Reklamı Kapat

Sezai Karakoç Diyarbakır’da

Hâl tercümesi ya da özgeçmişine bakıldığında Sezai Karakoç’un Diyarbakır/Ergani’de doğduğu görülür. Orta öğretimi sürecine Kahramanmaraş, Gaziantep katılır ve yüksek öğretimini Ankara’da tamamlamakla birlikte, resmi görevi gereği çeşitli kentler ile bir süre bulunduğu İstanbul, onun sanatçı ve düşünür kimliğinin asıl yatağı olur. Bu kimliği artık O’nu, öncelikle Anadolu’ya, Ortadoğu’ya, Kafkasya’ya, Türkistan’a, nihayet yeryüzüne bağlar ve açar. Sanat, edebiyat, düşünce, bilim, istisnai olarak da bazen belli alanlarda gerçekleştirilen eylemler, öznelerini, kurucularını, öncülerini “miri malı”, ortaklaşa kaynak, ortak payda haline getirip dönüştürür. Bu ortaklaşa kaynağın, ortak paydanın sınırı her an genişleme, yaygınlaşma ve derinleşme gizilgücüne (potantielle), imkânına, yeterliğine ve yetkinliğine sahiptir. Bu niteliği sanatta, düşüncede, bilimde, kültür ve uygarlıkta “gelenek” ve bu geleneğin sürekliliği kapsamı içinde görüp kavramak söz konusudur.

Yazının başlığında, “Sezai Karakoç Diyarbakır’da” nitelemesinde bulunurken O’nun dirimsel (biyolojik) ve bireysel varlığının gerçekliği yanında sanat-edebiyat ve düşünce kimliğini öncelemenin daha doğru ve yerinde olacağını, olması gerektiğini belirtmek ve vurgulamak istedim.

Nitekim dünyamızdan ayrılışının, darü’l-bekaya gidişinin yıldönümünde Diyarbakır’da düzenlenen “Uluslararası Sezai Karakoç Sempozyumu”nun gerçekleştirilmesinde farklı düzeyde katkıda bulunan kişilerin, kurumların Anadolu’nun çeşitli kentleri yanında Libya, Çad, Mısır, Irak, Sudan, Fas, Lübnan, Filistin, Ürdün, Malezya, Kuzey Makedonya, İngiltere, Fransa, New York/ ABD olması, ortaklaşa kaynağın, ortak paydanın bir yansıması biçiminde değerlendirilebilir. Kuşkusuz sempozyumun gerçekleştirilmesinde Diyarbakır Valiliğiyle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin, Dicle ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversiteleriyle Cihannüma Derneğinin öncülükleri, katkıları ve emekleri tebrik ve teşekkürü hak etmektedirler.

Dicle Üniversitesinin geniş, düzenli, bakımlı, yeşilliklerle örtülü yerleşkesinde konuşmaların ve bildirilerin sunulduğu salonlarda Sezai Karakoç’un şiir ve düşüncelerinde geçen kelimelerin adlandırılma olarak kullanılması, gerçekten hoşnutluk duygularını uyandırıyordu: Diriliş, Şahdamar, Çeşmeler, Yitik Cennet, Gün Doğmadan, Mona Roza, Sürgün, Leyla ile Mecnun Salonu.

Açılış Programı’nda Sempozyum Düzenleme Kurulu adına Prof. Dr. Yılmaz Demirhan ve Doç. Dr. Kemal Şamlıoğlu, Cihannüma Derneği Başkanı Av. Rıza Yorulmaz, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Tekin, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç, Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, Diyarbakır Milletvekili Dr. M. Mehdi Eker ile Prof. Dr Numan Kurtuluş’un konuşmaları, Sezai Karakoç’un hayat, şiir ve düşüncesine farklı açılardan bakılmasını işaret ediyordu. Ancak, sempozyumun düzenlenmesinde mutlaka emeği geçmiş olan önceki valinin konuşmacı olarak yer almasının bir vefa borcu olduğunu düşünmeden edemiyorum.

Açılış Paneli’nde Prof. Dr. Yekta Saraç’ın moderatörlüğünde Ali Haydar Haksal, Doç. Dr. Osman Bayraktar ile Bedri Mermutlu ve İsmail Kıllıoğlu Sezai Karakoç’un sanatına, şiirine, düşünce ve dünya görüşüne genel bir çerçeve bağlamında bakılması gereği üzerinde durdular. Aynı şekilde Prof. Dr. Ahmet Tanyıldız başkanlığında Doç. Dr. Mehmet Özger “İslam Estetiği Açısından Sezai Karakoç Şiiri”ne, Erol Erdoğan ve Duran Boz da konuşmalarıyla katıldılar.

Sempozyumun 26-27. günlerinde gerçekleştirilen oturumlarında şu ana başlıklar altında bildiriler sunuldu: Sezai Karakoç’ta Medeniyet Düşüncesi, Siyaset Düşüncesi, Din, Sanat, Edebiyat, Eğitim, İktisat, Tarih Düşüncesi üst başlıkları altında çeşitli ayrımları içeren konular ele alınıp irdelendi, değerlendirildi.
Özetle Sezai Karakoç sanatıyla, düşüncesiyle, çaba ve emeğiyle, dostlarıyla ve gönüldaşlarıyla, kendi deyişiyle “Diriliş erleriyle”, bir kez ve hep yeniden buluştular, hemhal oldular.
Ruhu şad olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?