Reklamı Kapat

Bir Adnan Demirtürk Geçti Dünyadan!

KARADENİZ’İN yiğit insanı… Korku nedir bilmeyen büyük dava eri. Türkçeyi saf ve pürüzsüz şekilde konuşan, kabına sığmayan bir hatip. Hayat mektebi onu öylesine olgunlaştırmıştı ki! Milli Görüş davasının sadık ve vefakâr savunucusuydu. Erbakan Hoca’yı “lider” seçti; adım adım izledi. Kürsülerde Erbakan Hoca gibi konuşurdu. “Erbakan’ı taklit ediyorsun” diyenlere, “Hayır, biz onu taklit etmiyoruz, ayniyle yaşıyoruz” demişti.

Anlattığım kahramanın Adnan Demirtürk olduğunu anlamayan kalmadı, sanırım. 28 Şubat postmodern darbesinin en baskıcı döneminde Milli Gençlik Vakfı Genel Başkanlığına seçildi. Sivil kuruluşlar tedirgindi. Meydan yerinde görünmüyorlardı. Böyle bir atmosferde 32 yaşındaki Adnan Demirtürk, Milli Gençlik kadrolarını yeniden gayrete getirdi; onları motive etti. Cesaret ve ümit verdi.
Kendini davasına adamıştı. Çünkü inanmıştı. Gençliğe sahip çıkarak, iman nimetinin şükrünü yerine getirmek istiyordu: “Hidayet nimetinin şükrü, hizmet etmekle; Allah yolunda cihatla ödenir.” Sözünde durdu ve davası uğrunda canla başla çalıştı.

Genel başkanlık yaptığı 20 aylık dönemde, bu fakir de, Milli Gençlik Vakfı Bölge Başkanı olarak görev yaptı. Teknik ve sistematik çalışırdı. Her komisyon ve birimin görev tanımlarını yaptı. Kimin hangi görevi yapacağı belliydi. Yetki kargaşası yaşatmadı. Planlı ve disiplinli çalıştı. Teşkilat içi eğitimlere büyük önem verir; genel merkez ve bölge toplantılarını sık sık “eğitimli” ve 2 gün olarak planlardı.

ADANMIŞ İNSANDI

Vaktini boş geçirmezdi. Görevinin her dakikasını değerlendirirdi. Kadrolarına çok değer verirdi. Hayat arkadaşı Ayşe Hanım, onun arada bir, “Başkanlarıma, üniversite başkanlarına, gençlerime ve bir de büyüğümüze (Erbakan Hoca) doyamayacağım” dediğini anlatır.

Biz de onu anlatılan şekilde gördük. Karşılaştığı bir kadrosuna, daha karşıdan gördüğünde güler yüzüyle öyle bir kucak açışı vardı ki!.. Yalnız bu bile kadrolarının Adnan Demirtürk’le çalışmaya can atmasına ve gayrete gelmelerine vesile oluyordu.

Şube başkanını, göreve başlamadan önce Ankara’ya çağırır; onunla yemek yer, çay içer ve aldığı görevin ne büyük hassasiyeti olduğunu anlatırdı. Onun döneminde bölge illerimden Denizli ve Aydın’da yeni görevlendirme yapıldı. Benden, başkanlar Ankara’ya gelirken refakat etmemi istedi. Farklı günlerde, Aydın eski Şube Başkanı Faruk Uludağlı; Denizli Şube Başkanı rahmetli Nail Elçi ile farklı günlerde Ankara’ya beraber gittik.

Adnan Demirtürk’ün “görev verme” üslubuna tanıklık ettim. Yeni başkanlarla bire bir ilgilendi. Üstlendikleri görev için tebrik etti. Yol, yöntem gösterdi. Uğurlarken, “O şehrimizi sana emanet ediyoruz. Oranın evliyasından da, eşkıyasından da sen sorumlusun” dualarıyla gönderdi.

Adnan Başkan’ım, bölge illerimden Aydın’da bir günlük programa katıldı. Bir eğitim, bir de “Gençlik Şöleni” planlanmıştı. Uçakla İzmir’e, oradan da kara yoluyla Aydın’a geldi. Aydın’da bir kalabalık grupla kendisini karşıladık. Onlara teşekkür etti. Yarım saat kadar davamızı ve çalışmaları anlattı.

EĞİTİMSİZ OLMAZ

Adnan Başkan, her kademedeki görevin eğitimi olduğunu söyler, usulüne uygun teknik çalışma yapılmasını belirtirdi. Aydın’da onu karşılayanlarla görüştükten sonra, il ve ilçelerde görev yapan kadrolarını topladı. Üstlendikleri görevin ne anlama geldiğini anlattı.

Sonra, şube yönetiminden eski terminalin yanındaki Süleyman Alkoç Bey’in evine gittik. Oraya da 15 kadar kişi gelmişti. Akşam namazı sonrası gelenlerle 15 dakika kadar sohbet etti. Hâl hatır sordu. Onlara dua etti. Evde kendisine bir “çalışma odası” ayrılmıştı. 10 Ocak 1999 akşamki program saat 19.30’da başlayacaktı. 45 dakika kalmıştı. Adnan Başkan izin istedi; çalışma odasına geçti. “Gençlik Şöleni” görkemli bir şekilde tamamlandı.

Adnan Başkan’ım, program sonrası yolcu otobüsü ile Ankara’ya döndü. Yanında Ahmet Zahit Turan vardı. Denizli’ye kadar olan 2 saatlik bölümüne bu fakir de eşlik etti. Genel başkanımla müzakereler yaptık. O tarihten 4 gün önce MGV Trabzon Şube Başkanımız Muammer Topçu trafik kazasında vefat etmişti. Konuşmamız daha çok Muammer Topçu üzerinden sürdü.

Adnan Başkan, Topçu’nun iman, azim, samimiyet ve fedakârlığını anlattı. Muammer Başkan’ı bir gazete yazısı olarak yazmamı istedi. İlyas Tongüç’ün de, Muammer Topçu’nun elinde yetiştiğini söyleyerek ondan da bilgi almamı önerdi.

Vefatının 23. yılında Adnan Demirtürk ve kader arkadaşlarına Allah’tan rahmet diliyor; büyük emek verdiği davanın emin ellerde yürüyor olması sebebiyle Rabbime hamd ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder

# Bire

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

oflu - Allah rahmet etsin , Adnan başkani of da yaptiği mitingde izlemiştim , Allah dinini hakim kilmak icin ne lazimsa yapan yiğit insan ,Allah mekaninj cennet eder inşaellah sizdende Allah razi olsun değerli insani hatirlattiğiniz icin,teşrkkurlet

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 23:35


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?