Lütfen saygı

Abone Ol

Bir arkadaşım hatırlatmasa, belki de not aldığım konuyu yazmayı bile unutacaktım. Büyükşehirlerin hayhuyu, trafik çilesi, stresi gerçekten insanda ne hafıza bırakıyor, ne de berrak bir zihin. Hergün koş, her gün koş Aynen o meşhur pop müzik şarkısındaki, "Canlan biraz, canlan biraz Kımılda" sözlerindeki gibi, sürekli sirkülasyon halindeyiz. Trafik, trafik İstanbul da bir yerden bir yere ulaşabilmek, özellikle son dönemde iyice işkenceye dönüştü Büyükşehir Belediyesi nin plansız programsız kavşak ve yol çalışmaları, insanlarımızı "açık hava işkencehanesi"nde bilerek, isteyerek, planlayarak işkence çeken mazoşist tiplere dönüştürdü. Mecbursunuz, bir yerden bir yere gideceksiniz Mecbursunuz, habere gideceksiniz Mecbursunuz, esnafsanız, malınızı, ürününüzü bir yerden bir yere nakledeceksiniz. Böyyük yöneticilerimiz, şehrimizin güzide önde gelenleri, trafik çilesi çekmedikleri için, bizim ne biçim bir stres çektiğimizi bilmiyorlar tabii ki. Onların önünde arkasında birer eskort trafik polisi aracı var Nereye gitmek istiyorlarsa, zırt diye emniyet şeridinden, siren çala çala geçip gidiyorlar. Bizim gibi, bir gün trafik işkencesi çekseler, belki de bu şehrin sorunlarını çözmekten daha çok başka işlere çalışan zihinleri ( ) daha da açılacak ve sinirleri tepeye çıktığı için, akıl zıplaması olayı yaşayacaklar.

Hani, klasik bir laf vardır Bakın buraya yazıyorum Şöyle, şöyle olacak Biz de buraya yazıyoruz Ramazan ayı, okulların açıldığı günlere denk geldi Pazartesi den itibaren, dalga dalga bir trafik işkencesi bekliyorduk Belki de tsunami gibi, bizleri yollarda kontak bile kapatmaya kalkıştırabilecek bir trafik çilesi olacaktı bu. Eh, şimdi Ramazan ın iftar ve oruç açma telaşesi de işin içine girdi. Çıksın, yetkililerimiz işin içinden

Neyse, biz ne yazacaktık, nerelere savrulduk Sahur mahmurluğu, oruç mahmurluğu asıl konumuzu yazmamızı yine unutturdu. Arkadaşımızın bize hatırlattığı konu şuydu: Kuzey Rüzgarı adlı bir dizi başlamıştı hatırlarsınız. Biz de, aynı günlerde "Kurtlar Vadisi kıvamında bir dizimiz yayına girdi" diye yazmıştık. Bu dizi için aldığımız notlardan birisini yazmayı unutmuşuz. Neydi bu yazmayı unuttuğumuz not

Kurtlar Vadisi dönemindeki mafya babalığıyla ünlü aktörümüz Oktay Kaynarca, bir sahnede belinden silahını çıkarıyor, birilerinin üzerine kurşun yağdırmaya başlamazdan evvel şöyle diyor: "Haydi bismillah "

Yuh artık!... Yüce Rabbimizin ismini bulaştırdıkları işe bak Birilerinin üzerine, öldürme katsı olsun, yaralama kastı olsun kurşun sıkarken, "Bismillah" çekilir mi Sizin, alavereleriniz, dalavereleriniz, üç kağıtlarınız, kendi kanunlarınızı uyguladığınız mafyatik hesaplaşmalarınızın dinle, diyanetle ne ilgisi var Düzeni bozan sizsiniz Üstelik, Yüce Rabbimizin ismini bulaştırarak düzensizlik işlerinize başlıyorsunuz

Lütfen saygı Lütfen Kadir İnanır mış, Oktay Kaynarca ymış Yapacaksanız, doğru dürüst iş yapın Bu milletin din diyanetle olan bağlarına, İslam dininin güzelliğine ait kodlarına müdahele etmeyin Çirkinleşmeyin Başımızda bela bir Bülent Ersoy vardı, çekilmesine uygun olmayan ortamlarda zırt pırt iş olsun, prim olsun diye "Besmele" çekerdi Şimdi, dizilerde de bu işlere başladılar "

Gayri meşru işlerde Besmele çekilmez" Ana kural budur kardeşim!