Madem demokratsınız?

Abone Ol

Türkiye, demokrasi tarihinde çok acılar ve sancılar

çekti. Çok partili döneme geçtiğimiz dönemle birlikte, Cumhuriyet in tüm

değerlerini kendi bünyelerinde topladıklarını zanneden mihraklar ve toplumun

üzerinde kendilerine güç vehmeden birileri, milleti dizayn edebilmek için türlü

formüller geliştirdiler. Baskıcı, otoriter, totaliter bir yapının unsurları,

gerek sivil toplum örgütlerinin üzerinden, gerek medya manivelasıyla, gerekse

hâkim güç yapılarını devreye sokarak mevcut rejimin tökezlemesine, yürümemesine,

yürütülmemesine ilişkin bir çabayı ortaya koydular. 1960 darbesi, seçilmiş bir

başbakanımızın infazına yol açan karanlık bir demokrasi sınavımız olarak tarihe

not düşüldü. Ardından gelen 1970 muhtırası, toplumun ve siyasetin dizaynı

bağlamında önemli bir kilometre taşı olarak yine tarihte yerini aldı. 1980

darbesi ise yıllarca Anadolu coğrafyasında sağcılık-solculuk orta oyununun

oynanmasına müsaade eden militarist iradenin, demokrasiyi rafa kaldırıp, ülkeyi

50 sene geriye taşıdığı bir başka karanlık dönem oldu. Militarizmin 5 li

çeteyle el ele verip, medyayı bir borazan gibi kullanarak, yargıyı da kuşatarak

demokrasimize indirdiği en büyük darbe ise 28 Şubat süreci olmuştu. Seçilmiş ve

Türkiye Cumhuriyeti nin en başarılı iktidarı Refah-Yol un Başbakanı, Milli

Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ın toplumsal dinamiklerdeki tüm olumlu

yansımalarını yok etmek için çabalayanlar, postmodern bir darbe süreciyle

emellerine ulaştılar. Onların tahmini, Erbakan Hocamızın iktidarı devam ederse,

bir daha bu ülke üzerindeki karanlık emellerini asla gerçekleştirme amacına

ulaşamama ihtimaliydi.

Türkiye de 12 yıldır AK Parti Hükümeti var Peki,

demokratik olarak herhangi bir gelişim, aşama ve topluma yansıyan bir boyut var

mı Hâlâ, CHP ile AKP arasında kısır çekişmelerin gölgesinde dönen bir siyasal

atmosfere mahkûm durumdayız. Medya, iktidar yanlısı ve muhalefet diye ikiye

bölünmüş durumda Meclis dışında Türkiye nin derdine ve hastalıklarına reçete

üretebilecek siyasi partilerin sesi soluğu medyaya bilerek ve isteyerek

yansıtılmıyor. Bu siyasal atmosferde, iktidar kendi gündemini kendi belirliyor

ve kısır tartışmaların arasında insanların zihinlerini biçimleyecek bir algıyı

toplumun genetik hücrelerine yerleştiriyor.

Yeni tartışmamız Başkanlık sistemi Aslında uzun zamandır

bu tartışma alttan alta yapılıyor ve zorlama bir şekilde gündemimize sokulmak

isteniyordu. Şimdi seçimlerin yaklaştığı süreçte, sistem ile ilgili Anayasa

değişikliğini yapabilecek bir kudreti elde etmek isteyenler, milletin

algılarını hazırlamaya çalışıyorlar.

Demokratik parlamenter sistem, her ne kadar tam olarak

oturmuş görünmese de, teamülleri yerleşmiş, siyasal açıkları ve gedikleri bir

şekilde test edilmiş bir sistemdir. Demokratik parlamenter sistemi kaldırıp,

Başkanlık sistemine geçtiğimizde Türkiye nin ne kârı olacak

Başkanlık sisteminin örnek gösterildiği ülkelerde bu işin

mazisiyle ilgili olarak hangi deneyimler ve tecrübeler geçirildi

Ödenen bedeller ve kazanımları her iki kefeye koyup

tarttığınızda, artılar ve eksiler nasıl şekilleniyor

Diyorlar ki, Başkanlık sisteminde toplumun tüm renkleri

temsil edilecek, baraj düşürülecek.

Lütfen aklımızla oyun oynamayın Madem o kadar

demokratsınız, madem o kadar toplumun tüm renklerini kuşatacak perspektifte

siyasal mülahazalarınız var, o zaman 1980 darbesinin ürünü olan ve Türkiye nin

demokrasi zeminine bomba koyan yüzde 10 luk seçim barajını niye düşürmeyi

denemiyorsunuz

Biz bu sistemde demokrat değiliz Başkanlık sisteminde

demokrat olacağız

Hadi ordan Hadi ordan