Uluslararası Yalan Söylemenin Adı Diplomasi mi Oluyor?

Ülkeler arasındaki tüm diplomatik görüşmelerin başlığa aldığım ifade ile değerlendirilmesi belki doğru olmayabilir ama öyle anlaşılıyor ki, diplomasi karşısındakinin gözünün içine baka baka yalan söylenmesi sanki işin doğrusu gibi bir görüntü ortaya çıkıyor. Bu konuda yüzlerce örnek vermek mümkün olmasına karşılık sadece ülkemizin PKK ve diğer terör örgütleri ile mücadelesinde pek çok ülke söz planında, hatta bir adım daha ileri gidersek varılan mutabakatlara imza atmalarına rağmen verdikleri sözü uygulamıyorlar. Söz gelimi Türkiye, Suriye ve Irak’taki terör örgütleri konusunda ABD ve müttefikleri ve Rusya ile çeşitli görüşmeler yaptı. Hatta sınırımızdan 30 kilometre içeriye kadar olan bölgelerin terörden temizlenmesi hususunda ABD ve Rusya söz vermelerine rağmen o günden bu yana durumda hiçbir değişiklik olmamış, hatta terör örgütlerine doğrudan göstere göstere destek vermeye başlamışlardır. Böyle olunca Türkiye’nin yeni bir askeri harekât başlatma kararı üzerine özellikle ABD ve koalisyon ortağı bazı AB ülkeleri hemen harekete geçerek kendi verdikleri sözü unutup Türkiye’ye birtakım ithamlarda bulunmaları ister istemez diploması yalan söylemek mi, sorusu hatırlatıyor.

Mesele bir hatırlatmadan da ibaret kalmayıp yeni bir taahhüt istiyorlar. Yani kendi taahhütlerini bir kenara iterek Türkiye’ye yeni bir harekâta başlamaması, teröristleri imha etmemesi için baskı yapıyorlar. Olay sadece ABD’nin sergilediği ikiyüzlülükten de ibaret kalmayıp AB’den de haddini aşan bir rapor ve müeyyide uygulaması gündeme taşınıyor. Avrupa Parlamentosunda Türkiye hakkında hazırlanan 2021 yılı raporunda temel haklar ve hukukun üstünlüğü konularında ülkemiz eleştirilerek Türkiye ile katılım müzakerelerinin devamının öngörülmediği ifade edildi. Bu arada bu rapor vesilesiyle şimdiye kadar gizledikleri bir hususu daha ilan ettiler. Buna göre Türkiye ile AB arasında değerler ve standartlar konusunda mesafe bulunduğu, hukukun üstünlüğü ve temel haklarla ilgili AB’nin endişelerinin Türkiye’nin katılım sürecini etkilediği görüşü savunularak AB Parlamentosunun Türkiye ile katılım müzakerelerinin devamını öngörmediği ifade edildi.

Hemen belirtelim ki, AB ülkeleri ile Türkiye’nin arasında pek çok konuda birtakım değerler farkı olduğu yeni ortaya çıkmış değil. Uzun yıllardan beri bu farklar hep oldu. Buna rağmen ülkemizi AB üyeliğine alabilmek için sürekli birtakım ev ödevleri verdiler. Türkiye elinden geldiğince bu ödevleri yapmaya çalıştı ama görünen o ki, son raporda da belirtildiği gibi Türkiye’nin AB’ye üye olacak standarda sahip olmadığı düşünülüyor ve bu husus açıkça ilan ediliyor. Bu ise ülkemizin oyalanmak adına yıllardan beri kandırıldığını gösteriyor. Böyle olunca artık yalanın gizlenmesi de mümkün olmayacak bir noktaya gelinmiş durumda. Peki, buna rağmen AB kapısında niçin beklemeyi sürdürüyor, toplumumuza AB üyeliği ulaşılması gereken hedef olarak takdim ediliyor.

Özetle Türkiye ile aralarında kan uyuşmazlığı olduğunu ilan ediyorlar. Bunda da ters bir taraf yok. Çünkü böyle bir itirafa da gerek yoktu. Onlar başından beri Türkiye’yi aralarına almamakta kararlı idiler. Çünkü Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından birçok ülke sorgusuz sualsiz AB üyeliğine alındı ama Türkiye, 60 yıldır bekletiliyor. Ancak mademki bu kan uyuşmazlığının giderilmesi bunca yıldır mümkün olmadı, öyle ise biz niçin AB kapısında beklemeyi sürdürüyoruz? AB niçin hâlâ aralarına alacakmış gibi davranıyor? Sözün özü, diplomasi denen bu yalan rüzgârının estirilmesine iki taraf niçin izin veriyor? Eğer bunun adı diploması ise biz bu diplomasiden sürekli zarar görüyor, rencide ediliyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?