Bir imam, ev ev dolaşarak sohbet halkaları kuruyor ve her
akşam bir saat televizyonu kapatma şartıyla insanlara kitap hediye ediyor. Bu
haberi okuduğumda, doğru adımlarla yürüyen bir kişinin binlerce kişiye yol
gösterebileceğini düşünmüş, sayıdan ziyade niteliğin önemli olduğuna
inanmıştım. Bu çalışmaları yapan bir imamdı ve mahalleye doğru bir bakış açısı
kazandırabilmek için çaba gösteriyordu. Hem de tek başına
İslam tarihinde Müslümanlar namaz saatlerinde bir araya
gelir ve içlerinden biri namazı kıldırırdı. Daha sonraki dönemlerde ise bu
devlet eliyle müesseseleştirilerek, müstakil bir meslek haline getirildi. Fakat
imamın yetkileri genişletilerek etkisi arttırıldı. Mesela, Osmanlı da imamlar
bugün olduğu gibi sadece namaz kıldırmakla görevli bir memur olarak görülmez
daha geniş yetkiler ile desteklenirdi. O dönem imam ve caminin önemli bir
fonksiyonu vardı ve bu Tanzimat dönemine kadar da devam etti. O yüzden
imamların, gerekli bilgi ve birikimlerinin yanında ahlaki ve sosyal ilişkileri
de dikkate alınırdı. İmam mahallenin huzurunu inşa edebilmek için halkla iç içe
yaşar ve onlara yön gösterir güncel sorunların çözümüne katkı sağlardı..
Günümüzde insanların en büyük sorunu maneviyatsızlıktır.
İnsanlarımız haram helal konusundaki hassasiyetlerini kaybediyor, zina
yaygınlaşıyor, gençler hayatlarının baharında bağımlılık tuzağına düşüyor,
Allah ın emirleri hiçe sayılıyor. İnsanların bu amansız hastalıktan
kurtulabilmesi için, İslami duyarlılık taşıyan bütün insanların ve özellikle de
mahalle imamlarının desteklenmesi gerekmektedir. Tıpkı ev ev dolaşarak tebliğ
çalışmalarını sürdüren imam gibi her görevli mahallesinin kurtuluşu için gayret
göstermelidir. Fakat bunun için öncelikle imamların bilgilerini güncellemeleri
ve insan psikolojini çok iyi bilmeleri gerekmektedir. Gerçek manada bir imam
mahallenin dini anlamda sorduğu sorulara doğru cevaplar verebilmeli ve
insanları bilgilendirmelidir. İmam yaşadığı muhitin sosyo kültürel yapılarına
hâkim olmalı ve insanlardan kopuk yaşamamalıdır. Namaz kıldırmanın dışında
kalan vakitlerini halkın içinde geçirip tebliğ ve davet çalışmalarını
hızlandırmalıdır. İmam, cemaatin lideridir, liderin birinci görevi, topluma
sağlıklı bir bakış açısı kazandırmaktır. Fakat bunun için öncelikle kendisinin
yeterli bilgi ve birikime sahip olması şarttır.