Reklamı Kapat

İnsanca hayat herkes için!

İNSANCA yaşamanın önündeki engellerin her geçen gün daha da arttığının farkında mısınız? Devlet eliyle israf yapılması, liyakate önem verilmemesi ve bazı yöneticilerin insanlar arasında ayrımcılık yapmaları gibi olaylar, insanın en tabii haklarının ayaklar altına alınmasına yol açıyor.

Halk, devlet imkânlarından adil pay alamıyor. Fakir ve zengin arasındaki makas hızla açılıyor. Bir tarafta en tabii ihtiyaçlarına ulaşamayan milyonlar; diğer tarafta elindekini nereye harcayacağını bilmeyen mutlu bir azınlık!

Teferruata gerek yok. Bunları birlikte yaşıyoruz. Problemlerin çözümü için “birlikte” seferber olmamız gerekli. Saadet Partisi öncülük yaptı. “İnsanca Yaşam Manifestosu” ismiyle, yaşadığımız problemlerin çözümünü bir deklarasyon ile duyurdu. Manifestoda sorunlarımız ve çözüm yolları o kadar isabetli ele alınmış ki! Fakat toplumdan “katılımcılık” bekliyor, herkesi sorunlarımıza “birlikte” çözüm aramaya çağırıyorlar.

Birileri Türkiye gibi dinamik bir ülkeyi, uysal bir koyun misali, bir şeylere alıştırmaya çalışıyor. Saadet Partisi bu anlayışa isyan ederek insanımızı ülkesine sahip çıkmaya davet ediyor: “Bize dayatılan hayat şartlarına alışmayacağız.”

Saadet Partisi büyük tecrübelerin içinden gelen donanımlı bir partidir. Bu yüzden güven veren bir devlet anlayışını benimsiyor. “Gardiyan devlet değil, garson devlet” anlayışı ile, devleti asli görevine uygun bir şekilde yöneteceklerini söylüyorlar: “Vatandaşını korkutan ve ezen bir devlet anlayışı yerine; güven veren ve kalkındıran bir devlet anlayışını hâkim kılacağız.”

ADİL PAYLAŞIM

İnsanlar, güçsüzken hep adaletten söz ederler. Asıl, gücü elinde bulunduranlar “adil” olmalıdır. Adalet eski Bakanı Abdülhamit Gül, “İsterse kıyamet kopsun; adaleti tesis edeceğiz” diyerek kararlılık göstermişti: “Fikir hürriyeti yoksa adaleti tesis edemezsiniz.” (Aralık 2020)

İşte, Saadet Partisi bu anlayışla hareket ediyor. Genel Başkan Karamollaoğlu, “Adalet, insanı yaşatan, onuru koruyan, hakkı ve hukuku gözeten iradenin, kararın ve kuralın geçerli ve esas olmasıdır” diyerek ekliyor: “Adalet, her şeyin yerli yerinde, gerektiği gibi olmasıdır. Özgürlük, insanı yaşatmayı hedefler. İnsanı yaşatmayı sağlıyorsa gerçekçidir. Yasaklar ve sınırlandırmalar, ancak insanı ve insanlığı koruduğunda mazur görülebilir.”

Adalet mekanizması sağlıklı işlerse, ona bağlı olarak diğer alanlarda da rahatlama olur. İnsanlar kendilerini güvende hissederler. Bu yüzden Saadet Partisi adaletin tesisini önceleyerek diyor ki: “Adil bir düzen inşa edeceğiz. Gelir dağılımında adaleti sağlayarak refahı yaygınlaştıracağız.” Saadet’in bazı çözüm önerileri de şöyle:

* Yoksulluk düzenini ortadan kaldıracağız.

* Türkiye’yi yasaklar ülkesi olmaktan çıkaracağız.

* Devlet yönetiminde liyakat ve ehliyeti esas alacağız. Kırılan kalpleri onaracağız.

* Devletin bekası adaletle sağlanır. Hukukun üstünlüğünü sağlayacağız. Siyasetin adalet üzerindeki vesayetini kaldıracağız.

Manevi ve maddi kalkınma ancak ülke insanının el birlik hareket etme kararlılığı ile gerçekleşir. Bu ülke hepimizin! Saadet Partisi, “İnsanca yaşam seninle olur” prensibi ile milletimizin bu ortak arzusunu birlikte sonuçlandırmaya çağırıyor.

ÖLÇÜLER Mİ ŞAŞTI

BAZI siyasi liderlerin konuşmalarına ve anketlerin ölçüsüzlüğüne dikkat ediyor musunuz? Sanki anketler TBMM’de grubu olan 5 parti üzerinden yapılıyor görüntüsü var. Tanınmış bir anket kuruluşu bu 5 partinin oy oranlarını verdikten sonra; diğer partilerin toplamını yüzde 1.9 olarak açıkladı.

“Halk arasındaki karşılığı” anlamındaki özgül ağırlığı yüksek olan bir Saadet Partisi; genel başkanı Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık yapmış Gelecek Partisi; 13 yıl stratejik bakanlıkları yönetmiş DEVA’nın genel başkanı ve seçimlere girme yeterliliği kazanmış diğer 12 partinin toplam oyları 1.9 öyle mi? Yoksa bu partilerin seçmenleri piyasadan mı çekildiler? Ortaya konan sonuçlar size inandırıcı geliyor mu?  

Bazı siyasi parti temsilcilerinin de tahminleri öylesine uçuk ki! Mesela Genç Parti’den Cem Uzan cumhurbaşkanlığını kazanacağına kesin gözüyle bakıyor. TEK Parti Genel Başkanı Ahmet Özal, “Yüzde 20-25’in altına düşmeyeceğiz” açıklaması yaptı. Diğer bazı partilerin de beklentilerini ele aldığımızda, 100 üzerinden olan oran 300’e kadar çıkıyor.

Ahlâki erozyon konusunda da sınır tanımazlık yaşanıyor. AKP Genel Başkanı’nın “sürtük” kelimesini devlet literatürüne sokmasının ardından, “Toplum nereye gidiyor?”; “Kıyamet alameti mi?” dedirten çılgınlıklar yaşandı. Bir ilçemizde yapılan karnaval festivali Türkiye kültürüne yabancı bir uygulamadır. Diğer bildiğiniz bazı çılgınlıklar da öyle! Toplumdaki “ahlaki ve manevi boşluk” gün gibi açıktır. Hâlâ, “ahlâk ve maneviyat seferberliği” başlatmayacak mıyız?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?