Maçı gol yiyerek kazanmak!

Abone Ol

Ekonomiyi yönlendirenler Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ile ekonominin içine girdiği sıkıntılı durumu değerlendirirken “gol yedik ama maçı kazandık” diyorlar.

Müthiş bir gol yenildiği doğru! Daha doğrusu kendi kalelerine gol attıkları doğru!Peki, yenilen bu gole karşılık atılan gol var mı?

İçlerinden hiç kimse böyle bir golden söz etmiyor!

Sadece maçın kazanıldığı söyleniyor!

Maç nasıl kazanılmış?

Sanırız eldeki rezervleri devreye sokarak daha fazla gol yenilmemesi yoluna gidilmiş!

Daha fazla gol yenilmeyince de bunu bir galibiyet gibi takdim etmeye çalıştıkları aşikâr!

Böyle bir açıklama yapmadan önce almış oldukları önlemlerin bu tür şokları başarı ile atlattığını iddia ediyorlardı.

Ve bununla övünüyorlardı!

Rezervlerin devreye sokulması ile iki yıldır yapılan tüm fedakârlıklar heba edilmiş olmadı mı?     

Yani sil baştan yapılıp ve iki yıl öncesine dönülmedi mi?

Şimdi de zirai don olayı gündemde!

Bu yıl sebze ve meyve fiyatlarının zirai don yüzünden tavan yapacağı bildiriliyor.

Yani ekonomiyi yönetenler bir gol de zirai don olayından dolayı yemiş olacaklar.

Bakalım yine gol yedik ama maçı kazandık diyecekler mi?

Siyaset alanında yapılan yanlışlıklar hız kesmeden devam ediyor.

Ve her siyasi yanlış ekonomiyi ciddi biçimde etkiliyor.                       

Etkilenen ekonomi enflasyonun elinde oyuncak halini alıyor.

Alınan önlemler enflasyonu düşürmeye yetmiyor.

Artık sıradan bir enflasyon ile değil kronikleşen bir enflasyon ile başa çıkma mecburiyeti hâsıl oluyor.

Hal böyle olunca da “gol yedik ama maçı kazandık” türünden açıklamalar yapılıyor.

Gol yiyen taraf galibiyete değil, mağlubiyete daha yakındır.

Eldeki mevcut rezervler devreye sokularak yenilen golün olumsuz etkileri kolay kolay ortadan kaldırılamaz.

Bu yöntemle yenilen golün olumsuz etkilerini ortadan kaldırdıklarını sananlar sadece kendi kendilerini avutmuş olurlar.

Nitekim yaşanan, kendi kendilerini avutmadan başka bir şey değildir. Yaşanan sıkıntıyı bir de sokaktaki vatandaşlara sormak gerek!

Sokaktaki vatandaşlara soranlar “bir vurup, bin ah dinlemek” durumunda kalabilirler.