Bırakın çocuklar çocuk olarak kalsın (2)

13 yaşında tutuklanan ve hücre hapsine mahkûm edilen Filistinli Ahmet’in gözlerindeki sitemi fark edebildiniz mi? Unutmayın gözler kalbin sözcüsüdür, meramınızı telaffuz edemediğiniz durumlarda hemen harekete geçer ve yüreğinizden dökülenleri haykırır.

Üç askerin kolunda güçlükle yürüyor Filistinli Ahmet… Suçunun ne olduğunu bilmiyor, koca koca adamların niçin peşine takıldığını, niçin kendisini cezalandırdıklarını anlayamıyor… Tehdit ve işkenceye maruz kalmış ve bilincini kaybetmiş… Ahmet artık konuşmuyor, sorulan sorulara cevap vermiyor onun yerine yaşadığı zulme tanık olan gözleri konuşuyor.

İsrail askerlerine taş attığı iddia edilerek tutuklanan 6 yaşındaki Qais Obadi’yi hatırlarsınız… Altı yaşındaki çocuğunuzu düşünün… Nasıl davranırsınız ona? Yatmadan önce sütünü içirir, sabah kalktığında kahvaltısını yaptırır, saçını tarar ve okula gönderirsiniz değil mi? Gün içinde zihniniz hep onunla meşguldür, düştü mü, acıktı mı, derslerine adapta olabildi mi diye düşünür ve altı yaşındaki çocuğunuzun size ne kadar ihtiyacının olduğunu fark edersiniz… Ne yazık ki Filistinli çocuklar savaşın göbeğinde doğuyor ve sizin çocuklarınızın sahip olduğu bu imkânlarla hiç tanışmadan hayata veda ediyorlar.

Bir çocuğun bakışından ve ağlamasından başka kullanabileceği hiçbir savunma aracı yoktur fakat acıyla olgunlaşan Filistinli çocuklar ağlamayı düşmana karşı zayıflık olarak görüp sitemlerini gözlerine yansıtıyorlar. Onlar küçücük bir bedene sıkışmış vakarlı bir adam edasıyla yürüyor, acıyla olgunlaşmış bir bilge gibi hareket ediyor ve zafer için bileniyorlar.

Çocukların kendilerini güvende hissettikleri iki alan vardır; yaşadıkları ev ve oyun ortamı… İşgalci güçler Filistinli çocukları evlerinden ve oyun ortamlarından kopararak hücrelere hapsediyor, tehdit ediyor, işkence ediyor ve onların çocukluğunu ellerinden alıyor.

İnsan hakları gözlemcileri 1967 tarihinden bugüne kadar farklı sürelerde, asılsız gerekçelerle tutuklanıp hücrede tutulan çocukların sayılarının bir milyonu aştığını ifade ediyorlar. Çocukların büyük çoğunluğu 17 yaş altında yer alıyor ve uzun yıllar burada kalıyorlar. Hücre hapsinde tutulan çocukların aileleriyle görüşmelerine izin verilmiyor, çoğu sağlığını kaybediyor fakat tedavi imkânları sunulmuyor. İşgalciler tüm uluslararası hukuk kurallarını ihlal ederek çocukları hapsediyor, katlediyor ve işkenceye maruz bırakıyor. Allah aşkına söyler misiniz ağzı süt kokan bir milyon çocuk hangi kötülüğü icra etmiş olabilir? Hangi tehdide, hangi tehlikeye yönelmiş olabilir?

Çocukların hapsedildiği bir dünyada lider, yönetici, ilim erbabı, mütefekkir ve vicdani hassasiyetini kaybetmemiş her birey harekete geçip elindeki meşale ile karanlığın üzerine yürümelidir…

Söyler misiniz hani nerede meydanlarda konuşanlar? Nerede haktan dem vuranlar? Duymuyor musunuz çocukların sesini? Görmüyor musunuz? Hissetmiyor musunuz? Çocuklar yargılanıyor, çocuklar katlediliyor, çocuklar hücrelere kapatılıyor… Neredesin ey insanlık?

Birleşmiş Milletler 20 Kasım 1989 tarihli Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi’nin 16. maddesinde, “Bir çocuğun özel yaşamına, ailesine, konutuna veya iletişim haklarına keyfi ya da hukuka aykırı hiçbir müdahale edilemez, onuruna, itibarına hukuka aykırı bir saldırıda bulunulamaz” denilmektedir. Fakat anlıyoruz ki bu anlaşmalar, bu kuruluşlar bizim çocuklarımıza hizmet etmiyor. Bu kuruluşlar sadece istatistikî bilgiler vermekle yetiniyor dolayısıyla bizim çocuklarımızın haklarını koruyacak kuruluşlar inşa etmemiz ve onların yanında yer alabilmemiz gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?