Kabuğunuzu Kırın ve Çıkın

Çocuk ana rahminde iken, bu dünya ile ilgili ne bilebilir?
Ana karnındaki ikizler veya üçüzler, dünya hakkında açık oturum yapsalar ne söyleyebilirler?
Karnımızdan beslenirken bu gıdamız bir gün kesiliverse biz ne yaparız sorusuna ne cevap verebilirler?
Verilecek cevapların hepsi geçersizdir.

Oturduğumuz yerden dışarı hakkında verdiğimiz kararlar, bizim dünya anlayışımız kadardır.
Hâlbuki dışarıda, çarşıda, pazarda, okulda, meyhanede insanın olduğu yerde, insan sayısınca hayat vardır.

Onun için kabuğumuzdan sıyrılmamız gerekir.
Her an milyonlarca hücremiz ölür milyonlarcası gelirmiş.
Tenimiz her an tazeleniyormuş.
Canımızın da tazelenmesi için dışarı çıkalım.
Dost yüzü görelim.

Camide beş vakit alnı secdeli insanlara bakalım.
Pazarda, dükkânlarda, dairelerde, fabrikalarda, tarlalarda helal kazanç için koşuşturan insanları, dağlarda yol kenarlarında al yanaklı gelincikler, papatyalar görelim ve onlar arasında derdimize deva bulurken, dertlerine deva olalım.

Atlar bile, çayırlıkta birlikte karınlarını doyurduktan sonra öğle vakti sıcaktan gölgeye çekilip dinlenirlerken karşılıklı dururlar da, boyunlarını birbirine dokunacak şekilde iken karşılıklı birbirlerini kaşırlar.
İki mümin bir araya gelince Allah’ın rahmeti de o tarafa gelirmiş.

Rabbimiz, Feth süresinde Sevgili Peygamberimizle ashabının el ele verdikleri günü hatırlatırken:
“Şüphesiz sana biat edenler, ancak Allah’a biat etmiş olurlar. Allah’ın eli/kudreti, onların ellerinin üstündedir. Kim sözünden dönerse kendi aleyhine dönmüş olur. Kim de Allah’a verdiği sözü tutarsa, yakında Allah ona büyük mükâfat verecektir.” (Feth süresi ayet 48/10)
Ağaçları bol olan yere yağar yağmur.
Kıtlık olmasını istemiyorsan kara toprakları yeşertmelisin.
Sen yağmur duasına çıktığında milyonlarca ağaç ve ot yaprakları da boynu bükük dua edecektir.

Rabbimiz buyurur:
“Rabbiniz buyurdu: Bana dua edin ki, size karşılığını vereyim. Şüphesiz bana ibadet etmekten kibirlenenler, alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir.” (Mü’min süresi ayet 40/60)
Dualarımızın kabulü için biz yapmamız gerekeni yerine getirmemiz lazım.
Bekâr adamın Allah’tan çocuk istemesi gibi, tarlada izi olmayanın harmanda bol buğday istemesi gibi dua olmaz.

12 Eylül 1980’de görevine son verilen bir öğretim üyesi, her gün fakültesine gitti, kantinin servis bölümüne oturdu ve yine öğrencilerine dersini karşılıksız vermeye devam etti.
Hatta o hale geldi ki, kantin almayınca fakültenin konferans salonunda derslerine devam etti ve hâlâ o günden bugüne kadar mezun olan öğrencilerini, bulundukları makam ve mevkilerde ziyaretler ederek yaptıkları ve yapacakları hizmetleri denetleme gezisine devam eder.

“Parası var ki devam eder” demeyin.
Emekli maaşı bu hizmetleri için yeterlidir.
Kara trenle yolculuk yaptınız mı hiç?
Doğu ekspresi, Toros ekspresi, Meram ekspresi gibi kara tren yolcuğunun ekonomik vagonları hâlâ sudan ucuz.

Ne var ki, hızlı trenle gideceğiniz yolu üç saatte alacağınıza on üç saatte alıyorsunuz ve siz bu on üç saatte bulunduğunuz vagonda gözde bir yolcu oluyorsunuz ve hizmet ediyorsunuz.
Emekli bir ilkokul öğretmeni, her gün sabah kahvaltısından sonra kalkıp tren garına gidip bir sigara paketinin dörtte bir fiyatla üç saatlik yola gidiş-dönüş bileti alıyor, kara trendeki bütün vagonlara girip onlara otuz iki farzı saydırıp açıklamalar yapıyor.

Cebine kattığı kuru üzümle evde kavurduğu nohudu yiyor, gittiği şehrin tren istasyonundaki çeşmeden suyunu şişesine katıyor ve akşama evine geliyor.
“Bizim şehirde kara tren yok” demeyin, “O öğretmeni tanımak isterim” demeyin.

O öğretmen siz olun. Allah için kabuğunuzdan dışarı çıkın.
Her biri bin derdimize aydınlık devalar veren Kur’an ayetlerini kafamızın karanlık yerlerinde hapsedip içimizi ve başkalarının içini karartmayalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?