Gündem

Madenlerde kayıt dışılık yüksek

Madenlerde kayıt dışılık yüksek

Abone Ol

Türkiye Maden-İş Sendikası tarafından hazırlanan raporda, Türkiye‘de madenciliğin iş kazası riski fazla, iş yerleri gözden uzak, kayıt dışılığın yüksek bir sektör olduğu belirtildi.

Sendikanın Eğitim Müdürü Fikret Sazak tarafından hazırlanan raporda, madencilik sektörünün iş sağlığı ve güvenliği açısından içinde bulunduğu durum değerlendirildi.

Raporda, Türkiye‘de madencilik "iş kazası riski fazla, emek yoğun, iş yerleri gözden uzak, kayıt dışılığın yüksek olduğu, kamunun ağırlığının giderek azaldığı" bir sektör olarak tanımlandı.

Madenciliğin, iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin çok önemli ve gerekli olduğu bir sektör olduğunu vurgulanan raporda, buna karşın işçiler açısından yoğun bir eğitim sorunu bulunduğu belirtildi.

Rapora göre, madencilik sektöründe 100 bin civarında kayıtlı işçi bulunuyor. Bunun dışında sektörde kayıt dışı çalışan sayısının ise 35 bin olduğu tahmin ediliyor

Madencilik sektöründe kayıtlı işçilerin yaklaşık yüzde 35-40‘nın sendikal örgütlenme hakkını kullanabiliyor.

Maden işçilerinin ücret, iş sağlığı ve güvenliği koşulları özel sektör işletmelerinde çok daha kötü durumda bulunuyor.

Kömür madenciliğinde kamuda çalışan bir işçi günlük ortalama 85,33, özelde çalışan bir işçi 26 lira ücret aldığına dikkat çekilen raporda, "Özel sektör işletmelerinde maden işçileri her gün 26 lira karşılığında tehlikelerle dolu madenlere iniyor" denildi.

Raporda ayrıca kömür dışı madenlerde kamuda çalışan bir işçinin günlük ortalama 59 lira olan ortalama günlük ücretinin özelde 29 liraya, taş, kil ve kum ocaklarında kamuda çalışan bir işçinin ortalama 44,69 lira olan ücretinin de özelde 22 liraya gerilediği belirtildi.

Raporda, özelde madenler, genelde tüm iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği için alınması gereken önerilerden bazıları şöyle sıralandı: -İstihdamı artırıcı politikalar için hükümetlere baskı yapılmalı. -Kayıt dışının kayıt altına alınmasının mücadelesi verilmeli. -İş güvencesi tüm iş yerlerini kapsayacak şekilde yaygınlaştırılmalı. -Gelir dağılımını düzeltici politikalar hayata geçirilmeli. -Sendikal örgütlenme yaygınlaştırılarak iş yerlerinde sürekli denetim sağlanmalı. -Mevzuatın dağınık yapısı düzeltilmeli. -İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası çıkartılmalı. -İş güvenliği sorumlusunun işverene bağımlılığına son verilmeli. -Türkiye‘de iş yeri denetlenme oranı yıllık yüzde 4-5 oranındadır. Bir iş yerine rutin denetim çok uzun yıllarda gelmektedir. Bu nedenle müfettiş sayısı artırılmalıdır. -Denetimler sonunda verilen cezalar caydırıcı olmalı.

Raporda madencilik sektöründe iş sağlığı ve güvenliği konulu 176 sayılı İLO sözleşmesini şu ana kadar Arnavutluk, Ermenistan, Brezilya, Çek Cumhuriyeti, Finlandiya, Almanya, İrlanda, Lübnan, Lüksemburg, Norveç, Peru, Filipinler, Polonya, Portekiz, Slovakya, Güney Afrika, İspanya, İsveç, ABD, Zambiya, Zimbabve gibi ülkeler onaylarken, Türkiye henüz bu sözleşmeyi onaylamadı.