Reklamı Kapat

Bu Da Bir Sadaka-i Cariyedir

Milli Gazete’nin manşet sayfasındaki, “Zorluklar bizim bileği taşımız” sponsorluk duyurusunu okurken ister istemez insanın kulağına Erbakan Hoca’mızın, “Biz size iktidar verdik, diyenlere cevap veriyorum. Hayır. Önce siz bize iktidar vermediniz. İktidarı biz, size hizmet için tırnağımızla koparttık aldık. Siz vermediniz” sözleri çınlıyor. Bu sözlerle Erbakan Hoca’mız, Milli Görüş’ün bu millet için yaptığını özetliyor.
Kısaca hatırlarsak; Milli Görüş’ün siyasette temsil edilmesi sürecinde çok badireli olayların yaşandığına tanıklık ediyoruz. Irkçı emperyalizmin tüm hesaplarının dışında ortaya çıkan Milli Görüş, kendini tanımlarken ne sağcı ne solcu olarak tanımlamış, Batı siyaset literatürünün tanımlarının içinde olmayan Milli Görüş olarak ilan etmişti. Anadolu topraklarının inancından neşet eden Milli Görüş siyaset tarihinde en büyük ezberi bozmuştu. Hesap bozucu olması hasebiyle de medyada yer alamamış, medya yer verdiğinde ise Milli Görüşçülerin itibarını zedeleyecek, yalan, iftiralarla yer almıştı. Yani aslında günümüzden farklı değildi tablo. Milli Görüşçüler halkla buluşabilmek; düşüncelerini, projelerini, ideallerini halka ulaştırabilmek için; ırkçı emperyalizmin tüm insanlığı nasıl köle haline getirdiğini anlatabilmek için köy köy, kasaba kasaba, sandık sandık, kapı kapı gezdiler. Medyanın uyguladığı ambargonun yanında haklarında üretilen yalan yanlış haberlerle de uğraşarak, Milli Görüş ve Milli Görüşçüler hakkında oluşturulan olumsuz algılara rağmen yine de milletin her kesimini kucakladılar. Sağcı demediler, solcu demediler, Alevi-Sünni demediler her görüşten, her düşünceden insanımızla oturup çay içtiler, konuştular. Irkçı emperyalizmin ortadan kaldırmaya çalıştığı konuşma ortamını, birbirini dinleme ortamını kurdular.
Bunların yanı sıra medyada gazeteler kurdular, dergiler çıkardılar, ellerinden gelen ne varsa yapmaya gayret gösterdiler. Hem siyasi alanda çalışmalar yaparken ülkenin düşünce dünyasını zenginleştirmek için ülkenin ilk düşünce kurumunu da kurdular.

Bu bahsedilen işleri yaparken tüm çalışmalarını aidatlarla, bağışlarla gerçekleştirdiler. Milli Görüş davasına gönül vermiş kişiler ilk önce ellerini cebine attı hep. Bir yerde yardım mı yapılacak Milli Görüş teşkilatları ilk önce o ihtiyacı karşılamak üzere çalıştı. Bir program mı yapılacak, bir siyasî faaliyet mi yapılacak? Teşkilatlar kendi ceplerinden. Kapatılan partilerinin ardından, el konulan mallarının yerine yenilerini almak için, gençlik çalışmalarını yapmak için, uluslararası Müslüman Birliği toplantıları yapmak için… Kanal 7’nin kuruluşunda kadın kollarının açtığı kermesler, hakeza yine TV5’i kurmak için kadın kollarının kermesleri, teşkilatların kampanyalar düzenlemeleri… Burada saymakla bitiremeyeceğimiz Türkiye yakın siyasi tarihine damga vurmuş faaliyetler.

Şimdilerde değişen bir durum yok. Milli Görüşçüler milletimizin içine düştüğü darboğazdan kurtulması için, tüm ümmetin insanca yaşayabilmesi zulümden kurtulabilmesi için Milli Görüş’ün tek temsilcisi Saadet Partisi kadrolarıyla, medyadaki temsilcileri Milli Gazete ve TV5 ile yola ilk çıkanların taşıdığı heyecanla çalışmaya devam ediyor.

Medya alanında tüm reklâm ambargolarına, engellemelere, görmezden gelinmelerine rağmen Milli Görüş’ü benimsemiş kadrolar kınamacıların kınamasına bakmadan Yeni Bir Dünya kurma hedefini gerçekleştirmek için çalışmaya devam ediyorlar. Ve şu an gerek Milli Gazete gerekse de TV5 medya tarihinde görülmemiş bir mücadele veriyor. Milli Görüşçü basın kuruluşları yandaş medyanın milletimizin gündeminden kaçırdığı konuları, milletimizin ve kamunun yararına olan meseleleri, sözün namusunu kuşanarak gündeme taşımaya, haberleştirmeye devam ediyorlar. Ve birilerinin dediklerinin ötesinde, iktidarın sınırlarının dışında söz söyledikleri için bedel ödetilmeye çalışılıyor. Milli Gazete ve TV5, hâlâ haber metinlerinde Filistinlilerden bahsederken ‘direnişçi’, İsrail’den bahsederken de ‘işgalci’ diyorlar. Kudüs’ten haber verirken ‘Doğu Kudüs/Batı Kudüs’ kelimelerini kullanmayıp, “Kudüs” diye vurguluyorlar. Hâlâ gündemlerinin birinci maddesi İslam Birliği, Müslümanların kardeşliği konusu. İşi ehline vermekten bahsediyorlar.
***
Milli Gazete ve TV5 tarihte görülmemiş bir mücadele verirken bizler de üzerimize düşeni yapmamız gerekmektedir. Hâlâ haktan, adaletten, ölçülü olmaktan bahseden bu kuruluşlara yapılan destek bir sadaka-i cariyedir. Bu hak sözü söylemeye devam ettikçe bu kuruluşlar, destek verenlerin sevap hanelerine yazılmaya devam edecektir. Milletimizin ülkenin gerçek gündeminden haberdar olması için, yeni nesillere Yeni Bir Dünya idealinin yerleştirilmesi için, ne olursa olsun haktan yana taraf olduğumuzu ortaya koymak için verilen bu destekler hiç şüphesiz hem bu dünyamızı hem de ahiretimizi aydınlatacaktır.
“İstiyoruz ki, karanlık üzerimize çökmeden kendi ışığımızı yine kendimiz yakalım. Birlikte başaralım…”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Elif Örs - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?