Kudüs Günü’nde özgür Kudüs çağrısı

KUDÜS, tarihin en eski kentlerinden biridir. Şehir kurulmadan önce çöl halindeydi. Milattan önce Kudüs şehrini Arap asıllı Kenaniler kurdu. Şehir göçlerle genişledi. Akdeniz’e kadar uzandı. Şehri kurup ilk yerleşenler sebebiyle, buraya “Kenan Diyarı” da denilir. Kudüs’teki Mescid-i Aksa, Kâbe’den 40 yıl sonra yapılmıştır. Bu yüzden Kudüs ve çevresi ( Filistin bölgesi) kutsal topraklardır.

Allah Resulü (S.A.V.) Miraç öncesi Mescid-i Aksa’da bütün peygamberlere namaz kıldırdı. Allah katına yükselmeye de bu kutsal mabetten başladı. Mescid-i Aksa, Kur’an-ı Kerim’de, “Etrafını mübarek kıldık” (İsra, 1) şeklinde övülür. Kudüs’ü ilk fetheden ise, Hz. Ömer’dir (R.A.).

Tarih şahittir ki, Kudüs ve Filistin bölgesi Müslümanların elinde olduğu zaman, oralar emin belde haline gelmiş, huzur ve barış iklimi yaşanmıştır. Ne zaman da gayrimüslimlerin eline geçmişse, o topraklar kan ve gözyaşıyla anılır hale gelmiş; nice işgal, zulüm ve saldırılar yaşanmıştır. İngiltere Kralı Richard, Kudüs’e girince 70 bin Müslüman’ı katletmiştir. Hâlbuki Selahaddin Eyyubi Kudüs’ü fethettiğinde kan dökmemiş, sivil halka dokunmamıştır.

Bu yüzden, Kudüs tarihte huzur ve barış konusunda bir “mihenk taşı” olmuştur. Bencil, hırslı, kibirli Haçlılar elinde beldeler yakılıp yıkılırken; şefkatli, merhametli, insan kıymetini bilen Müslümanlar elinde ise, imar ediliyor, huzur ve mutluluk merkezi haline geliyor. Kudüs ve Filistin özgürleşmeden dünyada huzur ve barış sağlanamaz.

İŞGAL SONA ERMELİ

Bir ülke düşünün! 74 yıldır işgal altında. Üzerinden uzun zaman geçmesi, işgal ve zulmü meşrulaştırmaz. Normalleşme ancak işgal ve zulmün durdurulmasıyla sağlanır. Üzerinden bin sene geçse bile işgal unutulmaz. Zaten, saldırı, zulüm, işgal ara vermeden devam ediyor. Hatta Filistin’de yapılanlar zorbalık ve katliam boyutunu aşmış; büyük bir soykırıma dönüşmüştür.

Siyonist çete 1947’den bu yana topraklarını genişletmeye çalışıyor. İnsanlar ölüyor; kutsal emanetler yok ediliyor. Karşımızda kuvveti üstün tutan bir Siyonist zihniyet var. Saldırıyor, yakıyor, yıkıyor, her yeri ateşe veriyor. Bu vahşi çetenin mutlaka durdurulması gerekiyor. Kudüs meselesi yalnız Filistinlilerin konusu değil; bir insanlık davasıdır.

Filistinli kardeşlerimiz baştan beri zulme direndiler. Sembol isimlerden Şeyh Ahmet Yasin’i, Rantisi’yi, Mervan Bergusi’yi, 6 aylık bebek Lena’yı, 6 yaşındaki Muhammet Dürre’yi unutmak mümkün mü? Ama karşılarında Haçlı-Siyonist ittifakı var. Kudüs için bütün Müslümanlar seferber olmalı; kutsal toprakları savunan Filistinli kardeşlerimizi yalnız bırakmamalıyız.

Müslümanlar en az ABD’li aktivist Rachel Corrie kadar gayretli olmalıdır. Rachel, Uluslararası Filistin Dayanışma Örgütü gönüllüsü olarak Filistin’e gitti. Zulüm ve katliamı yerinde gördü. O kadar etkilendi ki, “Zulüm bizdense, ben bizden değilim” sözünü etti. Bir barış gönüllüsü olarak, Filistinlilerin üzerine yürüyen buldozerlerin önüne geçti. Zalim acımasızdır. Buldozer, 23 yaşındaki kızımız Rachel Corrie’yi ezip geçti. 

KUDÜS YETİM KALMASIN!

İsrail’i devlet olarak kabul edemeyiz. 74 yıldır, sınırlarının neresi olduğunu bile BM’ye bildirmedi. İsrail, BM’nin 1947’deki kararıyla kuruldu. Ama BM’nin kararlarına hiç uymadı. İsrail, saldırgan bir Siyonist çetedir. Onları devlet sayıp anlaşmalar yapmak; hele İsrail’le normalleşmek Türkiye’nin dış politikası olamaz.

Yöneticilerimiz İsrail çete başı Herzog’u Türkiye’ye davet ettiğinde, Herzog bizden Filistin’in Türkiye’de temsil edilmemesini isteyecek şekilde küstahlaştı. Konuyu değerlendiren Mescid-i Aksa Hatibi Muhammet Arif; Erdoğan’a seslenerek, “Siyonistlerle normalleşmeyin! İsrail sadece işgalci ve katildir” (Milli Gazete, 22.03.2022) uyarısı yaptı. Çünkü İsrail’le normalleşmek, Filistin davasını satmaktır.

Üç yıl İsrail zindanlarında tutuklu kalan Samar Sabbah Hanım, “Filistinli kadınlar evlatlarını şehadete uğurlarlar” diyerek; “Kudüs ve Mescid-i Aksa özgürleşinceye kadar mücadeleyi sürdüreceklerini” (Milli Gazete, 29.03.2022) açıkladı.

Türkiye’nin yeri, işgalci ve katil İsrail’in yanı değil; 74 senedir Siyonizm’e karşı can ve kanları pahasına mücadele veren Filistinli kardeşlerinin yanıdır. Kudüs ve Mescid-i Aksa duyarlılığıyla bilinen AGD Perşembe günü, Ankara’da “Dünya Kudüs Günü” programı düzenleyerek, “Kudüs özgürleşinceye kadar çalışacaklarını” ilan etti.

Saadet Partisi bugün saat 14.30’da, İstanbul Haliç Kongre Merkezinde, “Siyonizm’in Planlarına Karşı Filistin ve Kudüs’ün Özgürlüğü Konferansı”nı gerçekleştirecek. Davetlisiniz! Filistin konusunda hiç değilse; zulümleri içine sindiremediği için, oraya giderek buldozer altında can veren Rachel Corrie kadar gayretli olmalıyız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?