti kadar bir de nakliye maliyeti devreye giriyor.

Şehirler arası ulaşımda da durum giderek insanları zorluyor. Otobüs fiyatları arttığı gibi, arabası olanlar eğer ciddi bir aylık gelire sahip değillerse arabalarına atlayıp iki günlüğüne bir deniz kıyısına gidip geleyim deme imkânları yok. Uzun lafın kısası; akaryakıt fiyatlarındaki artış insanları pandeminin salgın döneminde olduğu gibi evlerine hapsetmiş durumda. Çünkü yakın zamana 200 liraya dolan bir otomobilin deposu şimdilerde en az 750 ile bin liraya dolar oldu. Bu ise bir deniz kıyısına gidip gelmek için sadece akaryakıta bin 500 lira ayırması gerekiyor. Bu da LPG olarak. Benzin olarak düşündüğünüzde en azından ikiye katlamanız gerekiyor. Elbette gidip geleceğiniz yerler için sadece yakıt ihtiyacınız olmayacak. İki yerde dursanız içeceğiniz bir bardak çayın en az 5 liraya çıktığını, yiyeceğiniz yemek için iki kişi için 150-200 lirayı gözden çıkarmanız gerekiyor. Kısacası, akaryakıt fiyatlarındaki artış durdurulmadan, geri çekilmeden enflasyonun durdurulması mümkün görünmüyor. Hayatın her alanında akaryakıt fiyatlarının belirleyici olduğunu unutmamak gerekiyor. Sözün özü, akaryakıt fiyatları ekonomik krizin en önemli tetikleyicisi olarak görülüyor. Böyle olunca acilen akaryakıt fiyatlarının artışının durdurulması, bu da yeterli değil, geri çekilmesi gerekiyor. Bu yapılmadığı sürece hayata geçirmeye çalışılan tüm modeller dar ve sabit gelirlileri soymaya, bunun da ötesinde hepsini eve kapatmaya devam ederken zenginler daha zengin olacaktır. Çünkü derde derman diye sunulan tüm uygulamalar fakirden alıp zengine aktarıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?