Reklamı Kapat

Haberler Cumhur Cephesinden Nefesinden ve Kesesinden

YOKSA BABA DOSTU MU DELECEK POSTU

Geçen hafta ucunu göstererek yazdığımız bir konuyu, dallanıp budaklanmasından dolayı ve mizahi duruşların baskılanmasına aldırmadan biraz daha yazmak istedik. Hem ortam “Direkler arası” müsaitliğinde, hem de oyuncuları “Komik-siyasi” sayabiliriz; ekonominin dibe vurduğunu ve paramızın daha fazla değersiz olamayacağını aklımıza getirmezsek.

Önce Sayın Soylu konuşmuştu: “Hayvandan aşağı biridir, adam yerine koymam. Soros çocuğudur, operasyon çocuğudur. İstihbarat elemanı olduğu apaçık bellidir. Haysiyetsiz adam.”
Sonra Sayın Ümit Özdağ cevap vermişti: “Süleyman, zerre kadar erkeklik onurun varsa beni kapının önünde bekle! Seni yarın İçişleri Bakanlığı’nın önünde bulacağım oğlum! Erkeksen orada bekle!”
1999 seçimlerine “Ürkeklere değil erkeklere” sloganını seslendirerek katılan MHP’nin Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, Cumhur İttifakının ortağı olarak Sayın Soylu’yu partisi AKP’den önce sahipleniyor.
“İçişleri Bakanımıza saldırmak, itibarsızlaştırmaya çalışmak su katılmamış edepsizliktir, hainlere yol açan, yol gösteren densizlik ve terbiyesizliktir.”

Sayın Bahçeli’nin en aktüel bu restinden alınmazken ve bana söylenmemiştir derken Sayın Özdağ, MHP içinde olduğu Ağustos 2014’te yayımlanmış bir tweet düşüverdi haber sitelerine.
“Vaktiyle aday Erdoğan’a demediğini bırakmayan Genel Başkanı olduğu partisini satan Süleyman; çapsız AKP’nin soysuz sözcüsü HADDİNİ BİL...!”
Elbette bu iki hücum ve savunma cümleleri değildi; MHP’nin Sayın Soylu hakkında kayda aldırdıkları. “Sayın Süleyman Soylu, soy ismi gibi soyludur” cümlesini de duymuştu insanlar birkaç hafta önce Sayın Bahçeli’nin ağzından.
İşte şimdi bu noktada merhum Demirel’i anmazsak olmaz. Gerdanını kıra kıra, damardan dalardı.
“Sayın Soylu’nun ne olduğuna Sayın Bahçeli ve partisi MHP bir karar verse iyi olur. Binaenaleyh bir siyasetçiyi hem öyle, hem böyle tanımak, fevkalade hatadır, yanlıştır, ayıptır, günahtır.”
Babamın ve annemin partisi dediği ve fakat bugün orada olmadığı MHP ile Sayın Özdağ uyuşmazlığına girmeden Sayın Soylu–Sayın Özdağ atışmalarının derinlerinden haber vermek için konuyu mecburen babalara getireceğiz.

Çıktığı TV kanallarında sözü ikide bir 27 Mayıs ihtilalcisi babasına getiren Sayın Özdağ, neden devlet terbiyesini ve eğitimini ondan aldığını tekrarlamaktadır acaba? İhtilal yapmak ve on yıllık bir iktidarı devirip başbakan ve bakanları asmak bir devlet geleneği olmayacağına göre...
Habertürk’ten tokatlarıyla da ünlenen yazar Muharrem Sarıkaya, Nisan 2020’deki istifasını “Onur istifası” diye etiketlediği Sayın Soylu’yu “İstifasını geri çektiği açıklaması da istifasındaki duruşu kadar kıymetli” cümlesiyle tanımladıktan sonra hemen yazdığı bir yazıda, dedesinin Hamidiye Zırhlısına binmesinden bahsetmiş ve DYP’nin GOP ilçe başkanı babasının, “Sadece GOP ilçe başkanlığını değil, siyasal öğreti ve kültür geleneğini de devretti”ğini cümle aleme ve Sayın Özdağ’a ilan etmişti.
Lakin Sayın Sarıkaya’nın “Soylu Mersiyesi”nde bir eksik bulmak yine Sayın Özdağ’a düşmüştü veya vazife olmuştu.

Flash TV’de röportaj veriyor Sayın Özdağ: “Bak Süleyman, tekrar söylüyorum. Sen Tansu Çiller’in etrafında anneciğim, anneciğim diye dolanırken, ben akademisyen olarak...”
Sayın Sarıkaya’nın bu Çiller-Soylu yakınlığını yazmaması veya medyanın haberleştirmeye değer bulmamış olması mıdır bilmeyiz, Sayın Özdağ’ı o programda “Adam bu, elimizdeki mal bu” tanımlarına cesaretlendiren.
Fakat konuşması bu minvalde sürerken Sayın Özdağ’ın, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’a hitabı ise, “Beni koru” hissiyatlı idi. Hem de programcı Uğuroğlu’nun ısrarla ‘’müteselsil kefil’’ vurgusuna rağmen.
“Sayın Erdoğan bu adamı görevden almalı.”
Sayın Soylu’ya, çok TV kamerasını gördüğünde “Oğlum” diye hitap eden Sayın Özdağ’ın Flash TV röportajında “Süleyman Kardeş” demesi, Melih Gökçek’e de kimin galip geleceğini göstermiş olmalı ki, hemen yanaşıvermiş sulu, sulu.
“Ümit Özdağ eğitilmiş biri. Bunu kendi anlattığı örnekle ortaya koyuyor. Bakın algı nasıl yapılır, insanlar nasıl kandırılır, gerçek olmayan bir konu gerçekmiş gibi insanlar nasıl ikna edilir tek tek anlatıyor.”
İddialı kasetlerinden birini yayımlayarak bunları yazan Melih Gökçek’e de “Sitemkarım ben” notalarıyla cevabı var Sayın Özdağ’ın.

