Reklamı Kapat

Bu Cümlelere İkimiz De Çok Ama Çok Üzüldük!

Anadolu’nun zeki ama yoksul çocuklarının tek barınağı olan, devlete ait, Vakıflar Genel Müdürlüğünün bünyesinde hizmet veren Vakıf Öğrenci Yurtları, 28 Şubat darbecileri tarafından kapatıldı. Yaklaşık 25 sene önce. Bugüne kadar da nedense açılmadı!

Döneminin büyük yurtlarından biri olan, Burdur Vakıf Öğrenci Yurdunda kalan öğrencilerden birinin yolu geçenlerde Burdur’a düştü. 1980’li yıllarda barındığı bu yurda da uğradı. Bakın neler anlattı;

* “Burdur Vakıf Öğrenci Yurdu, iki kısımdan oluşuyor; yatakhane dolaphane ve dershanelerin yer aldığı iki katlı ana bina. Ve tam karşısında tek katlı ek bina (müştemilat). Ek bina ters L şeklinde. Mutfak, yemekhane banyolar vs. burada...”
* “İki katlı bina. Kapı ve camları saymazsak aynen olduğu gibi sapasağlam duruyor. Ama her tarafı aşırı toz ve pis! Evsizlerin, bali çekenlerin, alkoliklerin, başıboş çocuklar-gençlerin uğrak mekânı olmuş! Yer yer bazı yerlerinde plastik ve odun vs. yakılmış. Zeminler beton olduğundan yangın çıkmamış. Ama her türlü, can ve mal bakımından tehlike arz ediyor.”
* “Tek katlı ek binanın da kapı ve camları tamamen sökülmüş, tamamen açık ve virane olmuş.”
* “Geniş, yemyeşil ve ağaçlık (çoğunluğu çam) bahçesi mevcut. Haliyle bahçe ve ağaçlar (iki adet havuzu da) tamamen bakımsız kalmış!”
* “Yeni bir yurt yapılmış aynı alana. Yeni yurdun binası ve bahçesi, önceden eski yurdun bahçesinin devamı. Düşünsenize ne kadar büyük ve ferah bir bahçemiz varmış!”
* “Yurdun bulunduğu yer, Burdur’un en merkezi ve en değerli arazisi konumunda. Az yukarıda tren garı, tren garının biraz üst tarafı Valilik ve Cumhuriyet Meydanı. Yurdun bitişiği merkez Halk Pazarı ve cami, onun üst tarafı müze, ana bulvar, saat kulesi ve Ulu Camii...”
* “Yeni yurt da terkedilmiş olduğundan ve arka kapısı açık olduğundan aynen eski yurtta olduğu gibi girip çıkanlar olduğundan her bakımdan tehlike arz ediyor.”
***
Hülasa; bütün bir ülkede olduğu gibi Burdur Vakıf Öğrenci Yurdu da, bir zamanlar cıvıl cıvıl bir devlet yurduydu. Şimdilerde harabe vaziyette!
Şimdi yaşını başını almış hatta emekli olmuş bu kişinin anlattıklarından ikimiz de çok ama çok üzüldük…
Keşke siyasi irade, “Bu yurtları açmaya karar verdik!” dese! Keşke…

BU FOTOĞRAFA BAKTIKÇA İÇİM ‘CIZZZ!’ EDİYOR!

Bu fotoğraf dediğim, Vakıf Öğrenci Yurtlarında günlük olarak düzenlenen ve sıkı takip edilen ‘öğrenci istihkak raporu’.
Şöyle bir sistem vardı, devlete ait Vakıf Öğrenci Yurtlarında; her gün ambar memuru ve nöbetçi öğrenci ya da aşçı mutlaka birlikte ambara inerler. Bu değişmez bir kuraldır. Yemeklik için ne kadar malzeme öngörülmüşse o malzemeler (gıda, et, sebze, meyve, hububat vb.) tartıda tartılarak, gram gram tespiti yapılarak ambardan alınır.
Ve tüm bunlar kayıt altına alınır.

