Önce Reddet!
Bugüne kadar hem kaynakları hem de insan kaynaklarını kurutan “reel politik” anlayış fark edilmeye başlandı. Çünkü mağdur sayısı sürekli artıyor ve alternatif oluşmuyor. Un var, yağ var, şeker var, o halde helvayı yiyecekken neden ayvayı yiyoruz? Bu yüzden üniversite diplomalarını işsizlik sertifikasına çeviren sistem göze batmaya başladı. Ve yaşanan her mağduriyet, akla zarar veren her şey sorgulanmaya…
Sonra Niyet Et!
Her geçen gün “maya”nın önemi daha iyi anlaşılıyor. Mayaya odaklanan herkes, eleştirel bakması gereken insanların “aman oyunbozan biz olmayalım” diye susmalarını daha iyi kavrıyor. Muazzam bir güç birikimi içinde olanların ‘kral çıplak’ diyemeyeceklerini daha iyi görüyor. Ve bir kişinin arkasına sığınarak girilen yanlış yoldan, aynı kişinin arkasına sığınarak çıkılamayacağını biliyor. Çünkü “kalbiyle irtibatlı olanlar, arada aynaya baktığında orada tanımadığı birine rastlayıp duruyorsa, onun kendisi olma ihtimali kuvvetle muhtemeldir”.
Aynaya baktıkça her geçen gün reddedenler kadar niyet edenlerin de sayısı artıyor. Bu niyet, makine gibi davranan insanları kendi olmaya davet ediyor. Türkiye’nin bir parçası olan herkese, eğriyi düzeltmek, düşeni kaldırmak, ağlayanı güldürmek gibi sorumluluklar yüklüyor. Böylece aklını ve vicdanını kenara değil, “orta”ya alıyor insan ve kazandığı yanında kaybettiğinin ne ifade ettiğini anlıyor.
Şimdi Gayret Et!
“Virüs” hassasiyeti, duruma dayalı hale getirilen insanın kurala dayalı bir toplum olacağını göstermiştir. Mikroplarla aynı ortamı paylaşmayan herkes, sorunlara mesafesini ayarladığı sürece temiz kalabilecektir. Üstelik bu “ayar” sayesinde bu dünyadan onurumuzla geçeceğiz. O halde; önümüze konan seçeneklerden birisini seçmek yerine, seçeneklerin dışında bir alternatifi öngörebilmeliyiz.
Her öngörü, her vizyon; onur kırıcı bir hayatı reddederek, pes etmiş umutsuz ve küskün nicelerini devreye alma niyeti taşır. Bu niyet, kavgadan beslenen, umutsuzluktan dem vuran anlayışı sonlandıracak gayreti oluşturur. Bu gayret ise; suçlamaların ötesine geçmeyi basarmış, saygılı, seviyeli bir söylem ve üsluba bizi ulaştırır. Eğer mağdura oynamazsan, yakında ulaşacağız. Çünkü “dünyayı iyi bilen aldanmaz, ahireti iyi bilen aldatmaz”!