Reklamı Kapat

Ramazanda İki Vakit

Ramazan bir yaşayıştır. Her insanın kendi kendine kendisi için. Bireysel bir ibadet olduğu kadar sosyal gerçekliktir. Sosyal gerçekliğin her insana özgü gerçekliğinde. İnansın ya da inanmasın her insan gerçekliğin bir parçasıdır. Dünya ve insan ve yaşama ne kadar somut gerçekse ramazan da o kadar somut gerçek. Ramazanın her anı önemli ve güzeldir. İbadet olmasıyla birlikte bir yaşayıştır. Kendine özgü tadı var. Yirmidört saatlik dünya gününün her anı farklı bir hüzün ve neşe. Gece ve gündüz her saatinde her dakikasında her saniyesinde, zamanın farklı dilimlerinde farklı bir tad.

Sizi bilmem ben ramazanın genellikle teravihten sonrasıyla sahur vaktine kadar olan zaman dilimini ve bir de ikindiden sonrasını daha bir severim. Son on yıldır her yıl sahura kadar oturuyorum. Okumak veya yazmak için. İkindiden sonrası için hemen tabi seversin iftar yaklaşıyor demeyin efendim, öyle değil. İkindi oldu muydu okuma eylemim başlar. Normalde insanlar ikindiden sonra eğer evde iseler yatar uyurlar çoğunlukla. Bende ise ikindiden sonrası tam benim zamanım diyeceğim bir zaman dilimine girmiş olmanın vaktidir. Bu yıl da yine öyle oldu; gece sahura kadar olan zaman nasıl da birden geçiyor. Okuyor ya da yazıyorsanız tabi. İkindiden sonrası da çok hızlı.

Her ramazanda, ramazanın başında kendime en az üç farklı türde kitap belirlerim. Şiir, hikâye, roman, deneme, biyografi, düşünce vb. Bu türlerden hariç tabi Kur’an-ı Kerim. O her daim baş üstüne. Ramazanda en az üç kitap okurum. Her türden bir kitap. Başta tabi şiir kitabı. Bazen hızımı alamam kendi şiir kitaplarımı okurum. Her okuduğumda bir kere daha severim. Hep severim.

Bu ramazan (2022’nin ramazanı) yine ramazanın başında ramazanda okumak için üç kitap belirledim. Birincisi şiir kitabı. İkincisi yabancı bir yazarın romanı. Üçüncüsü düşünce kitabı. Bir de elifbadan başlayarak tekrar Kur’an öğrenip okudum. İlkokul yıllarımda Kur’an kursuna giderek Kur’an okumayı öğrenmiştim. Sonra üniversite yıllarında tecvid çalışmaları. Bu yıl en başından tekrar okudum. Ramazanın ilk sekiz gününde elifbayı bitirip Kur’an okumaya başladım. Önceden bilen için bu kadar hızlı oluyor tabi. İki kere hatim indirmede cüzler aldım. İkisi de bitti. Kur’an okumayı bilenler hemen hatırlayacaktır; Kur’an’ı okudukça okuyası gelir insanın. Kur’an-ı Kerim okumak çabuk öğrenilir ama okuma sürdürülmezse çabuk unutulur. (Buradaki unutmak o konuda bildiğin her şeyi tamamen unutmak değil; çünkü başlayınca tekrar hemen hatırlıyor insan.) Benzetmek gibi olmasın bu aynen saz çalmayı öğrenmek gibidir. Üniversite yıllarımda saz kursuna giderek saz çalmayı öğrenmiştim. İlk önce kara düzen denilen şekilde. Daha sonra notalı. Müzik enstrümanlarından en çok sazı severim. Benim gözümde saz bir enstrüman değil bir duygu ve düşünce dünyasıdır. Bir yaşama biçem ve biçimi. Bir aşktır, türküdür. Hem söylenir hem dinlenir. Baştan sona başlı başına yaşanır. Sazı da insan bir müddet çalmazsa unutabilir. Şimdi çalasım geldi iyi mi; “Seher yeli sevdiğimden bir haber”.

Her zaman olduğu gibi önceliğim hep şiir kitabıdır. Şiir kitabı bitti. Düşünce kitabı da. Roman henüz bitmedi. Kur’an okumaya biraz fazla zaman ayırınca tabi. Roman okuma hızını yavaşlattı. Romandaki başkahramana canım sıkılıyor. Gerçi yan kahramanların da durumu iyi değil. Bir de bu yıl iftara davet edildiğim her yere gittim. Önceki yıllarda pek gitmezdim. Kendim de davet ettim tabi. Her ramazan olduğu gibi. Okuma hızını bu da etkiliyor tabi. Okuma ve yaşama kesintisizdir. Birbirinden ayrılamaz. Bir bütündür. Bu bütünlük hayatın doğal bir şekilde içinde. Okumak yaşamaktır. Tüm zamanlarda.

Ben yaşıyorum yaşayanlara selam olsun!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?