Magazin haberciliği

Abone Ol

Show TV nin haber genel yayın yönetmenliğini yaptığı dönemde Reha Muhtar, televizyon haberciliğine sulu, cıvık, sığ ve düzeysiz magazin anlayışını yerleştirmiş, aldığı reyting dolayısıyla diğer ekranların da bültenlerinde bu yönde format değişikliği yapmasına yol açmıştı. En ciddi haberleri bile sulandırarak ekranlara getiren, maaşlı soytarılarına her gün farklı atraksiyonlar yaptırarak haber kılıfıyla ekranlara getiren, gerek stüdyoya gerek telefona aldığı konuklarına garip ve şok edici sorular sorarak izleyici devşiren Reha Muhtar ın haber bültenlerine bıraktığı kötü mirası şu ana kadar hiç kimse temizleyemedi Bugün televizyonlarda hangi ana haber bültenine gitseniz, adını söylemekten aciz bir mankenin, ya da tek şarkısıyla şöhret kervanına katılmış bir sözde sanatçının aşk-meşk ilişkisini izlemek zorunda kalırsınız Hangi sanat dalında at oynattığı bilinmeyen tiplerin birbirlerine sataşmalarını, atışmalarını, şöhretlerini pekiştirmek için girdikleri polemikleri izlemek zorunda kalırsınız

Reha Muhtar ın başını çektiği güruhun televizyon ekranlarımıza yerleştirdiği magazin anlayışı, şöhret basamaklarını hızla tırmanmak isteyen tiplerin polemik arenası haline geldi "Herkes bu renkli dünyayı görmek istiyor" diye meşrulaştırmaya çabalanan magazin haberciliği sığ ve düzeysiz ilişkilerin sınırsız şekilde işlendiği bir boyuta taşındı Her gece başka birisiyle düşüp kalkan paralı züppelerin, baldır bacak mankenlerinin, isimlerini pazarlamak için sürekli gündemde kalmak isteyen sanatçı tiplerin aldıkları nefes, attıkları adım, yedikleri yemek, oturup kalktıkları mekan bile haber kılıfıyla hayatımıza sokuşturuldu Ekranları işgal eden Televole türü programlar, evinde yiyecek ekmeği olmayan, aybaşını nasıl getireceğinin hesabıyla uğraşan Türk halkının en çok izlediği yapımlar haline geldi İletişim Profesörü Haluk Şahin in deyimiyle, "Maraz meraklara yapılan servis ve insanların genel olarak dedikodu merakının gıdıklanması" bu programlarla tavan yapmıştı

İnsanların zihinlerini içi boş konularla meşgul etmek isteyen, çok daha önemli meselelerde halkımızın düşünce üretmesini istemeyen hakim güçler ve medya baronları, bu tür programların prim yapmasını sağlayacak zeminleri sonuna kadar kullandılar Bu düzeysiz yapımların özellikle prime time kuşağında yayınlanmasını sağlayarak, izleyicinin tercih şansını sıfırlamış oldular Tuzu kuru insanların renkli dünyalarına kamera ışığı tutan bu tür programların halkımızın zihninde yaptığı tahribatı aslında sosyologların ciddi şekilde araştırması gerekiyor .Zira bu tür programlar bir eli yağda bir eli balda tuzu kuru kesim ile, hiçbir şeye sahip olmayan insanlar arasındaki sınıf farklılığını derinleştiriyor, herkesi bu renkli dünyalara özendirerek kolay yaşama erişmek için her şey mübahtır felsefesini yerleştiriyor

Peki magazin haberciliği bu noktaya nasıl geldi ATV ekranlarında yayınlanan Ali Kırca nın sunduğu Siyaset Meydanı nda bu gece bu soru tartışılacak Tanıtım fragmanlarından izlediğimiz kadarıyla Siyaset Meydanı na "Magazin Haberciliğini" tartışmak üzere, Can Tanrıyar, Selim Akçin, Prof. Ali Atıf Bir, Ali Eyüboğlu gibi isimler katılacak Aslında bu programa davet edilmesi gereken isimlerin başında, ana haber bültenlerinde magazinciliğin fitilini ateşleyen Reha Muhtar olmalıydı Bu programa çağrılması gerekenlerin başında, ağzından her çıkan söz ana haber bültenlerine yansıtılan, ilişkileri, polemikleri, attığı adım, yediği yemek, gittiği tatil, giydiği elbise, aldığı nefes bile çok önemli bir şeymiş gibi anında bize aktarılan Hülya Avşar, Gülben Ergen, İbrahim Tatlıses, Seda Sayan gibi isimler olmalıydı Magazin habercileri bir araya gelip neyi tartışacaklar