Milli eğitim ya da maarif konusunda yıllardır hepimiz bir şeyler söylüyor, bir şeyler yazıyor, bir şeyler istiyor, daha doğrusu bir şeyler bekliyoruz.
Ama bir türlü beklentilerimizin karşılık bulduğuna ya da isteklerimizin yerine getirildiğine tanık olamıyoruz. Maarif konusu öyle bir konu ki, yıllardır herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor ama arzulanan ortam bir türlü sağlanamıyor. Peki, neden böyle oluyor?
Konuyla ilgili epey kişiyi dinlemiş ve hayli yazıyı okumuş biri olarak Memiş Okuyucu tarafından kaleme alınmış olan “Maarifin Seyir Günlüğü” adlı eserden çok istifade ettiğimizi söyleyebiliriz.
Yazar, Maarifin Seyir Günlüğü adlı çalışmasında maarif konusu ile ilgili birçok beklentimize adeta tercüman oluyor ve aksayan yerlerin altını çiziyor.
Maarif konusunda belli ki beklentilerimiz oldukça yüksek ama bu beklentiler maalesef arzulandığı gibi karşılanamıyor ve bir türlü rahat nefes alınamıyor.
Konu öyle bir konu ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan bile maarif konusunda arzulanan hedefin bir türlü yakalanamadığına işaretle halledilmesi gereken çok şey olduğunun altını çiziyor.
Malum son yıllarda neredeyse iki yılda bir Milli Eğitim bakanı değişti ama maarif bir türlü rayına oturtulamadı. Her bakan kendine göre bir çözüm bulmaya çalıştı.
Ama hiçbiri maarif konusundaki dertlere derman olamadı.
Evet, bu konuda bir derdi olanların Memiş Okuyucu tarafından kaleme alınan Maarifin Seyir Günlüğü adlı eserde kafalarındaki soru işaretine cevap bulacaklarına inanıyoruz.
En azından kitap okunurken pek çok konuda “tam da bizim düşündüğümüz gibi” denileceğinden eminiz.
Maarif konusunda dertli olanlar kuşkusuz bu sorun çözüme kavuşturulmadan ülkenin öteki sorunlarının halledilmesinin mümkün olmayacağının bilincinde olanlardır.
Ne zaman maarif konusunda doğru adımlar atılır, o zaman pek çok sorun kendiliğinden çözüme kavuşur.
Memiş Okuyucu’nun kaleme aldığı Maarifin Seyir Günlüğü adlı kitabı bu nedenle önemsiyoruz.
Maarifin memleketin bir derdi hem de en önde gelen derdi olduğu kabullenilmeden sorunların altından kalkılabilir mi?
Maarif alanında günübirlik çözümler peşinde koşmak yerine köklü adımlar atılması elbette en başta gelen beklentilerimiz arasındadır.
Temennimiz benzer çalışmaların çoğalmasıdır.