Machiavelli’nin siyaset felsefesi ve ederi

Abone Ol

Niccola Machiavelli’nin 16. yüzyılda devleti yönetenlere yön vermek için, burjuvazinin yükseldiği, kapitalizmin kendini kanıtlamaya çalıştığı ve kilisenin başarısız politikalarının iyice günyüzüne çıktığı bir hengâmda yazdığı “Prens/Hükümdar” kitabı, siyaset ve siyasetçilere dâirtesbitleriyle günümüze kadar güncelliğini korumuştur. Mezkûr kitaba göre:

1- Devleti yöneten kişi, savaş sanatına hâkim olmak zorundadır. Güçlü ve yöneticinin emrindeki bir askeri yapı her zaman gereklidir. Güçlü bir ordusu olmayan ve savaş sanatını bilmeyen bir hükümdar, başka devletlerden yardım alarak hayatiyetini devam ettiremez.

2- Devlet başkanı, özellikle siyasi tarihi iyi okumalı ve tarihteki büyük önderleri ve bu önderlerin davranışlarını taklid etmelidir. Bu tarihi şahsiyetlerin başarıları, başarısızlıkları, başarı ve başarıdaki faktörlerini iyi irdelemeli ve zihninde uygun örneklemler oluşturmalı ve bunu başarıyla uygulamalıdır.

3- Hükümdar, halkın şikâyetlerini kolaylıkla ulaştırabildikleri birisi olmalıdır. Çok nefret ettirici, halkın canına, ırzına ve malına direk el uzatmayan bir prensin/hükümdarın uzun yıllar iktidarda kalma ihtimali yüksektir.

4- Yönetici, tahtını elinde tutabilmek için katı yürekli olmasını bilmelidir ve gerektiğinde buna tevessül etmelidir.

5- Hükümdar, eli açık bilinmelidir. Cömert bir hükümdar, cömertliği abartmadıkça her zaman kârlı çıkar. Cimri olarak bilinmektense cömert görünmek daha iyidir.

6- Hükümdar, zalim gibi görünmek yerine merhametli görünmeyi tercih etmelidir. Prens, merhametli, güvenilir, karşısındakini anlayan, dürüst ve güvenilir görünmeye çalışmalıdır. Fakat aslında Prens’in kudreti onun gerçekten merhametli olmasına çok az izin vermelidir.

7- Hükümdar, halkın yaşam kalitesini yükseltmek için kendi iktidarının ne kadar gerekli olduğuna halkı ikna etmelidir.

8- Machiavelli, hükümdar “korkulmalı mı yoksa sevilmeli mi?” sorusunu sorar ve korkulmanın daha güvenli ve siyaset açısından daha mantıklı olduğunu söyler.

9- Bir hükümdarın, “dürüst, namuslu ve idealleri için uğraşan birisi olması” övgüye layıktır ancak bunları yapan hükümdarlar iktidarlarını fazla sürdüremezler. Verdikleri sözleri tutmayan liderler, dürüstlüğü temel almış liderlere karşı daha başarılıdır.

10- Hükümdar, kaba ve ahlaksız görünmemek için dindar görünmeye çalışmalıdır.

11- Machiavel’e göre hükümdar, “hoppa, kaypak, kadınsı, mızmız, kararsız” değil, “kararlı, ciddi, ağırbaşlı ve karizmatik” görünmelidir.

12- Hükümdar, pis işleri başkalarının sırtına iyi işleri kendine mâletmelidir. Prens, güçlü ve kudretli kişilerle arayı iyi tutmalıdır ancak zayıfların kalbini kazanmayı da bilmelidir.

13- Hükümdar, çok büyük işlere kalkışmalıdır ki bunları başardığı zaman unutulmaz bir saygınlık kazansın. Hükümdar, itaatkâr kişileri yardımcısı seçmelidir.

14- Hükümdar, etrafına dalkavukları yanaştırmamalı, bunların yerine bilge adamları istihdam etmelidir. Bunların özgürce konuşmalarına izin vermeli ve görüşlerini almalıdır. Görüşlerini aldıktan sonra hemen uygulamamalı, kendi istediği zaman uygulamayı yapmalıdır diyen Machiavelli, hükümdar, “etrafındaki danışmanların kendisine bir konuda fikir beyan etmesinin önünü açmalı ancak kendisine akıl verir gibi hareket etmesini engellemelidir. Danışmanları sabırla dinlemeli ancak sorgulayıcı bir üslup takınmalıdır ki danışmanlar güzel şeylerin kendilerinden tevarüs ettiği fikrine kapılmasınlar” der.

Cemil Meriç’in dediği gibi “Machiavelli, tüm dalavereleri bilir. Bize, nasıl dolandırıldığımızı anlatır. Yani insanlığın velinimeti. Ama madalyonun bir de tersi var…

Machiavelli’ye göre dürüstlük özel hayatta olur, politikanın tek kuralı iktidarın menfaatidir. Politika ahlâk dışıdır. Çünkü namussuzlar arasında yüzde yüz namuslu kalmak isteyen er geç mahvolur; tarihî eylem içinde iyi kalplilik felakete götürür insanı; zulüm , yufka yüreklilikten daha az zalimdir. İç savaşları önlemek için üç beş kelle koparmak zulüm değil, vazife. İktidar bir hâle ile çevrili... Politikanın kaderi görünüşte cereyan etmek, görünüşe önem vermek. İnsanlar ellerinden çok, gözleriyle hüküm verirler. Kimse ne olduğumuzu bilmez. Nasıl göründüğümüzü bilir.”

Ah “Zavallı Machiavelli!”