Mahalle maçından sonra...

Abone Ol

KASIMPAŞA-Galatasaray maçının ilk kırkbeş dakikasını, bir senaryo yazalım, futbolun dünyasını hiç tanımayan ama çağın futbolunu bilen birine izlettirsek ve de desek ki bu takımların bulunduğu havuz yılda 450 milyon dolar değerinde, amma da gülerdi. Hatta belki de bir daha bizimle futbol konuşmazdı da... Yani bu maçın ilk yarısı tam anlamıyla bir mahalle maçıydı. Hatta eski yıllarda mahalle maçlarında bile zaman zaman sertlikler, kavgalar çıkardı. Ama bu maçın ilk yarısında topu alan en küçük bir risk düşüncesine takılmadan topluca gitti, ama topluca dönmedi. Nasıl bir atak tezgâhladığını bilen tek oyuncu Babel olurken, diğer oyuncular, belki de kaleciler hariç idmanda bile bu denli sorumsuz, sağına, soluna bakmadan oynamazlardı.

İşte bu sözüm ona teknik genel analizden Kasımpaşa iki güzel gol çıkardı. Galatasaray da rakip kalede göründü. Ama organize değil öylesine rasgele biçimde. Kasımpaşa attığı kadar kaçırdı ama bilinçsiz, düşünülmüş değil o ana göre gelişmiş ataklarla... Şampiyonluğa oynayan bir takımın bir deplasman oyununda, özellikle de içinde ciddi önemli oyuncuların bulunduğu bir takıma karşı nasıl da böyle oynardı Zaten Olcan, Umut yok gibiydiler. Sneijder nedense hep Yasin’le alış verişini düşündüğünden sahanın başka yerlerinde neler olup bittiğini bile anlamadı. Tabii Sabri, Olcan’ın büyük oyunu(!) yüzünden dağıldı, yerinde çok çalım yedi... Chedjou gibi Fransa ligi görmüş bir stoper boyun felci geçirecekti neredeyse... Hakan mı Selçuk didindi, Hamit çaresizce koştu ve de Yasin...

Sonra bir ikinci yarı vardı. Şampiyonluk adayı kendine çeki düzen vermiş, top rakibe geçtiğinde alabildiğince topun arkasına geçme gayreti gösterir görünüyordu. Bu arada büyük oyuncu(!) Olcan çıkmış yerine riske edilmemek için ilk on bire konmayan imdat simidi Burak girmişti. Kasımpaşa mı Tıpkı ilk yarıdaki gibi ne oynadığını bilmeden koşup duruyordu. 51’de Selçuk, 54’te de Umut altı pasın içinden durumu 2-2’ye getirdiler. Kasımpaşa yeniden öne geçmek için koşarken Galatasaray büyük takım olduğunu nihayet görmüş bir topluluk olarak topluca oynamaya başlamıştı. 64’te üçlü bir organizasyon sonunda rakibin ayağından seken topa Burak boşuna sıçramamış oldu ve 3-2...

Bu maçın tamamı Kasımpaşa için hiç oynanmamış olmalıdır. Galatasaray için de ilk yarısı... Eee daha çok maç var, bunu da bilesiniz.