Bülent Parlak

2000 Kuşağı şairlerinden Bülent Parlak, üç gün önce (19 Nisan 2022 Salı) 43 yaşında dâr-ı bekaya irtihal etti. Vefat haberini ortak bir dostumuz telefonla bildirdiğinde, çok üzüldüm. Gözlerimden taşana engel olamadım, arka arkaya üç tane sigara içtim. Şairler kaç yaşında olursa olsun her zaman genç ölür diye düşündüm. Daha şiir yolculuğu devam ediyordu diye geçti içimden. Bülent Parlak ismini ilk defa Dergâh dergisinde görmüştüm. Daha sonra kendi dergisi İzdiham’da yani matbu değilken internet sitesinde.

Bülent Parlak’la şahsen hiç tanışmadık. 2012 yılında iki kere telefonla görüşmüşlüğümüz oldu. İlk telefonla görüştüğümüzde bir ‘şiir konulu bir yazı olayı mevzusu’ için ben aramıştım. Telefon numarasını değerli dost Bünyamin Yılmaz’a sorup ondan almıştım. Hatta Bünyamin Yılmaz’a, “Bülent Parlak nasıl biri?” diye sorduğumda Yılmaz, “İyi bir adam, güzel insan yani” demişti. Sanki yıllardır tanışıyor gibi konuşmuştuk. Gibisi fazla tanışıyorduk, şiirden tanışıyorduk. Benim şiirim hakkında, “Hareketli bir şiirin var, rap şiir, enerjik, ironi düzeyi yukarıda, yüksek sesli” demişti. Bütün şiir kitaplarımın kendisinde olduğunu söylemişti. Ben de kendisinin o zaman tek şiir kitabı vardı onun bende olduğunu söylemiştim. O ilk görüşmemizde İzdiham’a şiir vermemi istemişti, ben de olabilir demiştim, hatta o telefon konuşması yarım saatten fazla sürmüş, sohbet bitmemiş derginin yerini tarif edip “mutlaka bekleyeceğini” söylemişti. O konuşmada bir isteğimi yerine getirmişti. Zaten o konu için aramıştım, beni kırmamıştı. Daha sonra ben dergiye bir türlü uğrayamayıp şiir de göndermeyince kendisi beni aramıştı, o zaman da uzunca konuşmuştuk, görüşecektik bir türlü nasip olmadı. Birbirimizin şiirini biliyor okuyorduk. Şahsen tanışmasak da. Önceden tanışıyorduk galiba. Ben şairlerin ezelden birbiriyle tanıştıklarına inanıyorum.

Türk şiiri 2000’li yıllarda üst düzey verimlerle ilerlemiştir. 2000’den 2010’a kadar olan on yıla baktığımızda Türk şiirine yön veren şairlerin bu yıllarda tebarüz ettiğini görürüz. 2000’li yıllar Türk şiirine değerli şairler kazandırmıştır. Bülent Parlak da bu şairlerden biri. Üstelik Parlak, kendi dergisini çıkarmış ve kendi yayınevini de kurmuş bir şairdir. Kendi yayınevini kurması özellikle dikkat çekici. Kuşağın ilk kendi yayınevini kuran şairidir. Bu yönüyle Sezai Karakoç’a benzer. Parlak’ın vefatından sonra internette yazılanlar üzerine şairlere yaşarken değer verilmediğinden dem vuran samimiyetsizler, şairlerin şiir kitaplarını yayımlamayan ama kendi mürit ve yandaşlarının kitaplarını yayımlayan yayıncılardır. Hem şairlerin görülmediğini yazıyorlar hem de şairlerin şiir kitaplarını yayımlamıyorlar. Sezai Karakoç’un zamanında şiir kitaplarını yayımlasalardı Karakoç yayıncılıkla uğraşır mıydı ki uğraşmayacağını kendisi hatıralarında yazıyor zaten. Sezai Karakoç için geçerli olan durum benim için de geçerli Bülent Parlak için de. Bülent Parlak ölümüyle de ilk oldu, kuşağın ilk vefat eden şairi.

Bülent Parlak, kendine özgü şiiri olan bir şair. Şiirinin temelinde acı, ironi ve keder var. Derin acıların dayanılmazlığı şiirde kederle verilerek dayanılacak düzeye getiriliyor. Örneğin, “Sana yeniden dirilmiş annemi seyreder gibi bakardım / Çehremde bir sürü göz havari gibi, anons gibi, çarpıntı gibi / Roma yakılırdı yanımda dönüp bakmazdım; ilkçağ, ortaçağ ve sen / Cennetten mi emmiştin sütünü bu güzellik nereden” dizelerinde olduğu gibi.

Parlak şiirinde ironi ya altlarda bir yerde ya da bazı şiirlerinde çok açık olduğu için şiirin ciddiyetini kundaklar nitelikte. Şu dizelerinde dozundadır: “Sovyetlerden medet umanlar gülümsetecekse sizleri / Anaların kanserlerine alışacaksa evlatlar / Simsarlar kandırmayacaksa evine dönen askeri / Kalkın halay çekelim, ben orada öleceğim”.

Bülent Parlak Sevgili Huzursuzluğum, Ricakeş ve Her Şey İçin Çok Geç isimli şiir kitaplarıyla Türk şiirinde kendine özgü bir yer edinmiştir. Bülent Parlak’a Allah’tan rahmet, yakınları ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?