Burdur Vakıf Öğrenci Yurdunu gezen kişi, orada, eşyalar arasında bu evrakı bulup gönderince inanın bir tuhaf oldum. 1970’li yıllara gittim. Ambar memuru ya da yurt müdürü ile o çok hoş kokulu, loş ışıklı ambarda geçenleri hatırladım.
Çok ama çok müteessir oldum…

SİYONİZM’İN PLANLARINA KARŞI FİLİSTİN VE KUDÜS’ÜN ÖZGÜRLÜĞÜ KONFERANSI!

* Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı tarafından, ‘Siyonizm’in Planlarına Karşı Filistin ve Kudüs’ün Özgürlüğü Konferansı’ düzenlendiğini,
* Konferansın 30 Nisan 2022, Cumartesi (yarın), saat 14.30’da Haliç Kongre Merkezi Galata Salonu’nda yapılacağını,
* Konferansta, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun bir konuşma yapacağını,
* Konferansa, Kırgızistan’dan Elyana Satarova ve Kadir Malikov, Azerbeycan’dan Nöreste İbrahimova, Pakistan’dan Asif Luqman Qazi, Bosna’dan Osman Softiç, Tunus’tan Mübareke Brahimi, İngiltere/Fas’tan Mohammed El Hassani, Lübnan’dan Zouhair El Jaid, Filistin/Gazze’den Mustafa Y.A Alleddawi Suad, Lübnan’dan Abdul Malak Sukkarie, Filistin’den Mohammed Taysir Elkhatib, İran’dan Alaeddin Broujerdi ve Sadeghian Komarolıa’nın konferansa iştirak edeceğini,
* Programın saat 14.30’da başlayıp saat 19.00’a kadar oturumlar şeklinde devam edeceğini, biliyor musunuz?

“HEPİMİZ TEK BİR GAYE İÇİN YAŞIYORUZ!”

Allah (C.C.) dostlarından merhum Abdurrahim Reyhan Efendi anlatıyor;
* “Arzu ve irademiz içinde olan iş ve amellerimizde hayrı istemeli ve hayrı yapmalıyız. Şerri, yasağı, haram ve zararlıyı istememeli ve onları yapmamalıyız.”
* “Tasavvufta hedef bir Müslüman’ın gönüllü olarak ve seve seve Allah'a ibadet etmesini sağlamaktır. Zühd ile tasavvuf arasındaki en önemli fark şudur; zühdde korku, tasavvufta sevgi unsuru ağır basar. Zühd hareketinde korku sevgiyi, tasavvuf hareketinde ise sevgi korkuyu kapsar. Zühd, ahirette kurtuluşu amaçlayan nisbeten özel bir manevî hâl, tasavvuf ise bu hayata dayanan ama daha çok Allah'ın rızasını ve sevgisini kazanmayı amaçlayan daha kapsamlı manevî hayattır.”
* “Bizler, yani hepimiz tek bir gaye için yaşıyoruz. Hepimizin amacı, Allah'a kulluk. Sizi buraya getiren de, sizinle sohbet etmemize imkân sağlayan da sadece O. Eğer kâinatın Yaratıcısı istemezse, kim ta uzaklardan bu garip köydeki ümmi Abdurrahim’in yanına gelir?”
* “O dönemin insanları da sizin gibi mürşitlerinden keramet beklerdi. Bir gün talebeleri Şah-ı Nakşibendî Hazretlerine sormuşlar; ‘Efendim sizden niçin bu kadar az keramet zuhur ediyor?’ Hazret soranlara şu cevabi veriyor: Omuzlarımızdaki bunca günah yüküne rağmen ayakta durabilmekten daha büyük keramet mi arıyorsunuz?”
* “İman edip salih amel işleyenler var ya, şüphesiz halkın en hayırlısı onlardır. Rableri katında onların mükâfatı, altlarından ırmaklar akan cennetlerdir. Orada ebedi olarak kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. Bu (sıfat ve mükâfat) Rablerinden korkan (O'na iyilik ile saygı gösteren) içindir.”
***


Erbakan Hocamız zaman zaman Abdurrahim Reyhan Efendi’yi ziyaret ederdi. Rabbim her ikisine de rahmet eylesin. Âmin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?