Maddi ve manevi temizlik

Abone Ol

Kur an-ı Kerim de Allah (c.c.) temizliği ve temiz insanları sevdiğini haber verirken " Allah da temizlenenleri sever." Buyurmuş. (Tevbe süresi 108)

Sevgili peygamberimiz de "Temizlik imanın yarısıdır." buyurmuş. (Müslim, Taharet 1)

Rabbimiz, Enfal 11, Furkan 48 inci ayetlerde suyun temiz ve temizleyici olduğunu haber verdiği gibi, Maide 6, Ahzab 33 üncü ayetlerde de Kur an ayetlerinin bizi temizlemek için indiğini haber verir. Mü min insan kendini, çevresini maddi ve manevi kirlerden temizleyen insandır.

Çocuklarımızın önce manevi kirlerden arınmasına dikkat edeceğiz, sonra maddi kirlerine dikkat edeceğiz.

Çocuğunuzun elbisesindeki lekeyi temizlemeniz mümkündür ama beynine bırakılan kir, çocuğun hortumcu, hırsız, kapkaççı, yağcı, yalaka, kiralık katil, organ taciri, kadın taciri Cehennemlik vs.. olmasına sebep olabilir.

Su, ulaştığı yerleri önce temizleyip sonra yeşerttiği gibi, Müslüman da birlikte olduğu insanı önce şirkten, yalandan, haramdan, fuhuştan, hortumdan temizler sonra o temizlenen yeri İman, İslam, helal, izzet, iffet, namus, şeref, haysiyet gibi özelliklerle bezer.

Duran su kokar ve pislik çoğaltır. Akarsu pislik tutmadığı gibi temizleyicilik özelliğini de tazeler durur.

Müslüman insan da hareketsiz kalır, tembelleşirse etrafındaki çalışkan Müslümanlar hakkında yıpratıcı laflar üretmeye başlar, pislik üretir. Çalışan insanın dedikodu yapmaya zamanı olmaz.

Furkan suresinin 48 inci ayetinde gökyüzünden tertemiz ve temizleyici yağmuru indirdiğini, Enfal suresinde de o yağmur suyuyla temizlediğini bildirmiş.

Temizliğin maddi ve manevi olduğuna da dikkatimizi çekmiş ve zekatın malı temizlediğini Tevbe suresinin 103 üncü ayetiyle haber vermiştir.

Bakara suresinin 168 inci ayetinde  "Ey insanlar, yeryüzündeki helal ve temiz olanlardan yeyin" buyurmuş.

Yiyeceğimiz meyve ve sebzeleri tertemiz yıkayacağız ama yıkamadan önce o yiyeceklerin helal olmasına dikkat edeceğiz.

Yıkanmamış, mikroplu yiyecek bizim hastalanmamıza sebep olur, haram lokma ise cehennemde yanmamıza sebep olur.

Tenimizin mikrop etkisiyle ateşlenmesi gibi değildir cehennemin ateşi.

Onun için Rabbimiz, yiyeceklerimizin önce helallığına sonra temizliğine dikkat edeceğiz.

Müddessir suresinin dördüncü ayetinde elbiselerimizi temiz tutmamız emredilirken hemen ardından gönlümüzün ve de dilimizin şirk gibi, yalan gibi manevi pisliklerden temizlenmesi istenmiştir.

Bir Müslüman, her cinsel ilişkiden sonra her ihtilamdan sonra yıkanmak zorundadır.

Her Cuma günü Cuma namazı için yıkanması sünnettir. Günde beş vakit namazı kılması için ellerini, yüzünü,  kollarını, ayaklarını yıkamak ve başını silmek/meshetmek zorundadır.

Yani dini işlerimizi yapabilmemiz için her gün su ile temizlenmek bizim ibadetimiz olduğundan İslâm medeniyetinin bir diğer adı da "Su Medeniyeti" dir.

Temizlik yalnız su ile değildir.

Kir veya necis olan bir şeyin temizlenmesinde birinci yol su ile temizliktir.

Kirden temizlik, bedenimizin sıhhati içindir, necasetten temizlik ise dinimizin sıhhati içindir.

En fazla yaygın olan temizleyicilerin başında güneş gelir.

Tabiattaki kirlenmeler ve necaset güneşin ısısı, rüzgârın esmesiyle temizlenir.

Bir yerde necasetin eseri kalmamışsa güneş ve rüzgar orayı temizlemiş kabul edilir ve orada namaz kılınabilir.

Eğer bu temizlik yolu kabul edilmeseydi binlerce yıllık zaman içinde dünyanın her tarafı, insan kanı ve diğer necis şeylerle kirlenmiş olur ve yeryüzünde namaz kılacak yer bulunamazdı.

Domuz derisi necasetinden, insan derisi ise asaletinden ve saygınlığından dolayı dibağatla kullanılır hale gelmez.

Diğer bütün hayvanların dibağat kabul eden derisi dibağatla necisliği kalkar.

Cam gibi çelik gibi necaseti içine geçirmeyenler silmek yoluyla temizlenirler.

Necis olan bir şey değişime uğradığı takdirde haramlığı kalkar ve helalliğe dönüşür.

 Mesela, insan veya hayvan gübresi necis olduğu halde yakılınca ve de kül olunca o külün necisliği kalkmış olur.

Zeytinyağı bir şekilde necis olsa onu sabun yapmak suretiyle necaset ortadan kalkar.

Hayvani gübre necis olduğu halde sebze ve meyvelerin dibine dökülüp meyve ve sebzeye dönüştüğünde haramlığı kalkar ve helal olur.

Şarap, tuz gibi bazı kimyasal karışımlarla sirkeye dönüştürüldüğünde haramlığı ve necisliği kalkar.

Domuz, biz Müslümanlara göre necistir. Ancak domuz da değişime uğradığı takdirde kullanılması caiz olur. Fıkıh kitaplarımızdaki en meşhur misali "Bir domuz, tuz gölüne veya bir tuzluğa düşer ve orada tuz haline dönüşürse o tuz yenir" örneğidir.

Bu misalden hareketle günümüzde domuzdan üretilen ilaç veya sanayi ürünlerine haram veya helal hükmü vermeden önce değerli hocalarımız, dini hassasiyeti, ilmi dirayeti olan bir kimyagere veya bir kuruma durumu sorması ve ondan alacağı cevaba göre fetvasını vermesi gerekir.

Bu konuda Avrupa Birliği ne şirin görünmeye çalışan siyasiler ile onların emrinde olan ulemanın fetvasına ihtiyatla bakmalı.

Bu konuda elimde dört mezhebe uymayan ve fakat Avrupa Birliği ne uyan ulema tarafından verilmiş fetva var. Yanlış fetvanın yaygınlaşmasına yardım etmemek için yayınlamıyorum.

Maddi ve manevi kirlerden temizlenmeye çalışırken necisin ve necesin ne olduğunu ve temizlenme aletleri ile temizlenme yollarını bize öğreten Rabbimizin öğrettiklerine göre hareket edelim.