“Rahmetli babam Cengiz ağabeyi çok severdi. Onun hatırına sana bir şey söylemedim şimdiye değin. Bir daha suça meyilli zekan ile benim karşıma çıkarsan seni perişan ederim Melih!”
Cengiz Gökçek, MHP Milletvekili ve Sağlık Bakanı. Melih Gökçek’in de amcası. Sayın Özdağ’ın, Melih Gökçek’in saydırmalarına itirazının olmaması ve baba dostumun hatırına sana bir şey söylemedim şimdiye kadar itirafı, Ankara’yı “Parsel parsel satan” Gökçek’i korumanın ötesinde, onaylamasını da ispatlar. Ya da Sayın Özdağ’ın vatan sevgisinin boyutlarını gösterir.
Sayın Soylu’ya “Erkeksen karşıma çık” diyen bir siyasetçi, Melih Gökçek’e de “Benim karşıma çıkma” diyorsa, Cem Yılmaz’ın mizah tarihimize yazdırdığı esprisiyle söylersek, “Tamamen duygusal” ilişki düşer insanların akıllarına. Bu son not dahi, Sayın Kılıçdaroğlu’nun “Kayıkçı kavgası” tespitindeki hadiselerin burada, böyle yazılmasını gerektirirdi.

NE KADAR EKMEK VERDİ, NE KADAR
SU TAKİPTEKİLERE ŞAŞTIK DOĞRUSU

“Şahsiyet ve onurunu menfaatleri ile takas eden çok adam tanıdık. Ama bizim mahallemizin suyunu ve ekmeğini yiyip de karşı mahalledeki arkadaşların kucağına oturana da şahit olduk. Çok kahredici bir tablo.”

Millî Gazete’mizin sitesinde yayımlanmış bir haberin özne cümleleri bunlar. AKP iktidarının sıfatlı bir bürokratı atmış bu tweeti. Kimliğini yazmayacağım. Sorgulama sitelerinde arandığında “FETÖ övücü onlarca tweeti vardı, sildi ve kendini aklanmış saydı” gibi klasik AKP’li tanımlanmasından payını alanlardan imiş.

İddiaları ve üslubuydu bizim dikkatimizi çeken. Anlamaya ve yorumlamaya çalışacağız.
“Şahsiyet ve onurunu menfaatleri ile takas eden çok adam tanıdık.”
1989’dan, bir bakanlığın müsteşar yardımcılığına atandığı 2016 yılına kadar vilayetinde resmi görevler ifa eden bahse konu yüksek bürokratın, adam tanıdığı yerlere ve yıllara baktığımızda “Nerde tanıdın, nasıl tanıdın, niçin tanıdın?” gibi sorular sormamız abesle iştigal olur.
Çıkar, yarar, kişinin kendine istediği fayda; iyi olanlara ulaştıran şey, zararın karşıtı gibi izahı olan “Menfaat”e olumsuzluk yükleyerek, şahsiyet ve onuru teslim alacak güç, eylem manasını vermek ve gözetildiğinde de “Takas” aracı saymak, özgeçmişine makamdan makama yükselmekle öğünmeyi yazmış bir bürokratı bize nasıl doğru anlatacaktır?
“Ama bizim mahallemizin suyunu ve ekmeğini yiyip de...”
Misafirine yahut çalışanına, emek verenine böyle bir hesaplaşmayla bakan birini bilmek, tanımak insanım diyenin aklına, Yavuz gibi bir sultandan miras sayılan “Geçme namert köprüsünden” deyimini düşürürse yanlışlık nerededir?

Hem bir iktidar işveren mi sayılır, ağa mı sayılır?
“Karşı mahalledeki arkadaşların kucağına oturana da şahit olduk.”
Yukarıdaki eksik cümlesinin yarısı da bu kelimeler. Bu ne şiddet, bu ne celal?
Ömer Seyfettin’in “Ver benim diyetimi!” diyen kasap dükkanı sahibini karşısında görüyor gibi olmaz mı, bir iktidarın bir bürokratının böyle bir twitini okuyan insan?
Edebiyatımızda olmayan fakat avamın sokak lisanında kullanılan “Kucağa oturmak” istihzasını kullanan kişiye şöyle bir soruyu yöneltmek hakkımız olur sanıyoruz: Mahallenizde su ve ekmek yedirdiklerinizin, nerelerde oturmasını istiyordunuz? Zira ikametgah ilmühaberi düzenlemek sizin işinizdir biliriz.
“Kahredici tablo”
Bu yazdıklarımız olmasın!



# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necati Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?