Anadolu’nun saf, temiz, geleneksel inanca bağlı, iman akidesini şükre bağlamış, bir kuru ekmek de yese “Buna da şükür, canımız sağ, Allah bu günlerimizi aratmasın” diyerek adeta Polyannacılık oynuyor. 7.500 TL emekli maaşı alıyorsun, neyine yetmiyor? Nankörlük etmeyin diyerek karşı tarafa da aklınca ders veriyor. Öyle anlaşılıyor ki, bu garibanlar yandaş medyayı izleyerek adeta tek taraflı düşünmeye mecbur bırakılıyorlar.
Bunlara madalyonun diğer yüzünü göstermek gerekiyor. Para kazanan para babalarını, birkaç yerden dolgun maaş alanları, bayramı beş yıldızlı otellerde tatil yaparak geçirenleri, lüks otomobillere binen, seyahatlerini uçakla yapan yani milli gelirden aslan payı alanları anlatmak gerekiyor. Yani toplum bilincinin oluşması gerekiyor. Reklamla, şovla, hamasetle beyinleri doldurulmuş insanların gerçeklerle, hakikatle yüzleşmesi gerekmektedir.
Yeni Maliye Bakanı’nın, eski Maliye Bakanı’ndan görevi devralırken yüzüne karşı ‘ekonomiyi rasyonel duruma getireceğiz’ demesi çok anlamlı ve manidardı. Demek ki şimdiye kadar gerçek olmayan, hayali, palyatif ekonomi modeli uygulandığından zengin daha zengin, yoksul daha fakir ve sayıları çoğalmış, işsizliğin ve enflasyonun da önüne geçilememiş.
Toplumda bir de engelli kesimi var ki; ayda 4.300 TL evde bakım yardımı alan, 1.654 TL engelli aylığı alanlar, vay haline bunların. Bir de iktidar lideri müjde veriyor ‘engelli aylıklarını da bayramdan önce vereceğiz’ diyerek, sanki bunlar kurban kesecek. Aldıkları aylık 4 kg et almıyor. Adeta alay ediliyor. Sizinki de laf mı diyebilirsiniz. Bu iktidar 21 yıldır hep zenginin yanında; hiçbir zaman fakirin, yoksulun, garibanın yanında olmadı. Ne yazık ki bir 5 yıl daha garibanlar bu acı şurubu içmek zorundalar.
Şimdi de engelliler soruyor! 14 Mayıs 2023 genel seçimlerinde engellileri unutan, yok sayan, aday listelerinde yer vermeyen siyasi partiler 2024 yerel yönetimler seçiminde ne yapacaklar? Yine yok mu sayılacak, yoksa özeleştiri yaparak geçmişte hata yaptık, şimdi bunu telafi edelim diyerek il genel meclisinde, belediye meclislerinde, belediye başkanlıklarında samimi olarak aldatmaca, göz boyamaca değil, gerçek kazanabilecekleri yerlerden aday gösterilecekler mi?
Sütten ağzı yanan engelli sivil toplum yetkilileri, bu defa işi şansa bırakmak istemiyor. Siyasi partiler nezdinde konuyu görüşüp tartışarak engellilerin bu hususta vazgeçilmez hassasiyetinin göz ardı edilmemesi ve öneminin gerektiği kadar ortaya konması düşünülüyor. Siyasiler üzerinde engellilerin etkili olabilmesi için bütün engelli sivil toplumunun bir araya gelerek tek yumruk tek yürek olması gerekir. Şimdiden bütün İslam âleminin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum.