Elle Destek Veremezseniz Dille Köstek Olmayın

Birlik ve beraberliği anlatmak için tespihteki 99 tanenin bir ipliğe dizili olduğu halle anlatılır ve imamesi de onların lideri olarak görülür.

Dağınıklığımızı anlatırken de tespihin ipinin kopması, imame ile 99 tanenin aralarının açılması ve 99 tespih tanelerinin başıbozuk, yönsüz, gayesiz, hedefsiz serseri kurşun gibi dolaşan, önüne gelenle dalaşan olarak anlatılır.

Almanya’da bir üniversite, bir profesöre görev verir ve Türkler arasındaki İslami gurupların tespiti, birleştikleri ve ayrıştıkları konuların neler olduğunu araştırmasını ister.
O profesör, önce Türkçeyi öğrenir. Sonra araştırmacı olarak guruplara yaklaşır. Her sene yaz tatillerini o cemaatlerden birinin Türkiye’deki binalarında geçirir.

Yirminin üzerinde guruplarımızla görüşür ve en sonunda Avrupa Milli Görüş Fetva Komisyonu Başkanı Ali Aslan hocayla görüşür.
Ben Ali Aslan merhumdan dinledim:
“En son bana geldi.

Diğer gurupların benim hakkımda söyleyip yazdıklarını önüme döktü ve benim onlar hakkında kötü şeyler anlatmam için yaptı bunu.

Ben de ona bütün araştırdığı gurupların ayrı görünmeleri maddi çıkarlarımız içindir. Yoksa İslami konuda ayrılığımız yoktur.

O senin bana naklettiğin kötü yakıştırmalar, bana yöneliktir. Dinimize yönelik değildir.
Sen kendi dininle karıştırıyorsun bizi. Katoliklerin Protestanlar hakkında söyledikleri, Protestanların Ortodokslar için söyledikleriyle kıyaslayarak sen bizi aynı görüyorsun.

Ben Şafiyim. Git, Hanefi olan bütün gurupların yanında İmam Şafii hakkında kötü bir kelime kullan bakalım ne diyecekler.

Benim yanımda da İmam Hanefi aleyhinde söz söyletmem.
Allah’ın gönderdiği İslam dinini bize tebliğ eden Muhammed aleyhisselam hakkında tek kötü sözü hiçbiri söylemediği gibi adı geçtiğinde salât-ü selam getirirler.
Biliyorsun değil mi.
Evet.
Öyleyse anlaşıldı.”
Alman profesör anladı ama Türkiye’de İslam’ı bilmeyen, etkili yetkili insanlar anlayamadı.
Delil, bir kitap:

Kitabın adı: “TÜRKİYE’DE ANARŞİ VE TERÖRÜN SEBEPLERİ VE HEDEFLERİ”
Yazar: yazarın adı yok. Ancak kitabın adı yazıldıktan sonra o sayfanın altına not düşülmüş.
Notta: “12 Nisan 1985 günü Yüksek Öğretim Kurulu merkez binasında verilen konferans” yazısı var.
Konferansı kimin verdiği yazılı değil ama Prof. Dr. İhsan Doğramacı, Yükseköğretim Kurulu Başkanı olarak yazdığı ÖNSÖZ’de konferansı “ilgili makamlar”ın verdiğini ve uygun görenin de Başbakanlık olduğunu yazmaktadır.
Kitap 186 sayfadır.

Avrupa’da ve Türkiye’de faaliyet gösteren bütün cemaatlerin isimleri var bu kitapta.
Sol adına kurulan bütün kuruluşların adları da var.
Komünistinden sosyalistine kadar hepsinin kurduğu örgütlerin adı zararlı örgütler arasında geçmekte.
O günlerde, Avrupa’ya giden her Diyanet görevlisinin eline bu kitaptan bir tane verilir ve Avrupa’daki İslami faaliyet yürüten cemaatlerden ve cemiyetlerden uzak durulması istenirdi.
Diyanet görevlileri tarafından gönderilen raporlar nedeniyle, Türkiye’de haklarında dava açılan çok değerli hocalar olmuş bazıları ceza bile almışlardır.
Eski Tekirdağ Müftüsü Ali Arslan hoca, Avrupa’da Milli Görüş’ün Fetva Komisyonu Başkanı olduğu günlerde İslami hizmetlerinden dolayı hakkında Diyanet görevlisinin yazdığı şikâyet dilekçesi nedeniyle bir yıl hapis yatmış, altı ay da sürgün cezası yemiştir.

Bugünlerde, Allah celle celalühün Hablü’llah diye adlandırdığı Kur’an-ı Kerim’ine sımsıkı sarılmak gerekir, Rabbimiz, Hayy ve Baki’dir.
Sevgili Peygamberimizin sünnet-i seniyyesi örnekliğimize devam etmektedir.
Rabbimiz buyurur:

“Hepiniz topluca Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın, parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de, O kalplerinizi birleştirdi ve O’nun nimetiyle siz kardeş oldunuz. Ve siz ateş çukurunun kenarında idiniz de, O sizi kurtardı. Allah doğru yola gelesiniz diye ayetlerini işte böyle açıklar” (Al-i İmran süresi ayet 3/103).

“Ey iman edenler, Allah yolunda (cihat) için yürüdüğünüzde iyice araştırın. Siz dünya hayatının malını isteyerek, size selam verene, ‘Sen mümin değilsin’ demeyin. Ganimetlerin çoğu Allah katındadır. Daha önce siz de öyle idiniz de Allah size ihsanda bulundu. İyi araştırın. Muhakkak Allah yaptıklarınızdan haberdardır” (Nisa süresi ayet 4/94).

Mezhebi, meşrebi ne olursa olsun, nasıl hizmet ederse etsin, sana ters gelse bile dinime ters gelmeyen hizmet şekli nerde olursa olsun, ona yardım elini uzatıveriniz.
El uzatamazsanız, dilinizle yaralamaktan vazgeçiniz.
Olmazsa bu iki ayeti ezberleyiverin ve bu hafta sohbetlerde gündeminiz bu iki ayet olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?